şükela:  tümü | bugün
  • new blue seklinde bir acilimi oldugundan suphe ettigim, ilhan ersahin in manhattan alphabet cityde kaim trendy ve friendly bar i. carsamba ve persembe geceleri ilhan agabeyin canli performansi ile hareketlenen mekanda, hafta sonlari dj logic caliyor (mus).

    biz gittik, cok hiyar bir gece de gittigimiz hususunda uyarildik, bu yuzden mekandan bi halt anlamadan geri donduk. kapida ilhan agabey bize en yakin metro istasyonunu tarif etti, bu sayede kendisinin kasinti bir insan olmadigini, icki masasinda da dunyalar tatlisi olabilme ihtimalinin yuksekligini farkettik.
  • gelip gidenler arasında ya bağdat caddesi - nişantaşı merkezli çok türk var ya da "türk mekanına gidiyoruz modalarına uyalım, onlardan biri olalım" diye düşünmüş çok amerikalı var ki benim girer girmez gözüme çarpan şey dağınık topuzlar, sivri topuklu botlar, ve herkesin kesinlikle siyah giymiş olması oldu. ilhan erşahin'in sahibi olması ve wax poetic'in çıkması ihtimaline rağmen denk geldiğimiz gecenin denyo bir doğumgünü olması etrafta balon popülasyonu, doğumgünü pastası saçmalığı (çünkü bize ikram etmedi kimse) ve müzikten ziyade duyulan "hhhhhhhhhhhnnnnnn şışışışı harıharıharı" efektleri (insan gürültüsü işte, nasıl tarif edilir yazı ile? ssg olsa "intimididasyonnn" falan yazardı) bizi bozdu, en azından beni bozdu, çok uykumu getirdi, nuyorkun metro dönüşlü gece hayatına ters bakmama sebebiyet verdi. yine de nublu -haşa- nobu (cc) kadar olmasa da pen trendy, pek in bir yer. see and be seen turlarınız için neden bir durak olmasın? (olabilir yani, didaktik bu)

    tip&trick: giderken siyah dik yaka kolsuz kazak giyin, saçınızı dağınık topuz yaptıktan sonra biraz yağlı gözükmesi için uçlarına vücut losyonu falan sürün. 96 pasha trickleri tabii bunlar, bilen bilir (scene'denim duruşu).
  • bu arada itiraf etmeliyim ki new blue gibi bir açılım aklıma gelmemiş idi, benim çağrışım objem zeka yaşımı ele vereceğinden şüphe duyduğum lego'nın 0-3 yaş serisi duplo'ya bağlı idi, neden bilmiyorum. (obje dedim ama)
  • eksi sozluk new york city zirvesi programinin (organizasyonu mu deseydim yoksa?) bir parcasi olmus mekan. kapisina geldigimizde ilk tepkim "bu mudur yani?" ve "bu mu lan?" olsa da iceri girmemiz ve bilhassa ilhan ersahin'in grubu calmaya baslayinca olayin renginin tamamen pastel bir renk aldigi mekan. ayrilirken jazin tadi kulaklarimda kaldi diyebilirim. ah keski biraz da blues calsalardi desem de o benim zor begenir kisiligime verilebilir.
    kapisinda "this place sucks" yazmasi ilginctir. ironi maksatli oldugunu saniyorum. oyle dimi otis abi? (bkz: and the smiley goes to)
  • capraz anilarim olan, ve bir daha sefere girmeden once iki kere dusunecegim mekan.
    yolun ortasina konuslandirilmis olan muzisyenin yanindan her gecisimizde degisik bir ses efektine yol actigimiz mekan.

    otisabi'nin soyledigine gore cellocuymus, ben o gece olanlardan sonra (bkz: kafasi bin bes yuz olmak/1) yaydan baska bi seyi gormedigim icin kemanci diye bahsettim adamdan.. ayip tabii, adam sanatini yapiyo orda, biz kemanci falan diyoruz
  • bu gece gidip, gorup, ustune de begendigimiz mekandir bu nublu. icerisini son derece kendi halinde insanlar doldurmustu, ya da bu gecelik boyle bir nufusu haizdi. once bir dj abimiz soyle preclub tadinda plaklar dondurdu pikaplarinda. hatta gece 1 civari mekan azicik bosalinca, buranin olayi bu mudur dedik. ancak akabinde davulcu, basci, klavyeci, saksofoncu ve trompetciden olusan bir besli caz caz icimizi titretmeye baslayinca, dogru yere geldigimize kani olduk.

    mekan olarak son derece amatorce hazirlanmis gibi. ancak bu goruntu insana yalapsapliktan ziyade rahatlik hissi veriyor kanaatimce. ayrica duvara asilmis dev bir babylon posteri ile bir orhan gencebay plak kapagi gozumuzden kacmadi. ilhan abi'nin istanbul'a selam cakis seklini pek begendik. mekanin kapisi bir bara geldiginizi asla caktirir cinsten degil. saniyorum bu ilhan ersahin'in bu bardan parasal bir getiri beklemediginin gostergesi. zira kapidaki tek yazi apartman sahiplerinin muhtemelen bardan cikarken hay huy edenler ve arka taraf yerine kapi onunde sigara icenlere uyarisi olan 'sessiz olun ulen' yazisiydi.
  • calisanlarinin hepsinin turk oldugu ve eylul sonu itibariyle benim de personelden biri olacagim bar..mudavimleri arasinda helena christensen'in de bulundugu ve son donemde brezilyali mankenlerin cirit attigi mekan..ama bunun yaninda eskiden buyuk ustalarla calismis simdi dibe vurmus yasli alkolik ve cazcilarin bedava icki icebildikleri siginma limani..
  • carsamba geceleri brezilya gecesi olan bir mekan. icerdeki turk populasyonu yuzunden arkadaslarinizla konusurken cok dikkatli olmaniz gereken bir yer, yoksa her nedense turk kizlarina pek merakli zenci kardesler yuzunden yusuf yusuf ederek mekandan uzaklasirsiniz.
  • adres: 62 ave c, between 4th and 5th streets.
    -haftanin 7 gunu acik. mekan olarak muhtesem olmasa da canli muzik konusunda rakibi koca new york'ta azdir.
    -canli muzik oldugu zamanlarda 5 dolar giris ucreti var. kesinlikle deger.
    -mekanin sahibi ilhan ersahin. super bir herif, barin arkasinda on dolara satilan cd lerini seve seve imzalar sizin icin, ama mumkunse yaninizda permanent marker goturun, tukenmezle attigi imzalar pek bir seye benzemeyebiliyor.
    -mekan biraz ufak, hele canli muzigin yapildigi mekan 3 metrekare civarinda. alti kisilik bir brazilian jazz grubunun o alana sigdigina sahit oldum ben. sanirim nublu'yu nyc'deki diger barlardan farkli yapan da bu. sicak, samimi bir ortam. new york'a 2 haftaligina tatile gelmis birinin kolay kolay anlayamayacagi, burada yasayan turklerin ise icten ice ozlemini duydugu bir sicaklik (daha once st. marx cafe vardi bu islevi goren ama kapandi maalesef).
    -arkada son derece illegal olan bir smoking room var ki, bunun nasil bir nimet oldugunu barlarda sigaranin ve sigara icme odalarinin yasak oldugu new york'ta yasayanlar bilir.
    -peki bu nublu denen yerin hic mi kotu ozelligi yok? olmaz mi...... eskiden barda duran, simdilerde ise manager triplerinde ortalikta dolasan uzunca sacli bir karakter var ki... kendini jim morrison zannettigini duydum, sanirim dogru. herif dogma buyume turk, ama maalesef turkce konustugunuzda size ingilizce cevap veriyor. dogma buyume turk olmayan ilhan ersahin bile her seferinde turkce konusmaya calisirken bu muhterem kardesimizin boyle davranmasi dusundurucu.
    ayni durum barda calisan kivircik bayan icin de gecerli. sanirim bir etkilesme soz konusu.
    hala tatmin olmadiysaniz, ya da haftalik canli muzik takvimine goz atmak isterseniz: www.nublu.net