şükela:  tümü | bugün
  • arap alevileri
  • bir rivayete göre, nusayri adını 11. imam hasan el askeri'nin müridi muhammed bin nusayr'dan almışlar.
    başka bir rivayete göreyse 2. halife döneminde hz. ali yandaşı olan bir kısım askere yandaş anlamına gellen nasara-nüsra adı verilmiş ve isim zamanla belli bir çevrede yaşayan tüm insanlara ortak ad olmuş.
  • türkiye'de özellikle mersin, tarsus, adana, iskenderun, antakya, ve samandağı çevresinde yaşayan nusayriler islamın beş şartını kendilerince (kendi kuralları uyarınca) yerine getirmekte, kıyamet günü ve ruh göçüne inanmaktadırlar. (bunlar nusayrilerin kendilerini anlatırken kullandıkları sözcükler, fakat nusayrilikle ilgili tartışmalar sürmekte.)
  • turkiye'de dogu akdenizde yogunlasmis olan aleviler
  • (bkz: fellah)
    (bkz: arap usagi)
  • recai kutan'ın inançlarını sapık bir alevi anlayışı şeklinde tarif ettiği cemaat.
  • en yogun bulunduklari bolge, suriye'nin akdeniz kiyilari, ozellikle de lazkiye'dir.
  • suriye'de iktidari elinde tutmaktadirlar.
  • her ailenin ayrı bir bayramı olduğunu,bayram gününü kendilerinin belirlediğini ve o tarih gelince eş,dost,akrabalarını davet ederek kutladıklarını biliyorum...hoş ve ilginç...arap alevisi antakya'lı bir arkadaşım anlattı ordan şeyettim ben de...
  • hatay merkezli ancak tek bir merkeze bağlı olmayan inananlar. inanışlarında hızır aleyhisselâm, hıdır, hızır nebi, hızır ilyas gibi isimlerle anılan hızır büyük yer tutar.
    "aleviliğin bir kolu olan nusayrilik, 11. imam hasan askeri’nin öğrencisi ve yakın dostu ebu şuayb muhammed bin nusayr el-basri en-nümeyri (öl. h. 270, m. 883) tarafından ix yy. da kurulan; abu abdullah al-huseyin ibn hamdan al hasibi (öl. halep 957/58)3 tarafından geliştirilen, islâmiyet’in bâtıni yorumuna, tasavvufa, tenasüh (ruh göçü; métempshychose), hulûl (réincarnation) nazariyesine, ehl-i beyt sevgi ve saygısına dayanan bir inanç sistemidir."

    "nusayrilerin kutsal metinlerinde, özellikle kitabu’l mecmu al-a’yâd’ta deliliyle delil olan, kudretiyle zahir olan, hikmetiyle batın olan, zatı ile zatına icabet olunan, sıfatıyla ismine muhatap olan, gizliliklerin sırlarını bilen; iyilik, doğruluk, ilim ve irfanla gönülleri aydınlatan, nurları görünür kılan, her nura isim, her isme mekân, her mekâna bab kılan, babı irşad eden mürşidlerin mürşidi, arılar emiri ali ebu talib, bilgi kaynağının hazinesi ve evliyaların serçeşmesidir.

    nusayri üçlemesinde ayn-mim-sin (a.m.s.) sırrı, mânâ anlamına gelen ayn, her zaman ve her yerde hazır ve nazır olan hz. ali’yi; isim anlamına gelen mim, peygamber muhammed’i; bab (kapı) anlamına gelen sin ise peygamberin sahabelerinden, ali’nin yoldaşı ve sırdaşı, kırklar meclisinin hizmetkârı ve fütüvvet’te (ahilik’te) berberlerin piri sayılan selman-ı pâk’ı simgeler. birbirini tamamlayan bu üçlü nazariye, halk arasında şu deyimle de ifade edilir: kapıya doğru yönelirim, ad önünde eğilirim ve mânâ’ya taparım.

    nusayri alevilikte, ali-muhammed-selman üçlüsü, ehl-i beyt beşlisi ve on iki imam sevgi ve saygısı dışında, ebû zerr al-gifari, mikdat bin esved al-kindi, abdullah bin revaha el-ensâri, osman bin maz’un el-cumahi, kanber ed-devsi gibi beş eytam-ı hamse’ye (yetim; tek ve eşsiz örnek sahabeye) de önem verilir."

    http://www.hbektas.gazi.edu.tr/…i_34/10gulcicek.htm