şükela:  tümü | bugün
  • sscb’nin novocherkassk şehrinde 2 haziran 1962 tarihinde gerçekleşmiştir. kızıl ordu askerlerinin açtığı ateş sonucunda, gıda fiyatlarının aşırı yükselmesini ve olumsuz çalışma şartlarını protesto eden işçilerden 22’si ölmüş ve 87’si yaralanmıştır. olay o dönemde komünist yönetim tarafından örtbas edilmiş ve sscb’nin dağıldığı 1991 yılından sonra ortaya çıkmıştır.
  • konuyla ilgili ingilizce bir makale: http://www.stalinsociety.org/…vocherkassk-massacre/
  • olmayan katliamdır. bkz veren sığırlara itibar etmeyiniz.
  • türk komünisti nihilizmini yeniden ortaya çıkarmış katliam.

    greve bizzat katılmış bir sscb vatandaşının birinci elden yaşadıkları

    putin katliamın anısına dikilen anıta çiçek koyarken.
  • gün yüzüne çıkması ancak hükûmete mutlak itaatle mükellef tutulan işçilerle dolu sscb'nin yıkımı ile mümkün olmuş, yıllarca hasıraltı edilmiş bir işçi katliamıdır.

    1936'da rostov oblastı'nda kurulmuş olan bir fabrika vardır: nevz. (novocherkassk elektrikli lokomotif fabrikası) 1962 senesinde, iktidarını muhafaza edebilmek için her yönteme başvurabilecek tıynetteki bir yönetimi protesto edebilecek kadar cesur olan işçiler o zamanlarda yaklaşık 30 yıllık bir tarihi olan nevz'de mesleğini icra etmiş olan sovyet işçileridir.

    1962 senesinde nikita kruşçev'in dış politikadaki tercihleri göz önünde bulundurulduğunda işçileri bu eylemlere sürükleyen zeminin dolaylı yoldan ne olduğu daha iyi anlaşılabilecektir. 1962, küba füze krizinin patlak verdiği yıldır. kriz her ne kadar ekim ayında dünya gündemini sarsmış olsa da kruşçev sovyet füzelerini küba'da konuşlandırma fikrine aylar evvel kapılmıştır. bu sscb'nin abd'nin türkiye ve italya'daki balistik füzelerine karşı yapacağı bir hamledir.

    dolayısıyla iktidar gıdadan keseceği parayı askeriyeye kanalize edecektir. süt ürünlerinin ve etin fiyatının yükseltileceği 1 haziran'da kamuya duyurulur.

    nevz ise zaten işçilerin isteklerine kıymet veren bir müessese değildir. hükûmet radyosunda duyurulan zam haberleri de insanlar için bardağı taşıran son damla olmuştur. muvaffakiyetsiz olacak bir ayaklanma çok geçmeden başlayacak ve protestolar birkaç gün içinde büyüyecektir.

    yürüyüşe binlerce kişi katılmıştır. kalabalığın genişlemeyi sürdürmesi yetkilileri ürkütmüştür. tankların novocherkassk'a girmesi isyancıları iyice öfkelendirmiş, sonunda yağmalamaların başlaması ile sovyet ordusu kendi halkına ateş açmıştır. şiddete başvurulması 20'den fazla eylemcinin ölümü ve 80'den fazla eylemcinin yaralanması ile sonuçlanmıştır. tüm bunlar da yetmemiş gibi yetkililer geriye kalan bazı protestocuları idam etmiş ve pek çoğunu da hapse atmıştır.

    sovyetler birliği dağıldıktan sonra açıklığa kavuşan bu tür vakalar, devlet eliyle gerçekleşmiş katliamların abd'nin vahşi kapitalizminde vuku bulmuş şirket katliamlarından bile daha dehşet verici olabileceğinin beyyinesidir.

    günümüzde novocherkassk'ta olayın kurbanlarının anılarını yaşatan anıtlar ve müzeler bulunmaktadır.

    * * *
    ps: buna bile "olmayan katliamdır." yazan olmuş. klasik türk fanboyluğu, lise seviyesi sovyet hayranlığı. putin dahi şu olayda hayatını kaybedenleri anmaya gitti ama çeliktepe cengizhan lisesi öğrencileri çok haklı tabii.
  • tarihi soljenitsin gibi yeminli antikomünistlerden öğrenmeye çalışanların her zaman görmezden geldiği bir gerçek de novocherkassk ayaklanmasına katılanların stalin'e sadık işçiler olduğu; hruşçov iktidarında "stalinci" oldukları için muhalefette kalan ve partiden çıkarılan molotov, bulganin, malenkov gibi bolşevikleri destekledikleri; ve "stalin hakkındaki yalanların seni kurtarmayacak!" gibi sloganlar attıklarıdır. işçiler antikomünist değil, komünistlerdi. protesto ettikleri şey sovyetler değil, nomenklaturaydı. olay sadece tüketim mallarıyla ilgili olsaydı, siyasi bir öz taşımasaydı asla bu noktaya varmazdı. bugün bu katliama yalandan ah vah eden liberallerin büyük kısmı o dönem yaşasaydı alkış tutardı muhtemelen bu olaya.

    aşağıdaki entry'e binaen edit: keşke olay straw man argümanıyla açıklanabilecek kadar basit olsaydı. ama değil. liberal tarih anlatısında bu tarz olaylar demokrasi ve özgürlük isteyen işçilerle totaliter rejimler arasındaki bir çatışma olarak resmediliyor. yukarıda soljenitsin diye bir isim verdim. bu insanların verdikleri konferanslarda bu olayı anlatırken batının işçi sınıfının "özgürlüğünü" övmek için sovyetlerdeki bu "totaliterliği" referans gösterdiğini biliyoruz. ama nasılsa bu "totalitarizm" mağdurlarının stalin yanlısı olduklarından kimse söz etmiyor. stalin döneminde gerçekleşen tasfiyelerle bir dertleri yok mesela bu "mağdurların". burada bir gariplik yok mu sizce de?

    demek ki liberal anlatı bir yalan. konu totaliterlikle özgürlükçüler arasındaki bir mücadele değil. sovyet siyasetinden şiddet hiç eksik ol(a)mamıştır, doğru. komünist kadrolara karşı tasfiyeler belli dönemlerde kontrolden çıkmıştır da. kimse bunu inkar etmiyor. (bkz: straw man) ama sorun tek başına şiddet olgusu değil (bunun katbekat fazlası sermaye diktatörlüklerinde aralıksız yaşanmaktadır), bunu koşullayan şeyler ve amaç. siyasi bir eylemin, kararın vs. meşru olup olmadığını bunlara bakarak anlayabilirsiniz. ya da totaliter vb. terimlerle 70 yıllık liberal gevişe devam edebilir, sovyetlerdeki her şiddet olayını aynı kefeye koyabilirsiniz. sizin bileceğiniz iş.
  • alıntı --- spoiler ---

    işçiler antikomünist değil, komünistlerdi. protesto ettikleri şey sovyetler değil, nomenklaturaydı. olay sadece tüketim mallarıyla ilgili olsaydı, siyasi bir öz taşımasaydı asla bu noktaya varmazdı.
    --- spoiler --- alıntı

    kim nerede yazmış protestocular antikomünistti diye? hiçbir yerde. kim iddia etmiş sscb’yi protesto ediyorlardı diye? hiçkimse. kendi kendinize başkasının ağzına tıktığınız uydurma iddialar ortaya atıp aklınızca onu çürütüyorsunuz. (bkz: straw man)

    sscb kuruluşundan beri çatır çatır komünist öldürmüştür (bkz: 1921 kronştadt ayaklanması) (bkz: büyük temizlik) (bkz: destalinizasyon)

    stalin devrimi yapan old guard’dan kaç kişiyi sağ bıraktı; kamenev, zinovyev, buharin, troçki ?

    bütün bunların sebebi o totaliter politik yapıdır: ardı ardına cadı avları, katliamlar, politik tasfiyeler, siyasi cinayetler, en ufak protesto, eleştiri ve grevin ateş açılarak hapisle ve idamla susturulmasını üretmiştir. başka bir sonuç beklemek de absürt olurdu.
  • (bkz: dorogie tovarishchi)

    bu çarpıcı film sayesinde bugün haberdar olabildğim katliam.
  • bir sosyalist olarak varlığından hiç şüphe duymadığım katliam.

    belgeler de bunu onaylamakta. ( kapitalist ülkelerde grevde öldürülenler sosyalist deneyimlerden kat be kat daha fazla ama ad homineme gerek yok.)

    sosyalizm deneyimlerinin en büyük sorunu parti devletine dönüşmedir.

    parti devleti de ideoloji ne olursa olsun aynı sonuçlara neden olur.

    despotizm, temel hak ve hürriyetlerin kaybı vs.

    bir çok alanda ciddi başarıları olan sscb deneyimi de zaten bu despotluğun halkı bezdirmesi sonucu çökmüştür. diğer sosyoekonomik etkenler de çöküşü hızlandırmıştır.

    insanlığın temel hak ve hürriyetleri daha fazla önemseyen , belli ölçülerde özel mülkiyeti de serbest bırakan yeni bir sosyalizm modeline ihtiyacı var. marx'ın teorileri bu noktada yetersiz.

    sevgili kapitalizm ise korona virüs ile bile baş edemeyen , amerikalıların yağlı kıçlarını büyütmesine odaklı garip bir ticaret dengesine ihtiyaç duyan , z kuşağını tyler durden'a çeviren çökmekte olan çarpık bir düzendir.

    bu nedenle sosyalizmi eleştirirken kapitalizmi yüceltme hastalığından artık kurtulmak gerek. her iki sistem de yetersizdir lakin sosyalizm dünyayı değiştirmeyi ve daha 'insani' koşulları hedeflediğinden saygıyı ve üzerinde düşünmeyi hak eder. ( pratikte zaman zaman kötü deneyimler olsa da .)