şükela:  tümü | bugün
  • https://www.facebook.com/…n/posts/10159632447330478

    şimdi her şeyden önce abd'de yaşıyorum bilmem kaç yıldır, sıkça pahalı fine dining restoranlara gidip çekinmeden para baymışlığım vardır.

    fakat amerika'da böyle bir kültür yok arkadaş. bill gates'in sürekli gittiği en pahalı steakhouse'a da gitsen vereceğin hesap max 300$ falan civardır. keza abd'deki 3-star michelin restaurant'lar da aşağı yukarı bu şekildedir.

    onu geçtim en pahalı steakhouse'a da gitsen kola normal fiyatına satılır. paket bişey alırsan buna kebapçının ayrandan yaptığı kazığı yapılmaz. bu ülkenin kültüründe yok arkadaşım...

    fikir vermek adına: abd'de normal yemek fiyatları ise tek kişilik yemek makarna, chinese, thai falan yapan yerlerde kişi başı 10-15$'dir. (yani lirayi al dolarla degistir o hesap.)

    ama nusret nusretliğini yapmış yine...

    adam gidip 15 dolara ispanak satip 1400$ lik hesap getirtmiş. tebrikler!
  • 1 porsiyon sasligin $70 oldugu fis uzerinden sanki bir kisilik heap $1400'miscasina cikarim yaparak ulasilan yanlis kanidir.

    3-star michelin restaurant'ta bile oyle degil diyenleri en dusuk $240'dan baslayan fix menusu ile thomas keller'in french laundry'sinde yahut kisi basi $210'dan baslayan quince'te yemege davet edebiliriz.

    nusret kisi basi $250 eder mi etmez mi bilemem hic gidip yemedim, ama 'bu fiyat amerika standartlarinda bile yok' yaklasimi kusura bakmayin da biraz gulunc.
  • premium content'in satış mantığı budur zaten. maliyeti üzerinden hesap yapmazsın. oraya gitmenin yemek yemekten farklı bir anlamı olmalı.

    özellikle kapitalizmin çok sevdiği "herkesin yapamadığını yapma" ayrıcalığı ve belirli bir zümreye ait olmak bu konuda başı çekiyor. bunu sağlamak için de en kolay yol yüksek fiyat.

    max 15-20 dolara üretilen ayakkabı ve t-shirtlerin 200 dolara satılma mantığı da budur. marka kişinin alım gücünü temsil eder. ben bunu alabiliyorum, ben bunu yiyebiliyorum işin sonu yine "çünkü zenginim"e çıkar.

    bu ilk aşamadır. parası olanla olmayanı çat diye ayırır. ikinci aşamada artık entelektüel birikim ve ilgi alanlarıyla insanlar "ben buradayım" derler. "ben farklıyım."

    amerika'nın kültüründe o olmasa bile kapitalizmin doğduğu topraklar bunu kolayca sindirecek ve marka olmanın ekmeğini nusret yemeye devam edecektir.

    allah, nusret'e gidip stories üstüne stories attırıp bir telefona üç maaşını gömenlerden etmesin.

    amin.

    edit: bikaç yazım yanlışı düzeltildi.
  • kazık olduğu bilgisi şu sıralar nyc sakinlerine iletiliyor:

    https://www.independent.co.uk/…-price-a8176311.html

    canın ister $130 steak'e para verirsin. mesela eleştirmenin biri gitmiş vermiş: https://nypost.com/…e-salt-baes-leathery-130-steak/ -- $130'ın karşılığında şunu almış: https://twitter.com/…ozzo/status/956199908859699200

    aynısını sizzler'da $15'a yiyebilirsiniz.
  • fişte gözüme ilk çarpan bae tomahawk oldu. fiyatı tam 275 $ olan bu et neymiş diye google'dan arattım şöyle bir sitede ne olduğunu öğrendim. antrikotun kaburga kemiğinden sıyrılmamış hali işte. çok lezzetli oluyormuş böyle kemikli olarak pişince.

    artık ilerde zengin olunca yapılacak ufak şımarıklıklar listesine bu eti yemeyi de ekleyebilirim

    (bkz: tomahawk steak)

    edit: link düzeltildi.
  • "newyorklulara ucuz et yedireceğim" diye bir iddiası olmadığına göre bütün şubeleri gibi oranın da kazık olması normal.
  • yahu gözünüzü seveyim türkiye de fine dining yok, o yüzden bahalıysa iyidir mantığına karışmış görgüsüzlük var ve nusret gibi işler yeteri kadar desteği varsa tutuyor, aynısı dubai için de geçerli. bunu fine dining kültürü olan bir ülkede yediremezsiniz, çünkü sadece para verip avamdan ayrılmaksa yüzlerce yer var gidersin, bizde de var milletten uzaklaşmak için gidebileceğin fiyatları yüksek, kapısında gazeteci barındırmayan yerler, üstelik sundukları deneyim nusretin on katı.
    yemek kültüründe de fiyatın pahalı olması işin fiyatı hak etmemesiyle ilgilidir, 200 dolar bir yerde pahalıyken diğerinde normal gelir berikindeyse ucuz gelir, iş tamamen deneyimle ilgili.

    ha amerika'da da bizdeki kadar görgüsüz olduğunu tahmin ediyorum bir süre daha salt bae ayağına gider sonra ya fiyatları aşağı çekerler ya da kapatmak zorunda kalırlar diye tahmin ediyorum.

    nusret ne yapıyor, doğru et seçip, standart soslarla et kızartıyor arkadaş, yaptığı iş bu adamın öyle veya böyle. sadece teknik olarak bile french laundry ile karşılaştırma kabul etmez, deneyimi saymıyorum bile. dünyanın en pahalı restoranlarından biri fat duck, adamların restoranında 42 sandalye var, 80 kişi çalıştırıyorlar ve menüleri 17 farklı tat ve deneyimden oluşuyor maliyeti şarapla beraber 400 pound, evet rakam olarak bakınca çok pahalı fakat sadece bu deneyimi bir kere yaşamak için gidilir ve fakir halimle bana pahalı gelmiyor. öte yandan kızartılmış et yemek için verilen bu paraları aklım alımıyor almayacakta.

    adamın türkiyedeki tek tutar tarafı pahalı olması, orada da aynı işi deniyor göreceğiz bakalım yiyecek mi?
  • bir şeyde de bir türk pahalı olsun, nedir bu eziklik. kazıksa kazık. dünya markası mı, evet, sosyeteye hizmet veriyor mu, evet, adamlar gidiyor mu, evet.

    anything going in or out for you?

    e ne diyim kardeşim sana şimdi.
  • nusret'in fiyatlarini michelin yildizli restoranlarla karsilastirip "bu fiyatlar amerika standardinda normal diyenleri gostermis oldu bize. new york post makalesinde bile acik acik diyorlar ki "ripoff" hani kazikci.

    bak arkadasim, nusret steak house isi yapiyor. michelin yildizli restoranlara ise insanlar apayri bir deneyim icin, yeni lezzetler kesfetmek icin gidiyor. o yuzden $135 bir steak icin ucuk bir rakamdir abd standarlarinda. burada kimse aptal degil, en baba yerde 50-60 dolara yiyecegi ete kimse 135 dolar bayilmaz.

    new jersey'e gelip guzel bir steak yemek isteyenler icin tavsiyem: roots
  • yahu adam burda gunde 500-1000 kisi cekiyor eksicim gelmis pahali diyor, degil arkadas fiyatlari bir iki sey haricinde gayet yerinde.