şükela:  tümü | bugün
  • oğuz atay'ın hikayesinde birisi size "norgunk" derse "teslarom" diye cevap vermek gerekir. burada birisi "norgunk yayıncılık" derse "nuri bilge ceylan'ın mayıs sıkıntısı ve gilles deleuze'in "estetik iki konferans"ını ulus baker çevirisiyle bastılar" denir.
  • öykünün kahramanına gönderilmi$ tuhaf anla$ılmaz bir notun son sözcüğüdür..
  • korkuyu beklerken hikayesinin hayatımıza "norgunk olmak" şeklinde soktuğu güzel değimlerden biri. aslen, evden çıkmamayı tercih etmekle başlayan ve evden çıkmaktan çekinmeye ve hatta korkmaya kadar uzanan hastalığın adıdır.
    yaşlı kedili teyzelerde, çöp ev sahibi amcalarda, evden çalışanlarda ve hayattan korkanlarda sıklıkla görülür.
    evden çıkmama/çıkamama hali devam ederken dış dünyadan korkmaya başlanır. karşıdan karşıya geçmek, güven bakkala gitmek, sokakta yürümek bile zorlaşır. norgunk olan kimselerin konuşma yetisi zamanla azalır ve ilerleyen dönemlerde sadece ünlemler çıkararak dertlerini anlatmaya başlarlar. norgunk olan kimseleri henüz durum çok ilerlememişken evin dışına zorla çıkarıp kapıyı kitleyerek ve anahtarı denize atarak kurtarabilirsiniz. eğer norgunk ilerlemişse kurtulmaları mümkün olmayabilir. hayatlarının sonuna kadar eve bağlı bir yaşam sürer, sonunda kedileri tarafından yenirler.
  • eski türkçe'de "dostlukla" manasına gelirmiş bu kelime.
  • (bkz: teslarom)
  • oğuz atay‘ın korkuyu beklerken adlı öyküsünde, öykünün kahramanına bir tarikattan gelmiş, bilinmedik bir dille yazılmış uyarı mektubunda yer alan ve dikkat anlamında anlaşılan norgunk sözcüğü vüsat o. bener hakkında yazılmış yazıların toplandığı bir kitabı basan yayınevinin adına dönüşmüştür.