şükela:  tümü | bugün
  • dinlemeden duramadığım ldr albümü. hiçbir albümünün ultraviolence’ı geçemeyeceğini sanıyodum ama bu geçti ve sevindim de buna. bu albüm o şaheseri nasıl geçebildi? bu albümde lana del rey çok daha samimi, sözler insana çılgın attırır, kendini aşmış. hope is a dangerous thing mesela bence şiir diye okunur ve en kişisel şarkısı, hatta fazla kişisel bir şarkı. müzikal anlamda da her şey daha samimi, aklıma bol bol nick cave’in birden softlaştığı şaheseri the boatman’s call geldi. ikisi de piyanonanın baskın olduğu günlük niteliğinde kişisel albümler. puan falan veremem ama özellikle california’nın ağzıma sıçtığını söyleyebilirim. muhteşemsin, lana del rey. adın pj harvey’lerle cat power’larla anılmayı hak ediyo.
  • release sonrasi albumu yorumlamak ve olumlamak gerekirse; 1 tane bile kotu sarkisi (as always) bulunmamakta ve favorim bartender olmaktadir.

    yutupta karsilastigim videolarinda da “hic hit/top sarkisinin olmadigindan” bahsetmis. evet, oldukca dogru soylemis. bir summertime sadness katliami daha yasamak istemezdik.
  • bartender'ını günlerdir loop'a alıp dinlediğim albüm.
    sahile giderken yanınıza almanız gereken üç şeyden biridir ayrıca.
  • albümün yayınlanmasıyla beraber sonbahar benim için resmen gelmiştir. diplere çek beni, depresyonlara sok beni lana.
  • 30 ağustosda çıkmış lana del reyalbümü. albüm kapağını beğenmiştim ve sadece albümün adını yazdığı çizgi romanlardan fırlama yazı tipini beğenmedim. metactiric den 86 puan toplayan bu albüm benim nazarımda ilk dinleyişte dikkat çeken şarkılar ve birkaç dinleyişte benimsenecek şarkılar olarak ayrılıyor. albüm çıkmadan önce çıkan şarkılar arasında sadece venice bitchşarkısını dinlemiştim. bellikiburalardandegilim yazarın dediği gibi jack antonoff ile müzik kimyaları tutmuş ve ortaya güzel iş çıkarmışlar ve sözlerden ziyade müzik ön plana çıkmış. özellikle piyano ve gitar ritimleri albümün geneline hitap ediyor , albüm bu iki enstrüman etrafında şekilleniyor. albümden 1. favorim ( adını yazarken google den yardım aldım asdfgh' `hope is a dangerous thing for a woman like me to have - but i have it` , mariners apartment complex, fuck it i love you ise 2 ve 3. sırada, doin' time ve venice bitch i de severek dinliyorum.
  • hadi gelin itiraf edelim. böyle bitchli fucklı maklı deyimler barındıran albüm olmasına rağmen türk feministinin dilinden düşmemesinin nedeni bir lana del rey albümü olmasıdır. bunu mahmut dese ne ortadoğulu çomarlığı kalırdı ne seksistliği.
  • sayesinde birinin bitch veya fuck dediğinde feministlikten çıktığını öğrendiğim kadife ruhlumun albümü.
  • iyi bir albüm olmasına rağmen pitchfork tarafından blonde ve to pimp a butterfly gibi jenerasyonunun en iyi iki albümünden daha yüksek bir puan alması skandal derecede absürt bir durumdur.
  • çok beğendim. harika bir albüm olmuş.
    (bkz: lana del rey)
  • harika ötesi lana del rey albümüdür. günümüzde çıkan hiçbir şarkıya benzememektedir. bu sebeple kendi seviyesinin sıradan pop veya hip hop şarkıcılarına göre ne kadar üstte olduğunu göstermiştir.

    aldığı olumlu eleştiriler nedeniyle grammy adaylığına kesin gözde bakıyorum. yılın albümü kategorisinde de şansını deneyecektir. recording academy’nin oyunu ariana grande‘nin thank u next albümü için kullanacağını sanmıyorum. billie eilish çok başarılı bir çıkış yapmış olabilir ancak hala olgunlaşmış bir sanatçı değil. ayrıca billie kızımızı da lana del rey yaratmış bunu da söylemeden geçemeyeceğim.

    yılın albümünü kazanırsa çok mutlu olacağım lana del rey işi. hadi görelim seni kraliçem.