şükela:  tümü | bugün
  • kendisine karşı dürüst olan bireylerin itiraf etmekten çekinmeyeceği duygu durumu.

    gelin itiraf edin. şurada biz bizeyiz. kimse nuri bilge ceylan filmlerinden hoşlandığımız için cannes festivali‘nde bize ödül vermeyecek. survivor izlemekten kaçıyoruz diye de kimse bizi alkışlamayacak, kimse hep bir ağızdan adımızı haykırmayacak.

    aşırı sıkılıyorum nuri bilge ceylan filmlerini izlerken. tüm hücrelerimle sıkılıyorum. öyle sıkılıyorum ki; eğer can sıkıntısı duygusu bir insan suretine bürünse o kişi nuri bilge ceylan olurdu. diyalog yok yahu. tamam sanatsal manatsal ama sırf uzun metrajlı film çekmek için saatlerce sağı solu çeken ‘çoklu makaracılar’ döneminde de değiliz. charles tait ‘the story of kelly gang’ i çekeli bir sürü şey değişti dünya sinemasında. ‘potemkin zırhlısı’ da sanatsal ama günümüzde kim oturup da izler? artık iyi bir film-senaryo, diyalog içermek zorunda birader.

    oysa survivor‘daki ada manzaralarını, yarışları, karakterler arasındaki ilişkileri gözlemlemek son derece ilgi çekici. maalesef zaman bulamıyorum onu izlemeye. sadece hafta sonu yarış kısımlarını izleyebiliyorum. çünkü iş dönüşü çok yorgun oluyorum ve kendime zaman ayırabildiğimde o zaman bir şeyler okuyabilmeye anca yetiyor. kendimi övdüğümden de değil yani; okuduğum şeyler kurgusal romanlar, beat kuşağı, biyografiler falan filan. demek istediğim şey, zamanım olsa hunharca izlerdim o programı. william burroughs‘un saatlerce sabit bir noktaya baktığı gibi saatlerce survivor izlerdim.
  • haluk bilginer izlemektense turabi'yi tercih ederim demek gibi. bir gülme geldi düşününce evet.
  • bu beyan günümüz türkiyesi insanının kısa bir özetidir adeta.
  • çalışıp,emek harcayıp bir yerle gelmektense torpille,çalarak çırparak yükselenlerin ülkesinde tercih edilir.
  • nbc'nin sadece filmlerini değil, filmlerinin kamera arkalarını da zevkle izleyerek bir morona dönüştüğümü ıtiraf ettiğim başlıktır.
  • nuri bilge ceylan’ın yalın gerçekçiliğindense vasıfsız bir organizasyonun sahtelik ayinini tercih etmektir.
    fotoğrafçılığından beslenir nuri bilge, her sahnede kadrajı ustalıkla yerleştirir. tablo gibi seyrettirir filmini, temayı tablo gibi döker önünüze. diyalogları az ve yoğundur. mukayese yetinizi kullanmanızı ister. film sonunda düşündürür, sorgulatır, hayatla yüzleştirir.

    düşünmeyi sevmiyoruz gerçi, öyle ya...
  • hayatı boyunca çehov okumadığı belli olan kişi tercihi.
  • bu tercihi yererek egosal elitlik kazanmaktan öte diyebileceğim tek şey sanat yapıtının toplumun genel beğenisine yönelme gereği duymamasıdır. bak burdan ayrı bir polemik konusu doğadabilir. şu ki. ınsan kendini farklı hissetmek için genelin beğenisini bir nevi teğet geçeçek sanatsal estetik standartı belirler ve bu standartta yapıtları beğenenlerin oluşturduğu oldukça sanal gruplara dahil olarak dahil olma ve farkli olma isteğini tek taşla doyurur. doyurur mu gercekten bu ayri soru lakin sanat popüler olmak zorunda değildir bu da bu sınıflandırıci başlıga cevabımdır.
  • ya arkadaşım ikisini de izle olmuyor mu? ya da daha farklı bir şey söyleyeyim, hangisini seviyorsan onu izle. survivor izlemeyi tercih edenlerin, izlememeyi tercih edenleri elit diye aşağılamaları; izlemeyenlerin izleyenleri cahil diye küçümsemelerini geçti.
  • nuri bilge' yi seven biri olarak oyle her zaman izleyemem valla. bi kere kafam rahat olacak, vaktim rahat olacak. kalite iyi olacak efendime soyleyeyim biralarim hazirda olacak. zaten hepi topu kac nuri bilge ceylan filmi var ki? bu keyfi ziyan etmemek lazim. bu sebeple bazen cerez niyetine arka planda survivor acik olsa insanlari anlayabilirim. bu survivorin çöp oldugu gercegini degistirmez tabii. ona yeglemek demeyelim de sansa tv actiniz ve denk geldi diyelim.

    olm bu survivor televizyonda yayinlaniyor zaten. bombok bir sey bu televizyon, hic izlememek en iyisi.