şükela:  tümü | bugün
  • [eö, deneyimledik tabii-
    en yakın başlık olarak çıplaklar kampını buldum??]

    eet, işte milletin dal-taşak, göt-göğüs gezdiği, cıbıl cıbıl çimdiği (böyle de bi kelime var yüzmeyi karşılayan..), güneşlendiği bi yer.. ispanya'da bolca varmış, uzun sayılabilecek bi tereddüt sonrası e hadi gidelim olduk..

    flashback: bi süredir (~3-4 aydır filan..) obsesiflik mertebesinde olmasa da, nüdizm üzerine düşünüp duruyorum, ama nü tablolardaki gibi bişiiden bahsetmiyorum, estetize edilmemiş çıplaklık diyeyim, hah, en güzeli oldu bu: arada bi aklıma geliyor işte, "nüdist bi ailede doğsaydık nasıl olurdu??" (lars von trier-sendromu olarak literatüre geçsin istiyorum bi yandan da bu..), neden giyiniyoruz vs.. diye: eet abi, tıpkı yemek yemek gibi giyinmek de öğrendiğimiz bişii: hatta adem ve hava imgesindeki incir yaprağının da sonradan eklemlendiğini bile düşünüyorum hikayeye: neysse,, işte bu doğal, hatta inestetik sayılabilecek (badiou-göndermeli..) çıplaklık hakkında düşünürken, ilk topless güneşlenmedeki gibi bi rahatsızlık hissi gelip yakalıyor: ilmek ilmek işlenen toplumsal kodlar yüzünden..

    neysse,, gittik: baştan söyleyeyim de, derdi bitsin, "eheh, süfer ortam olur olm.."daki gibi diil hiçbirisi: girerken elinize metrelerce uzunlukta broşür veriyorlar kuralların yazılı olduğu: ve hayalini kurduğunuz, onu/ları geçtim, herhangi bi plajda bile yaptığınız/-abildiğiniz, aynı şezlongda güneşlenmek gibi, çoğu şey yasak: her türlü seksüel penetrasyon, ve birkaç seksüel eylem, uzun süre bakarak taciz etmek, teşhircilik vs.. yasak.. herhangi bi şikayette kapı önüne koyuluyorsunuz..

    işin bi de alışık olmadığın bi y/anı var, yüzlerce insanla çıplak olarak birarada olmak.. plaj dışarıdan görünmüyor, girdiğinde doğrudan kabinlere yönlendiriliyorsun, soyunurken: milletin umurunda olmadığını düşünsen de, çıplak olmak/kalmak fikri üzerine çörekleniyor: şezlongların olduğu yere gitme fikri daha kabinde "tuhaf.." gelmeye başlıyor: daha bunun şezlongdan denize, denizden şezlonga, şezlongdan büfeye/bara gitme/gelme anları var..

    ama pek de öyle olmuyor, kabinin kapısını açıp, ayağını dışarıya attığında tuhaf bi his geliyor: öyle böyle diil ama: eet, millet "bi an.." bakıyor, sen de bakıyorsun, o kadar.. o birkaç yüz metrelik plajda kendini hiç olmadığın kadar özgür hissediyorsun: diğerleriyle birlikte.. küçücük bi bikini kumaşının bunu hissetmene nasıl engel olabildiğini düşünürken buluyorsun kendini.. suçu topluma atıp, denize koşuyorsunuz..

    tabii, bi-iki gün sonra, bu hissi de sıradanlaştırmayı başarıp, yıllarca güneş görmemiş alt bikini bölgesini yakmak tek ve en büyük düşün haline geliyor..
  • (bkz: tits or gtfo)
  • idarecileri haremlik-selamlık olayına girseler, pazarı büyütme şansına erişirlerdi. pazarı büyütmekten bahsetmişken, bizim memleketten bi erkek girse avcı hikayelerinden daha fazla malzeme elde etmiş olur. yok efendim "plaj sahibinin kızı beni çıplak görünce para almadı", vay efendim "ben girince millet korkudan sağa sola kaçıştı" vs...
  • yalnız dikkat!! broşüründe yazdığına göre "teşhircilik yasak".
  • (bkz: maslin beach)
  • şöyle bir şeydir:

    --- +18 ---

    http://mynudist.tumblr.com/

    --- +18 ---
  • az önce bulunduğum yer.

    ilk başta oldukça yadırgatıcı bir deneyim aslında. çünkü hem alışmışsınız oranızı buranızı kapamaya, hem şartlandırılmışsınız devlet, aile, çevre ve din dörtgeni tarafından ayıp olduğuna çıplaklığın. o yüzden bir afallama evresi var. ama çabuk geçiyor. soyunun, herkes çıplak. işin daha güzel yanı ezici çoğunluğun vücudu fit değil. güzel bir vücudunuz varsa hiç durmayın. vücut özgürlüğü hakikaten beyni de ferahlatıyor.

    nereye gideceğim soyunmak için diyorsanız önerilerim şunlar:

    1. dorset, ingiltere - studland bay içerisinde knoll beach denen yere gideceksiniz. deniz çok soğuktur ama siz zaten plajda takılacaksınız. kumsal.

    2. brighton, ingiltere - oha diyenler olabilir ama evet, ingiltere'nin belki de en alternatif bu şehrinde marinanın hemen yanında. çakıl, çakıl, çakıl. kum yok. 1980'den beri açık olduğunu biliyor muydunuz? ingiltere'nin ilk çıplaklar plajı.

    3. norfolk, ingiltere - holkham bay'in batısında holkham beach'e gideceksiniz. baya kalabalık oluyor yazları (1000+ kişi)

    4. corniglia , italya - cinque terre ulusal parkının içindeki bir tünelde geçiyorsunuz. tünel zifiri karanlık ama ucundaki ışık popolardan, göğüslerden yansıyan güneş. ilerleyin ve eğlenin. yol sizi spiaggia di guvano'ya götürecek.

    5. klampenborg, danimarka - danimarkalılar zaten hiç utanmazlar çıplaklıktan. ooohhh böyle sere serpe. bellevue beach'te durum maksimum düzeye ulaşıyor.

    6. es cavallet, ibiza - eh herhalde millet sadece cafe del mar için gelmiyordu buralara. eşcinsel dostluklar kurmak için de ideal bir nokta. ünlüler çok. yani artık bilemiyorum erkek mi kadın mı yoksa ikisi için mi geliyorlar.

    7. cap d'agde, fransa - inanır mısınız, burada bile haşema yasağı var :)

    8. kampen beach, almanya - beyaz ve yumuşak kumları ile sizi almanya'nın az görülen vücutları ile tanıştıracak ve şaşırtacak.

    9. rio, brezilya - eh o taş gibi popolar zaten yeterince ortada, ama ben illa örtüsüz göreceğim diyorsanız praia do abrico beach'e gideceksiniz.

    10. orient beach, st. martin - evet taaaaaa karayiplerde bilem var. üstelik diğer yerlerde olmayan çıplak tekne turları bu deneyime dahil.

    ben hangisinde miydim? 10 numara.
  • her şey iyi hoş güzel de erkekler işin rengini değiştirir dedirten ortam.
    bi de türkiye de iş yapmaz bu oluşum. maşallah portakallı basenlerden yağlı göbüşlerden geçilmiyor plajlar.
    insan taş gibi vücutlar varsa girer böyle yerlere.
  • (bkz: cap d'agde)