şükela:  tümü | bugün
  • varlığı 1980'lerin sonuna kadar amerikan hükümeti tarafından inkar edilmiş, bu sebeple de "no such agency" ve "never say anything" isimleri ile anılmıştır (doğru açılımı "national security agency" tabii.) ancak 1984 yılında james bradford'ın nsa'in tarihini anlatan ve o günkü durumunu gözler önüne seren "the puzzle palace" kitabı yayımlandıktan sonra (2000 yılında da nsa serisinin devamı olarak "body of secrets"' ı yayımladı) nsa denen kuruluşun adı sanı şu yüzüne çıkmış, nsa kavramı amerikan popüler kültürüne girmiş oldu. nsa'ın varlığını inkar etmeye devam etmek hükümeti oldukça gülünç bir duruma düşürdüğünden sonunda 1988'de varlığı kabullenilmiştir. filmlerde gördüğünüz istihbarat örgütleri gibi çalışmaz, öyle james bond türü casusları yoktur, bütün işi elektronik yöntemlerle dünyanın her köşesindeki türlü iletişimlere kulak kabartmak, göz gezdirmek, davetsiz misafir olmak, bir de şifre yazmak ve şifre kırmaktır. (bkz: kriptoloji) bu sebeple de nsa dünyada en çok matematik doktoralı çalışanı barındıran kuruluştur.

    hem elindeki imkanlar (bkz: echelon), hem bütçesinin büyüklüğü (kesin rakam bilinmiyor, fakat en iyi tahminler cia'in 7 katı civarında - yaklaşık yıllık 15 milyar dolar civarında olduğu ki bu da türkiye'nin toplam savunma bütçesinden yüksektir), hem de etki alanı açısından abd'nin ve de dünyanın en önemli istihbarat teşkilatıdır. başında her zaman bir korgeneral ya da koramiral bulunur, fakat üst rütbeli subaylar arasında tercih edilen bir görev değildir bu, hem fazla stresli, hem politik açıdan fazla tehlikeli (yanı bir sorun çıkarsa başlarının yanma ihtimali çok yüksek), hem de dead end tabir edilen, "kariyerinizin sonuna geldiniz, genelkurmay başkanlığı'nı veya kuvvet komutanlığını unutabilirsiniz" manasını taşıyan bir pozisyondur çünkü nsa başkanlığı.

    ayrıca good will hunting filminde matt damon'ın meşhur monologuna konu olan kurumdur (hani bir iş görüşmesine gider, işverenin "kendine sorduğun asıl soru, 'niçin nsa'de çalışmalıyım?' değil, 'nsa'de çalışmamak için ne gibi bir mazeretim olabilir?' olmalı" lafı üzerine "sizin için çalışmamak için ne gibi sebeplerim mi var? durun, bir düşüneyim..." diye başlayıp 5 dakika döktürdüğü, oscar'a göz kırpan soliloquy.)

    teorik olarak "directorate of central intelligence"'a bağlı olsa da pratikte bağımsız bir kurum gibi hareket eden nsa'in merkez binası fort meade, maryland'dadır (washington dc'nın arabayla yaklaşık yarım saat kuzeyinde.) baltimore havaalanına yolunuz düşerse, i-95'ten havaalanı yönündeki tali yola kıvrıldığınız anda tam arkanızda kalır.

    2001 ilkbaharında abd ile çin arasında orta çaplı bir diplomatik kriz yaşanmıştı, bilmem hatırlar mısınız? (hatırlamamanız doğal, 19 şubat krizinin patlamasından hemen sonraydı, elalemin entrikalarıyla ilgilenecek durumumuz yoktu pek.) sözde donanmaya bağlı ep-3 tipi bir amerikan askeri uçağı çin halk cumhuriyeti tarafından çin hava sahasını işgal etmekle suçlanmıştı (abd "uluslararası hava sahasındaydık" demişti tabii), ep-3'u yakın takibe almış olan çin savaş uçağının pilotunun fazla agresif davranması sebebiyle bir kaza yaşanmıştı, amerikan uçağı çin'e zorunlu iniş yapmak zorunda kalmıştı, mürettebat esir alınmıştı, sonunda birkaç haftalık pazarlıktan sonra serbest bırakılmışlardı, falan filan. o olayda herkesin bildiği, fakat kimsenin söylemediği, o uçağın nsa'ın en ileri casusluk uçağı, mürettebatın da tümünün nsa çalışanları olduğuydu. zaten çinlilerin o kadar olay çıkartmasının, müzakereleri uzattıkça uzatmasının sebebi de, ep-3 uçağını incelemek için zaman kazanmak istemeleriydi (reverse engineering konusunda çinlilerin üstüne yoktur casusluk aleminde.)

    daha yazacak çok şey var, fakat 5 dakika önce evimin üstünde bir siyah helikopter dolaşmaya başladı. sağ cephesinde "midwestern electric and telephone co." yazıyor, ama içerden dürbünle beni gözetleyen nsa şapkalı adam beni hafiften korkutuyor açıkçası.
    nsa merkez binasının resmini görmek isteyenlere:

    http://www.fas.org/irp/facility/nsaftmed.htm

    (baktıktan sonra bilgisayarınıza format atmayı unutmayın, durup dururken başınıza bela almayın.)
  • nsa = national security agency.
    istihbarat birimi. her nekadar national olsada olmadıkları görmedikleri yer yok(muş)
    şuan turk telekomu amerıkan bir firmanın alması için çabalayan birim.
    (bkz: bbg)
  • orada çalışanlar her gün birbirlerine (bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya) diyorlardır.
  • bunların tailored access operations denilen seçkin hacker takımları da varmış. takip ettikleri kişilerin internetten laptop vs. alışveriş yapmaları durumunda, kargoyu önce kendileri teslim alıp malware yada takip programları yükleyip, bilgisayarları uzaktan kontrol edebiliyorlarmış. özellikle dell'in bu konuda başı ağrımıştı.

    tabii avrupa'yı dünyaya bağlayan fiber optik kablolara müdahale etmek, huawei'yi hacklemek ve devletlerin değerli bilgilerine sızmak gibi işleri de yapmışlar.

    adamlar hdd ve taşınabilir disk üreticileri için bile, ayrı ayrı malware programları yazmış lan.

    (bkz: western digital) (bkz: seagate) (bkz: samsung) (bkz: maxtor)

    bak daha facebook, twitter, gmail, yahoo ve youtube gibi mecralardaki başarılı faaliyetlerini saymadım.

    tabii bunlar eski bir tao çalışanının ve kurt gazetecilerin 'iddiaları'.

    entry'i dell marka dizüstüyle girmem de ayrı bir ironi oldu.
  • bu kuruluşun desteklediği bir nsa approved dosya silme metodu vardır. bu yöntem kullanıldığında silinen dosyaların her byte ı en az 7 kez olmak kaydıya 00,ff,00,ff,00,ff şeklinde tekrar yazılır. normal silme metodunda ise silinen byteların üzerine sadece bir kez f6 yazılır.
  • ortaya cikan casusluk ve dinleme olayi ile ilgili amerikan sirketleri somut olarak zarar gormeye baslamislar. ıddialara gore brezilya savas ucagi ihalesinde amerikali boeing yerine, boeing daha dusuk maliyetli olmasina ragmen, isvecli saab sirketini tercih etmis. kaybin 4 milyar dolar oldugu soyleniyor.

    http://www.reuters.com/…sight-idusbre9bj10p20131220

    bunun yaninda avrupali denetim kurumlari, hukumetler ve tuketiciler cloud computing hizmeti alan veren sirketlerin amerikada yerlesik sunucular yerine avrupa merkezli sunucu hizmeti veren sirketleri tercih etme cagrisi yapiyorlar. amazon ve microsoft gibi sunucu hizmeti saglayan sirketlerin zararinin 35 milyar dolari bulabilecegi soyleniyor

    http://www.huffingtonpost.com/…ustry_n_4596162.html
  • discovery channel 'in bu kurumla ilgili hazırladığı belgeselde görüldüğü üzere, bilgisayalarının içinden üç ton su geçen nükleer santral benzeri bir yapıyla soğutan kurummuş.
    belgesel yaklaşık bir saat sürüyor.

    http://www.youtube.com/…npk41-cc4fu&feature=related

    adreste ikinci bölümü var beş bölüm halinde eklenmiş.
  • fbi ın bilgisayar basinda gorev yapan hali. bircok hollywood filminde gorulenler tamamiyle gercektir, bilgisayar ba$ında oturup uydu araciligi ile el alemin arka bahcesini dikizleyen o bilgisayarci tipler nsadandir. acilimi national security agency dir.
  • nsa, amerika birleşik devletleri'nin toplam 17 istihbarat kurumundan müteşekkil istihbarat örgütünün esas üyelerinden biridir. vazife itibarıyla elektronik istihbarat temîninden sorumludur. telefon, internet, kamera gibi "teknik" bilgilerin alınması ve değerlendiriilmesi hep nsa'nın sorumluluğundadır.

    hâni "google, msn, yahoo falan bütün bilgilerimizi cia'ya veriyomuş!", "isterlerse şu anda bizi bile dinleyebilirlermiş. belki de dinliyorlardır!", "acaba beni de görüyorlar mıdır?" gibi halk arasındaki fenâfillah dedikodularının hepsi nsa'nın vazifeleridir.

    şimdi bu kurumun nasıl bir altyapıya sâhip olduğunu ve dahi neler yapabilecek olduğunu bir örnek ile izâh edelim. misâl, nsa, bir şahsın değil, kıriptolu, kıriptosuz bir telefonu değil, bütün bir kurumu değil; topyekûn koskoca bir ülkenin bütün telefonlarını, şahıs, kurum, kıriptolu, depozitolu, kablolu, kablosuz ülkede vârolan bütün telefonları, ne var ne yoksa aynı anda dinleyebilecek denli bir istihbarat örgütüdür.

    ben söylemiyorum. hürriyet gazetesi de söylemiyor; kendi gazeteleri söylüyor. yâni kendileri söylüyor. buyrun:

    http://www.washingtonpost.com/…1d1cd4c1f_story.html