şükela:  tümü | bugün soru sor
  • nuri bilge ceylan’ın sinemasını “üç maymun ve öncesi” ve “üç maymun ve sonrası” olarak ikiye ayırmaktayım. iki dönemi de seviyorum. yalnız şöyle bir ayrım yapıyorum. üç maymun öncesi dönemi nuri bilge ceylan'ın her anlamda toyluk dönemi. (bkz: uzak)'ı sadece üç kişiyle çekmiş; iklimler'i ise altı kişiyle. bu filmleri yaparken festivaller de adı anılıyor ama neredeyse filmlerinin her alanında daha gerilla taktikler uygulayarak bitiriyor eserlerini. üç maymun da buna dahil. bu sebeplerden dolayı üç maymun ve öncesi dönemini daha minimalist buluyorum ceylan’ın.

    sinemasında sonraki dönem ise tam manasıyla (bkz: bir zamanlar anadolu’da) filmi ile başlıyor. filmlerinde yine bildiğimiz o biçim mevcut fakat enteresan olan bu sefer filmlerinde ki neredeyse her karakter için çok usta veya çok popüler oyuncularla çalışmış olması. artık her filminde çok kaliteli bir set ortamı, çok kaliteli bir prodüksiyon görüyoruz ve sanırım artık sırtını dayadığı kaliteli prodüksiyona güvendiği için diyaloglar üzerinden yürütüyor filmlerini (malum, eski röpörtajlarında filmlerinde ses konusunun kendisini korkuttuğuna her daim dem vurmuştur).

    bir zamanlar anadolu’da ve ondan sonra çektiği diğer filmlerine baktığımızda artık sinemasında diyalog büyük bir yer tutuyor ve filmleri artık eskisi kadar gerilla veya minimalist diyebileceğimiz tarzda filmler değiller.
  • birkaç filmini izlediğim yönetmen;

    -bir zamanlar anadolu’da : aklımda kalan taner birsel’in muazzam oyunculuğu. gerçi kendisi ilk defa devrim arabalarında dikkatimi çekmişti orada da döktürmüştü. beni en etkileyen 2 sahne muhtarın evinde ki yemek sahnesi,çok gerçekçiydi çok doğaldı. ve otopsi sahnesi... morg çalışanının kaygısızlığı vs. burada bir not düşmek istiyorum oyuncu performansı kadar yönetmenin istediği oyunu alma kabiliyeti de önemli ve bu konuda nuri bilge ceylan çok başarılı, tecrübeli oyuncuları bile düşünmeye sevk eden onların sınırlarını zorlayan bir yapısı var. bunun sebebinin sanırım kendi kafasında “bu karakter böyle bir laf eder mi ? bu hareketi yapar mı ? ne tepki verir ? “ düşüncesi daha ön planda. youtube da nbc’nin yayınladığı film arkası görüntülerde nbc’nin oyunu oyunculardan nasıl kanırta kanırta aldığını görüyoruz. bir çok kişinin söylediği gibi sinema eğitimi alanlar için adeta bir okul niteliğinde.

    kış uykusunda yukarıda belirttiğim gibi haluk bilginer ve demet akbağ gibi tecrübeli oyunculardan bile daha üst seviyede performans almış. sınırlarını zorlamış, ortaya güzel bir iş çıkmış. bugünün popüler dizi oyuncularını bile filminde oynatsa iyi oyunculuk alır.çoğu kişiye hitap etmeyebilir zira filmlerinde durağanlık söz konusu fakat ben severek izliyorum fotoğrafik çekim açılarını beğeniyorum.ahlat ağacını da büyük bir merakla bekliyorum.
  • metis yayınları’ndan mayıs 2018’de yayımlanan, bülent diken, graeme gilloch ve craig hammond imzalı, “türkiyeli bir sinemacının küresel hayal gücü” alt başlıklı kitap.

    kitapta yöntem olarak, nbc’nin koza’dan kış uykusu’na kadarki filmlerinin her biri ayrı ayrı beş ana tema üzerinden incelenmiş. örneğin koza için bu temalar (ve kitaptaki alt başlıklar) “kökenler”, “belki”, “yas”, “imagolar” ve “oyun”.

    giriş yazısında da belirtildiği gibi, “kitap boyunca imgeler ile fikirler arasındaki karmaşık ilişkiye” odaklanılıyor. bu durum bazı noktalarda bence “ne kitabı okuyorum ben?” noktasına varabiliyor.

    örneğin kış uykusu bölümünde yer alan şu cümle bence talihsiz bir örnek: “marx’ta değer yasasının metalar arasındaki denklik ilişkilerini yöneten soyut bir yasa olarak, içkin denklik ilişkilerinde aşkın bir uğrak olarak işlenmesinin nedeni budur.” neden bahsediyorsunuz?

    buna rağmen genel olarak keyifli bir okuma vadeden, özellikle nbc/modern türk sineması meraklıları için tavsiye edilesi, nbc’nin hak ettiği emek ürünü bir eser.