şükela:  tümü | bugün
  • beyin-davranış ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır.
  • noroloji ile karistirilmamasi gereken psikoloji dali. bir ornekle aciklamak gerekirse, bir trafik kazasinda basina darbe alan bir adam hastaneye kaldirilir ve tedavi altina alinir. hastanede darbe sonucu beyninde olusan fiziksel hasari tesbit eden ve tedavi eden sahis bir norolojisttir. bu hasardan dogan zihinsel sorunlari gozlemleyen ve tedavi eden kisi ise bir noropsikolojisttir.

    bilissel psikoloji ile baglantilari olan bu bransta, beynimizin davranislarimiza ve dusunceleremize nasil hukmettigi arastirilir. noropsikoloji ile ugrasanlar, psikoloji bilimindeki diger bolumlerle ugrasan insanlardan daha cok kazanir, ama o mertebeye ulasmak icin daha cok okumak zorundadir. hatta 2016'ya kadar amerika'da noropsikolojistlerin gelirlerinin %15 gibi ucuk bir orana kadar artacagi tahmin edilmektedir ki, zaten yilda 70 ila 80 bin dolar gibi bir para kazanan bu insanlar, bu artis ile tip okumadan tip okumus kisiler kadar kazanabilecekler.
  • psikiyatri ile psikolojinin bir arada çalışabildiği tek disiplin.
  • nöroloji ve psikolojiyi birbirine bağlayan bilim dalıdır. yıllar önce bilişsel ve klinik nöropsikoloji bölümünde okuyup bi senelik uzmanlığını bitirmiş biri olarak bu yolda devam etmediğim için çok pişmanım. zira türkiye'de bu alanda eğitim verildiğini sanmıyorum, yanılıyorsam ya da daha bilgili olan varsa yeşillendirsin. ben bir tek formasyonların olduğunu gördüm, yazık olur yüksek lisansımı tamamlayamazsam.

    tanım: klinik nöropsikoloji 19. yy'ın ikinci yarısında doğmuş genç bir bilim dalıdır. "psikoloji dalından bilim mi olur lan, insanları konuşarak tedavi ediyoruz diye kandırıyorsunuz" diyenleri duyabiliyorum... işte nöropsikoloji kanıtlarını göstermiş gerçek bir bilim dalıdır. nörolojiden aşağı bir yanı yoktur hatta işi biraz daha karmaşıktır. zira temelinde beyin vardır. mutluluğumuzun, arzularımızın, sevincimizin gülüşümüzün, üzüntümüzün, acımızın, anksiyetemizin kaynağı olan beyin.
    nöropsikoloji, nörobilimlerin çoğu dalları gibi beyin-davranış ilişkisini inceler. davranış derken üst düzey zihinsel işlevler ve duygular dahil.
    başka bir deyişle nöropsikolojinin amacı konuşma, dikkat, bellek, problem çözme gibi işlevlerin gerçekleştirilmesini sağlayan farklı beyin mekanizmalarını anlamak. bu beyin-davranış ilişkisine olan bakış tabiki nöroloji nöropsikyatri ve bilişsel psikolojiyi kapsayan disiplinler arası bir çalışmayı gerekli kılar. işlevsel beyin görüntüleme yöntemleri de tabiki nöropsikoloji çalışmalarına yardımcı olmaktadır.
    nöropsikoloji deyip geçmeyin, nöroanatomiden psikanalize kadar geniş bir çalışma alanı vardır.
  • aleksei leontiev, pyotr anokhin, nikolai bernstein ve roman albertovich luria'nın kendi uzmanlık alanlarını birleştirerek ortak çalışmayla kurdukları sayrılık bilimi.
  • sanılanın aksine iş imkanları sınırlı bir bilimdir. bugün dünya'da iki türlü terapatik yaklaşım vardır. psikanaliz ve bilişsel davranışçı.
    aslında psikologlara uygun bir yapısı yoktur, nöropsikolojinin. çünkü psikologların (aşkın bir şey olmayan ) ruhla ilgili çalışırlar. psikoloji salt bilinç ya da beyini kullanmaz. psikoloji aynı zamanda düşünce psikanaliz de düşüncenin kaynağını araştırır.

    insan davranışının bütün yansımaları beyne fiziksel olarak yansımıyor. davranışı, insanın bilincinden içeri girip onun gibi olduğunuzu tahmin edebileceğiniz bir noktadan deneyimlemek durumundasınız.
    bu nöropsikolojiyi reddetmemizi sağlamaz sadece psikolojiden çok psikiyatriye hizmet ettiğini ortaya koyar.
  • lanet olası 6 kredilik dersim hayır yani nedir bu kadar abartılan nöron . ya hep ya hiç işte daha ne uzatıyoruz . bir kere ateşlendi mi bu velet yerinde durmuyor bütün bir uyarıyı verecek yani bence organizmada bulunan en ibne en yavşak şeydir bu nöronlar. ayrıca psikolojinin yüz yıllardır alt yapısını oluşturup bilgi tabanı oluşturduğu bilişsel-zihinsel süreçleri kabul etmezsek nöropsiklojik çalışmalar hep eksik kalır arkadaş nedir bu psikolojiyi dışlama sevdası
  • psikoloji biliminin alt disiplinleri arasında yöntemsel olarak en bilimsel olan alan. psikolojinin öbür alt disiplinleri metodolojik olarak ya tamamen sosyal bilimler yöntemlerini kullanıyorlar ya da sosyal bilimler ile fen bilimlerinin yöntemlerini harmanlıyorlar.
  • beynin işleyişi ve işlevlerinin birtakım davranışlar ve psikolojik olgular ile ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. felsefi yanı oldukça derindir. suçluların rehabilitasyonundan kişilerin ıslahına kadar uzanan bir alanda tartışılagelir.

    seri katiller ya da cinnet getiren kişilerin biyopsilerinde beyinlerinde son derece önemli ve dikkate değer fizyolojik farklar tespit ediliyor. bu durum şu soruyu beraberinde getiriyor : kişiler eylemlerinden sorumlu mudur?

    şiddetli bir baş ağrısında dahi ne kadar agresifleştiğinizi, karar mekanizmalarınızın nasıl bozulabildiğini düşünün. sosyal hayatı yerle bir edebilir, beyinde boyutları görece büyük ya da küçük olan bir amigdala. veya fazla hayalci biri olarak biliyordur etrafınızda dostlarınız sizi. sakın corpus callosum yüzünden olmasın?

    işte moral & ethics konusunda son yüz yıl içerisinde beyin keşifleri felsefi tartışmaların tam ortasında önemli bir yer kapmıştır bu şekilde kendine. hayat yargılamaktan ve suçlamaktan ibaret değildir çünkü. eylemlerin ardında niyetler ve nedenler yatar. fakat bunun da ardında bir şeyden söz edebiliyoruz artık. "farklı bir beyin" den.
  • yaklaşık 6 aydır üzerinde okumalara başladığım psikolojinin en çok gelecek vaad eden alt alanlarından biri. 6 aydır ne öğrendin derseniz kafamdakileri toparlayamam sanırım. türkçe kaynak bulmak neredeyse imkansız çoğu kaynak ingilizce ve fazlaca ağır bir dili var. özellikle psikoloji okurken anatomi bilgisi verilmediği için (en azından benim okulumda böyleydi) dili bir hayli ağır geliyor. diğer yandan çok zevkli bir alan, gerçekten ilgisi olmayanlar için işkence haline dönebilir. bu yüzden eğer ilginiz ve sabrınız varsa üstüne bir de zamanınız bolsa gelecek vaad eden bu alana yönelin.