şükela:  tümü | bugün
  • organik baz, şeker ve fosfattan meydana gelen hede.
    içerdikleri baza göre adlandırılırlar.(örn: adenin nükleotid)
    deoksiriboz ve riboz olmak üzere iki çeşit şeker bulundururlar.
    birden fazla nükleotidin biraraya gelmesiyle gen oluşur.
  • (bkz: adenin)(bkz: guanin)(bkz: sitozin)(bkz: timin)(bkz: urasil)
  • 1´ konumundan purin veya primidine 3´ ve 5´ konumlarından fosfat grubuna baglı olan beş karbonlu monosakkarit.
  • (bkz: kodon)
  • milli eğitim bakanlığı ders kitaplarında nükleotit olarak yer almasından dolayı eğitim şart dedirten kelime.
  • adını içinde barındırdığı organik bazdan alan dna nın en küçük yapı birimidir ki bir sarmalda binlercesi bulunabilir.
  • 1 tane azotlu baz (pürin veya pirimidin grubundan), 1 tane pentoz monosakkaridi (riboz veya deoksiriboz) ve 1-3 tane fosfat grubunun el ele vererek kurdukları yapı. fosfatsız haline nükleozid denir. başka bir ifadeyle, nükleotidler, nükleozidlerin mono-, di- veya trifosfat esterleridir.
  • pürin ve pirimidin nükleotidlerinin metabolizması:

    diyetle alınan nükleik asitlerin pürin ve pirimidinleri, doğrudan dokudaki nükleik asitlere katılmazlar.

    insanda amfibolik ara maddelerden (amino asitler, riboz 5-fosfat, co2 ve nh3) pürin ve pirimidinler sentezlenir.

    diyetle alınan nükleik asitler; ribonüklezalar, deoksiribonükleazlar, nükleotidazlar ve fosfatazlar gibi sindirim enzimlerince pürin ve pirimidin bazlarına kadar yıkılırlar fakat pek azı emilir.

    özetle insan dışardan aldığı maddeyi genetik yapısına koymaz.devamlı de-nova sentezler.ama hc içinde adenin yada guanin yakaladık mı bunu önceden kendimiz ürettiğimiz için rahatlıkla kullanabiliriz.salvage yolakları denir.ve de novo sentezden daha basittir.

    pürin ve pirimidinlerin diyetle alımları esansiyel değil; hemen hemen tamamı endojen kaynaklardan elde edilir.salvage de daha az enerji harcanır.

    antineoplastik bir ajanı pürin şeklinde verdiğimizde hc onu kendi yapmış zanneder ve alır,kullanır.
  • insanin 0 1'leri.

    mi acaba