şükela:  tümü | bugün
  • roman polanskinin 1962 tarihli psikolojik gerilim filmi. bir çift uçsuz bucaksız bir yolda ilerlerken genç bir öğrenciyi otostopçu olarak arabalarına alırlar ve bu üçlü sonunda yelkenliyle denize açılırlar. mekan neredeyse sadece bu yelkenlidir. önceleri kişilik çatışması ile başlayan gerginlik daha sonra yerini fiziksel şiddete bırakır. polanski'nin anlatımı çok başarılıdır. hollywood bu filmin bir benzerini dead calm adiyla yaptı, nicole kidman, sam neill ve billy zanei başrollerinde oynattı.
  • bir alternatif country grubu. aslen texaslı olan beşli, aaron blount, laura krause, bill mccullough, mark nathan ve cisco ryder'dan oluşuyor. roman polanski'nin "knife in the water" isimli filminden esinlenmişler ve isimlerini ondan almışlardır. ilk albümleri "plays one sound and others"ı dinleme zevkine erişemedim ama ikinci albümleri red riverdaki rene isimli parçaları pek lezizdir.
  • film siyah beyazdır, böylece deniz daha soğuk ve tehlikeli görünür
  • cast: jolanta umecka, zygmunt malanowicz, leon niemczyk
  • polonya'da hiç ilgi uyandırmamış; ama batılı eleştirmenlerce göklere çıkarılmış, 1962 yapımı, uzun metrajlı ilk roman polanski filmi. iyisi mi siz bu yüzden ingilizcesine bir tıklayın: knife in the water.
  • dar alanda nasil paslasilir, 3-5 metrekarede nasil film cekilir, dahasi 3-5 metrekarede gecipte icinde fiziksel siddete yer bile vermeden üstüne üstlük son derece basarili bir psikolojik gerilim nasil yapilir? tarzi onlarca soruya cevap olabilecek bir film.
  • zaman darligindan "oh oh iyi filmmis" manasinda ufacik bir giris yapip birakmisim, söylemeyi unuttuysam söylemeli, knife in the water bir basyapit, kimilerince (bence) polanski'nin en iyi filmidir. cok kisa sürede 20.000 dolar gibi gülünc bir bütceyle, birisi "böyle karim olsun 20.000 dolar borcum olsun" dedirtecek üc oyuncuyla ve dahasi (bu sanirim pek bilinmiyor) 3 yönetmenle cekilmistir. polanskinin ilk filmi degil lakin cikis yaptigi filmidir, bu filmle sinif atlamistir. sahikadir.
  • bu filmdeki bıçak oyunları o zamanlarda gençler arasında meşhur olmuş, bilumum hava atma ve kız tavlama faaliyetlerinde kullanılmıştır. tabii henüz acemi iken parmaklarını kesen insan da az değildir. şöyledir: bir elinizi parmaklar açık vaziyette masaya koyuyorsunuz, sonra diğer elinizdeki bıçağın ucuyla parmakların aralarından masaya ritmik olarak bir sağa bir sola vurmaya başlıyorsunuz. önce iki parmak aralığında yavaş yavaş vururken, sonra hem ritmi hızlandırıyorsunuz, hem de giderek diğer parmak aralıklarını da kullanmaya başlıyorsunuz. yanınızda pansuman için pamuk, kolonya filan bulundurmayı unutmayın. kolay gelsin.
  • tam anlamıyla overrated bi film. erkek hegamonyası üzerine biraç laf edeyim derken hikayeyi yelkensiz suya salan polanski senaryoyu toparlayamamış. "ay ay ne güzel yönetmenlik" budalası değilseniz filmin sonunda "ee noldu şimdi" demeniz kuvvetli bi ihtimal.