şükela:  tümü | bugün
  • müteveffa üstad stephen jay gould'un (özellikle bakınız rocks of ages) ürettiği bir kısaltma: "non-overlapping magisteria".

    bilimin ve dinin iddia/bilgi alanlarının kesişmediği fikri. yani, bilimin saltanatı ampirik dünyadır, kainatın nelerden yapıldığı ve nasıl çalıştığı ile ilgili alan. dinin saltanatı ise varoluşun anlamı, gerçek ahlaklılık gibi sorular üzerindedir. bu iki magisterium çakışmazlar. bilim varoluşun en hakiki öznel ve nesnel anlamlarını, doğru ahlakı tedarik etmeye kalkışmaz (bunları tedarik edenleri çalışır, o ayrı), din de kainatı yapan gerçekte budur, şeyler aslında böyle çalışır diye iddia edemez.

    richard dawkins'in the god delusion'daki itirazı aslında bu ilkeyi bozmuyor, zira dinin bilimin konusu olabileceğini yasaklamaz bu görüş. din sosyolojisi var, din antropolojisi var, din tarihi var, vs. tabii, dawkins'in niyeti, dini fikirlerin insan beyinlerinde nasıl üretilip kalıcı olduğu ve yayıldığı ile ilgili bir bilimsel araştırma programı geliştirmek, itirazı o yüzden.

    noma ilkesi, harun yahyacılığın da düşmanıdır tabii: bilimsel sorulara teolojik cevaplar verilmesine engel oldunuz mu, nereden ekmek yiyecek adam?
  • bu aralar sünni kanaat teknisyenlerinin kafasını karıştıran ilke.

    bir taraftan, "bilimin hükümranlık alanı dininki ile çakışmasın, ne olur çakışmasın": biyoevrim çalışmalarının derdi varoluşla ilgili metafizik sorulara cevap vermek değil. (doğru.) bu tür sorulara cevap arayışları dinin oyun alanına girer. (sadece dinin değil, ama doğru.) iki uğraşı birbirine düşman etmemek lazım. (hmm.)

    diğer taraftan, tehdit altında hissederek, "kutsal kitap zaten insanoğlunun ulaşacağı tüm bilgiyi içerir, bilimin açıkladığı şeyler zaten dinde halihazırda kah batıni, kah zahiri, açıklanmıştır": bir nevi preemptive strike, kolpacılık par excellence. rekabet edemiyorsan, asimile et.
  • genelde az gelişmiş ülkelerde, yetersiz beslenen çocuklarda görülen gangrenli ülserdir. yanak ve dudak mukozasıyla beraber yüzü hayal edilemeyecek derecede nekroza uğratır. ani başlayan ve hızlı ilerleyen doku yıkımı görülür. dişeti ve yanaklarda enfeksiyon belirtileri vardır. daha sonra ülserasyonlar başlar. oral dokularda nekroz ilerledikçe kemik ve diş kayıpları görülür. hastaların %80'i 10 yaşın altındadır. kızamık, kızıl, tifo, dizateri, tüberküloz, lösemi gibi hastalık geçiren çocuklarda görülür. kötü oral hijyen de hastalığın gelişiminde etkilidir. cancrum oris, gangrenöz stomatit olarak da geçer.
  • (tıp) atardamarın iltihabı ya da tıkanması sonucu yanağın bir bölümünde gelişen kangren.
  • işgal döneminde istanbula uğramış amerikan donanmasına ait gemi/yat.
    http://upload.wikimedia.org/…tanbul_turkey_1920.jpg
    [ek: beylerbeyi mi orası?]
    (bkz: uss missouri)
    (bkz: uss noma)
  • s. pellegrino un hazirladigi dunyanin en iyi elli restorani listesine 2010 yilinin birinci olarak girmis restoran. kopenhang'da ufak guzel bir yer. son dort senenin sampiyonu ispanyanin el bulli restoranini yerinden etmis bulunuyor.

    nomanin genc ascisi rené redzepi otuziki yasinda. restoranin menusunde o mevsimde ayni bolgede yetisen sebze ve meyveler kullanilarak yapilmis yemekler var sadece. nordik bolgesinde yetismeyen hicbirseyi sayin ascimizin kullanmiyor. bu da yeni bir akimin neticesi olmali, simdi artik insanlar mumkun oldugu kadar yerel sebze ve meyvayla beslenerek gida tasimaciligini ve boylece yedigimiz seylerin karbon ayak izini azaltmaya calisarak yasamak istiyor.

    darisi basimiza.
  • bu restoranın şefleri her gün tarlaya ormana gidip yerel otları topluyorlar.

    yemeklerini yaparken malzemeleri, doğada buldukları haline en yakın şekilde servis etmeye çalışıyorlar.

    her sebzeyi meyveyi sadece mevsiminde kullanıyorlar, o da yakın civarda yetişmesi kaydı ile. bu da domatesin 3 ay, mantarın 2 ay, çileğin 2 ay, kakao, çikolatanın ve zeytinyaginin da hiçbir zaman olmadığı bir mutfak demek.

    sonuçta da şu anda dünya'nın en iyi restoranı ünvanını alıyorlar.
  • yemek yapmak sanat derlerdi, "eh, yani.." diye gecerdim. noma'nin tabaklari tam bir sanat saheseri. goz yaslari ile izliyoruz:
    http://foodsnobblog.wordpress.com/…s-2-meals-1-day/
  • dünyanın en iyi 50 restaurantı diziliminde ilk sırayı almış, danimarka'da bulunan mekan.