şükela:  tümü | bugün
  • su anda bu satırları yazmamı zorlaştıran bob dylan eseri.
  • bob dylan'ın 1997 tarihli time out of mind albümünden güzel bir şarkı olup, dylan'ın akciğer kanseri teşhisi ile hastanede yatarken yazdığı şarkılardan biriymiş aynı zamanda. time out of mind albümünün genel havasını en iyi özetleyen şarkıdır.
  • bob dylan’ın veda hutbesi “time out of mind” albümünden bir şarkı.. ortasındasınız bu dünyanın ve elleriniz bomboş..güneş batmakta..bir gün daha tükenip gitmekte ve siz de tükenmektesiniz..işte bu ruh halinin bir “şarkıya” dönüşmesidir : not dark yet..evet hemen orada büyüyen bir karanlık..üzerinize gelen gece..ama henüz karanlık tam olarak çökmedi üstünüze...
    içimizde her an yayılan bu karanlık “ölüm”ün ta kendisidir aslında.. bob dylan ölümün kıyısında bir gün yazgısının gözlerinin içine bakar ve bu şarkı doğar..içinde barındırdığı ağır “koyu” tonlar nedeniyle günde “iki” kereden fazla dinlemek sağlıklı bünyeyi bozar..yüksek yerlerde ve pencere kenarında, dönen bu dünyayı izlerken dinlenmesini tavsiye etmez ruhumuzun doktorları..
  • not dark yet olmasina ragmen ustadin dark bir sesle soyledigi kirici ama mukemmel sarki.
  • bob dylan'ın güzel şarkısı. sözlerini de yazayım tam olsun.

    shadows are falling and i've been here all day
    it's too hot to sleep time is running away
    feel like my soul has turned into steel
    i've still got the scars that the sun didn't heal
    there's not even room enough to be anywhere
    it's not dark yet, but it's getting there

    well my sense of humanity has gone down the drain
    behind every beautiful thing there's been some kind of pain
    she wrote me a letter and she wrote it so kind
    she put down in writing what was in her mind
    i just don't see why i should even care
    it's not dark yet, but it's getting there

    well, i've been to london and i've been to gay paree
    i've followed the river and i got to the sea
    i've been down on the bottom of a world full of lies
    i ain't looking for nothing in anyone's eyes
    sometimes my burden seems more than i can bear
    it's not dark yet, but it's getting there

    i was born here and i'll die here against my will
    i know it looks like i'm moving, but i'm standing still
    every nerve in my body is so vacant and numb
    i can't even remember what it was i came here to get away from
    don't even hear a murmur of a prayer
    it's not dark yet, but it's getting there.
  • californication sayesinde dinlediğim jimmy lafave versiyonuna aşık olduğum bir bob dylan şaheseri.
  • bob dylan külliyatı içinde çok değerli olan şarkı. çünkü mr dylan ne hissettiğini, ne düşündüğünü açık açık söylemeyi sevmez; senin şarkıların, albumlerin derinlerine inip kelime oyunlarını çözmen gerekir. ama bu çok farklı bir yerde: acı o kadar yoğundur ki ne söylemek istiyorsa doğrudan söyler.

    o kadar yalın, açık bir hüzün, karamsarlık hakim ki şarkı çalmaya başladığında o an ne yapıyorsanız bırakıp kendini dinletir. her cümle, çerçeveletip duvara asmalıktır.
  • things have changed'teki gibi açık açık ve yoğun acı dolu şarkılarından biridir. o nadir ama fena şarkıları adama çok fena koyar.
  • deadwood'un ikinci sezon ilk bölümünün sonunda, çok güzel bir sahnenin ardından, çalıyor. işittiğimde birkaç ufak gözyaşına hakim olamadım.
  • bob dylan eseri.
    memleketin halidir, şahsımın halidir.
    sonu kestirilemeyen, kestirilse de bıçak gibi kesip atılamayandır.
    karanlığın çökmesine yakın, hiçbir yere sığamamak nasılsa öyledir.

    ancak,
    insan denilen tüm işaret fişeklerini kullanıyor aslında. elinde ne varsa.
    kimi en ağır sözcükleri buluyor, kimi yakıp yıkıyor, kimi milyonlarca insana ulaşacak bir şarkı ya da çocuğuna bir not yazıyor.
    atmosferde yayılan bir his bulutuna çentik atıyor hepsi, dünyanın damarlarında dolaşıyor.
    sürekli yeniden ve yeniden doğacak güne karışıyor en nihayetinde.
    o yüzden nefes alıyoruz. henüz karanlık değil.