şükela:  tümü | bugün
  • fenerbahce'nin eski kalecisidir.

    2 $ampiyonluk ya$amı$tır, genel olarak yedek beklerdi.. önünde ya$ar duran gibi basiretsiz bir kaleci olmasına ragmen bırak sivrilmeyi oynadıgı zamanlarda teknik direktörünü saha kenarında sigaradan akciger kanseri yapması ile hatırlanır.. kaleci formasının altına giydigi pijama ile oldugundan daha ebatli bir kaleci olarak hafızalarda kalmı$tır.

    fenerbahce'de daha sonra ce$itli görevler almı$tır, sormayın bilmiyorum.
  • futbolcululuk hayatından sonra, bi ara mustafa denizli döneminde antrenörlük yapan, denizli kovulunca yerine geçen oğuz'un yardımcılığını yapan, o da kovulunca lorant'a takımın devir teslimini yapan ve ortalardan kaybolan kaleci eskisi.

    (bkz: tavşanın suyunun suyu)
  • 12 mayıs 1990 günü, be$ikta$ macının devre arasında toni schumacher ve futbolcular arasında ya$anan kavga sonucu ikinci yarı fenerbahce kalesini korumu$tur.
    (bkz: 12 mayis 1990 besiktas fenerbahce maci)

    ayrıca fenerbahce'ye adanaspor'dan gelmi$ti.
  • geçtiğimiz günlerde, eski türk futbolcularla, formula yarışçıları arasında oynanan maçta izledim kendisini. bana göre tugay'dan sonra sahadaki en iyi isimdi. gerçi kaleci olduğu için fazla kondüsyon gerekmiyordu, bu yüzden bana iyi gözükmüş olabilir fakat onun yerine başka bir kaleci oynasaydı, eski futbolcular sahadan farklı bir yenilgiyle ayrılırdı.
  • 13 mayıs 2014 soma işçi katliamında yaşamını yitirenlerden; isimleriyle değil, sayılarıyla anılanlardan.
  • sapık bir yobaz. *

    edit: yka uyardı, kendisine hayır hasenat duaları ediyorum. o yobaz nureddin yıldız olacaktı. adamın günahını aldık iyi mi?
  • nurettin yıldız ın gittiği üniversiteye giderken öyle erkekler görüyordu anlaşılan.
    klasik hani marjinal bizdik.
  • psikolog değilim, aldığım davranış bilimleri derslerine göre "algıda yansıma" şeklinde bir konu var. algıda yansıma iletişimde olduğumuz diğer insanların bilemediğimiz yönlerinin bizimle aynı olduğunu kabul ettiğimizi ifade eder.

    örnek olarak: masa üzerinde sahipsiz bir para gördünüz; şayet bunu cebe atma eğiliminde iseniz herkesin o eğilimde olduğunu düşünüyorsunuz.

    diğer bir örnek; yalnız başınıza bir ortamda bir şeyler yaşadınız. daha sonra bunu tanıdıklarınıza aktarırken aşırı şeyler ekleyip abartarak aktarma eğilimindesiniz. bu durumda herkesin anlattığı şeyin abartılarak anlatıldığı varsayımı ile dinliyorsunuz.

    şahsi kanaatim: bu bağlamda "nurettin yıldız" ın söylediklerini analiz edersek. "5 yaşında kızın erkeklerin yanına çıkmaması" cümlesi ne kadar dehşet bir anlama geliyor farkında mısınız?
  • ifade özgürlüğünün esamesinin okunmadığı ülkemizde, " 6 yaşındaki çocukla evlenilebilir" diyerek ifade özgürlüğünü kullandığı iddia edilen şahıs. sadece o cümleyle bile o çocukların bedensel, ruhsal ve psikolojik bütünlüklerine ve yaşama haklarına kast edilmektedir. üstelik bahsi geçen bu ardarda dizilmiş kelime yığını, türkiye'nin de imzacısı olduğu birleşmiş milletler çocuk haklarına dair sözleşme'deki maddelerin de pek çoğuyla çelişmektedir.

    `http://m.t24.com.tr/…ifade-ozgurlugu-sayildi,406556`

    (bkz: sosyal doku vakfı)
  • bugün yine kadınlara nefret kusmuş, kadın düşmanı varlık.
    kadınlara hakaret eden, kin kusan, hedef gösteren bu varlık hakkında niye işlem yapılmıyor.

    "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" bunun gibi reziller için niye geçerli olmuyor!!.

    not: merak edenler için; http://www.mynet.com/…tin-en-buyuk-sorunu-3127289-1