şükela:  tümü | bugün
  • sözlük ne kozmopolit yer lan diye düşündürten başlık. burada intihar bombacılarının, kafa kesenlerin, şeriatçı teröristlerin bile seveni var. sempatizan arkadaşlar şu başlıkta yazdıklarının bazılarını amerikada fln yazsa muhtemelen eve fbi'nin gelmesi maksimum 5 ile 10 dakika arasında bir zaman alırdı.
  • şakirtler "ha bugün, ha yarın esad'ı devirecekler" derken esad bir taraftan, kürtler bir taraftan ellerine ağızlarına vermiştir bunların. pek de güzel etmiştir.
  • el sikiyle girmeye çalıştıkları gerdek götlerinde patladı patlayacak. dilerim yeryüzündeki bütün islamcı çetelerin sonu böyle olur.
  • hepsinin tek tek gebermesinin insanlık icin faydalı olacağı inancındayım.

    bir insan düşünün tek amacı öldürmek. bu eylemi kafa kesmek ve yargılamadan kurşuna dizmek, cok sinirlendiyse düşmanın gögsünü kesip kalbini yemek şeklinde yapıyor.
    bu adamların getireceği düzenin, özgürlüğün, sosyal hayatın afedersiniz ta amına koyayım. gebertsinler valla üzülürsem namerdim, sonra beşşar esad cok rereroro, adam haklı hıamına.
  • dikkatimi çeken bir şey var, suriye ve baas karşıtları tarafından heyecanla savunuluyor. çünkü suriye ordusu'na karşı en şiddetli direnişi bunlar yapıyormuş, "şebbiha'ları" bulup kesiyorlarmış vs. öso gibi çekingen değilmiş, çok koordineymiş, aynı anda hem rusya, iran, ırak, abd, israil ve tabii suriye'yle savaşıyormuş. günden güne büyüyormuş, umudun adıymış, kahramanlık videolarıymış. edebiyat, laf, hikayeler(miş)...

    klavye başındaki cihadistler, nusra'nın you tube'daki infazlarını izleyip izleyip gaza gelen cahilller. +18'likten ziyade bu tip görüntüleri paylaşmaktan kaçındığım için size kamyon kamyon nusra cesetlerini göstermiyorum.

    anlattığınız o "kahramanlık hikayeleri" aslında yok.

    ama kamyon kamyon cesetler var.

    şehrin ortasında intihar edip, değersiz bedeni ve ruhuyla beraber yüzlerce insanı, çocuğu, anneyi, babayı, kardeşi, sevgiliyi paramparça eden katil sürüleri var.

    alevi olduğu için kent meydanında kurşuna dizdikleri insanlar var. bunu kendileri söylüyor ben değil, insanların cezalarının infazlarının gerekçesini duyururken "bu nusayriler" ifadesinden başka bir şey kullanmıyor.

    alanen alevi, hıristiyan, dürzü karşıtı ırkçı-şeriatçı sürüler...

    sizin göstermek istediğiniz gibi bir suriye yok.

    kamyon kamyon nusra cesetleri, sokak sokak insan ölüleri var.
  • bu adamlar şam ve halep'te bombalı saldırılar düzenleyip sivilleri öldürdüğünde sözlükteki şakirtler ve dsip üyeleri "el nusra şam yönetimi tarafından, muhalifleri karalamak için destekleniyor" deniliyordu. şimdi abd bunları terör listesine alınca, suriye ulusal konseyi, müslüman kardeşler, özgür suriye ordusu, suriye muhalif ve devrimciler ulusal koalisyonu tarafından "hepimiz el nusra'yız" açıklaması geldi.

    george sabra (suk), muaz el hatip (smdk) ve faruk tayfur (müslüman kardeşler) ise abd'yi kararını yeniden gözden geçirmeye çalışıyor.

    peki bu onursuzlar çıkıp, "biz o zaman götten sıktık, yalan attık, uydurduk" derler mi... demezler, onlarda gram onur, gram haysiyet yok.
  • ahmet davutoğlu el nusra dostumuzdur demişti geçenlerde.

    bu da kankasının koyduğu video https://www.youtube.com/watch?v=mcxhlqqet4i&

    izlemeyecekler için özet:

    ırak- suriye uluslararası yolda kontrol noktası kuran el nusra, yoldan geçen suriye plakalı 3 tırı durdurup kimlik kontrolü yapıyor. sonra alevi misin, sünni misin diye soruyorlar,aleviyiz cevabını verdikleri takdirde öldürüleceklerini bilen şoförler sünniyiz cevabını veriyorlar. bunun üzerine şoförlere "sabah namazı kaç rekattır?","öğle ve akşam namazları kaç rekattır?" diye sırayla soruyor, şoförler cevap veremeyince kurşuna diziyorlar.

    videoyu izlemesine rağmen akp destekliyor diye el nusrayı dost bilmeye devam edecek, hatta sünnilere bok atmak için esadın senaryosudur diyecekler mutlaka olacaktır. ancak merak ediyorum, kaçınız sabah, öğlen, akşam namazlarının kaç rekat olduğunu biliyor acaba?

    henüz türkiye o hale gelmedi ama zaman çabuk geçiyor, şimdiden öğrenin, mazallah sünni olduğunuz halde o aleviler gibi bok yoluna gitmeyin. sonra teşekkür edersiniz bu laikçi kardeşinize.
  • modern haşhaşin.

    bunlar o derecede manyak ve psikopattırlar ki, ölmek umurlarında değildir. zira onları cennette bekleyen sayısız nimet vardır. ve hak(!) yolunda çarpışmaktadırlar.

    çok değil, bir veya iki aya kadar çok sevdikleri allahlarına ve cennete kavuşacaklardır. şu an savaştıkları birlikler geçen yıl kurulmuş ypg ve el ekrad birlikleridir, dolayısıyla tecrübesizdirler. bu tecrübesiz birlikler bile bu gerizekalılara bu kadar kayıp verdirebiliyorsa, pkk'lilerin olası bir müdahil olma durumunu düşünemiyorum bile. fkgkdflgdfgd biri bu çatışmaların devamı kandil'de olsun falan demiş. tabi ki öyle olacak. hatta tabela falan da yaptıracakmış murat karayılan; "kandil dinlenme tesislerine hoş geldiniz" diye.

    neyse ben konuştum bahozla da, hpg'nin işi yokmuş. gelsinler dedi.

    velhasıl, ciddileşeyim. ne diyorduk?

    ciddi manada iki ateş arasında kaldı bu sakalını yediklerim. güneyde esad, kuzeyde kürtler. sanıyorum ki bu sefer kesinlikle sıçtılar.

    tel abyad'da yaptıkları ise kürtleri korkutmadı, daha fazla nefret etmelerini sağladı sadece. kendi elleriyle idam fermanlarını imzaladılar. kürtler bu çatışmalar ile birlikte artık ortadoğuda önemli bir aktör haline gelme şansını iyice yakaladı. yani bu fırsatı kesinlikle değerlendireceklerdir. gerçi niye 3. çoğul kişi zamiri kullandıysam. değerlendireceğiz.

    sözün özü;

    bu şeriatçı psikopatları artık allah bile kurtaramaz.
  • nusra cephesi, suriye'de en az halk tabanına sahip oluşumlardan biri.

    savaşçılarının büyük bölümü libya, çeçenistan, afganistan gibi bölgelerde gerilla savaşı tecrübesi edinmiş profesyonel cihadçılardan oluşuyor. oldukça organizeler ve düzenli bir ordunun bunlara karşı kısa vadede başarı kazanması mümkün değil.

    savaş taktikleri daha çok "savaşmadan ağır zayiat verdirme" üzerine kurulu. bu nedenle düzenli ordu birliklerinin olduğu bölgelere karşı araçlar ve canlı bombalarla büyük saldırılar düzenliyorlar. bununla eş zamanlı olarak bölge halkını sindirmek için şehir içlerine havan saldırıları gerçekleştirip, suriye rejimi tarafında olanları kafa keserek öldürmek ve bunu sergilemek gibi korku eylemlerinde bulunuyorlar.

    korku eylemlerinin yanında, halkın sempatisini kazanma amaçlı "hizmet" çalışmaları da var. örneğin öso'nun elindeki suriye semtleri sefaletten kırılırken, nusra'nın elinde bulunan semtlerde fırınlar çalışıyor, sokaklardaki çöpler bile toplanıyor. getirdikleri şeriat yasalarına uyduğunuz sürece nusra'nın elindeki bölgelerde günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.

    ancak, yaklaşık 6 ay önce başlayan suriye rejiminin süpürme harekatı sonrasında zaten "korumalığını yaptığı" öso ile birlikte ellerindeki önemli yerleşim merkezlerinin büyük kısmını kaybettiler. bu ağır saldırılar aynı zamanda nusra'nın "savaşçı" miktarını da önemli oranda azalttı. bu nedenle pakistan ve afganistan el kaidesi'nden yakın zamanda yaklaşık 1.500 kişilik bir takviye almak zorunda kaldılar. bu takviyenin suriye'ye türkiye üzerinden girdiği iddia ediliyor.

    2 yıllık süreçte artık gerilla savaşını öğrenmiş olan suriye ordusuna karşı halep-idlip-humus hattında elindekileri bir bir kaybetmeye başlayan ve deyim yerindeyse "kırılan" nusra cephesi, bir yandan burada direnişini sürdürmeye çalışırken, diğer tarafta "rejimle işbirliği içinde olduklarını düşündüğüm" kürt muhaliflerle de çatışmaya girmek durumunda kaldı.

    ancak türkiye sınırındaki kürt bölgesinde gerçekleştirilen savaş, nusra'nın alışık olduğu bir çatışma değil. karşılarında karakolları, kışlaları, yerleşik kontrol noktaları olan düzenli bir ordu değil, kendileri gibi savaşan gerilla güçlerini buldular. hem bu nedenle, hem de sayıca yetersiz oldukları için, suriye ordusu'nun elinden birkaç haftalık çatışmayla kolayca aldıkları res'ul ayn'ı sadece 2 gün içinde ağır kayıplar vererek kaybettiler. yetmedi, asla esir düşmeyen nusra savaşçıları, komutanlarına kadar esirler verdi.

    şunu açıkca belirtmek gerekir ki, nusra'nın hem suriye ordusu, hem de kürt muhalifler ile aynı anda çatışabilecek ve bunu sürdürülebilir kılacak gücü bulunmuyor. hele ki türkiye sınırında kürt gruplara karşı üstünlük sağlayabilmeleri mümkün değil.

    nusret cephesi, bir karar vermenin arefesinde malesef. ya hem suriye ordusu'na karşı kayıplarını telafi etme amacıyla çatışmayı sürdürecek, yahut geri çekilip güçlerini türkiye sınırındaki görece daha güvenli alanı korumak için kullanacak. fakat türkiye sınırına çekilmesi veya güçlerinin önemli bir bölümünü sınırdaki alanları korumak için kaydırması, esad'ın tüm şehirlerde kontrolü sağlayıp bütünüyle üstünlüğünü sağlaması anlamına geliyor.

    2 yıl önceki "halk muhalefeti" artık minimize olup yok olmaya yüz tuttuğu için bu bölgeleri esad'tan tekrar geri alma imkanı bulunmuyor. ya ellerindekini korumak için direnecekler ve direnirken yok olacaklar, ya da kürt muhalefeti ile anlaşma yoluna giderek türkiye sınırındaki hakimiyet kavgasına son verecekler.

    eğer nusret cephesi kürt muhalefeti ile anlaşır ve sınırdaki egemenlik savaşını en azından bir süreliğine erterlerse, daha güneydeki suriye rejimi ile olan savaşını sürdürebilir. ancak, bu sürekliliği sağlayabilmek için türkiye üzerinden lojistik ikmal yollarının açık kalması gerekiyor. eğer bu ikmal yolları kapanırsa, sadece birkaç hafta içinde savaşı bütünüyle yitirirler.

    yani nusret cephesi ne yapıp edip türkiye sınırındaki kürt muhalefeti ile olan sorunun çözmek durumunda. bunu savaşarak yapmaya kalkarsa, güney'de esad'a kaybedecek. anlaşma yoluna giderse, yine bir şekilde sınırı kürt gruplara emanet ederek "güvenliksiz" bir durum içine atacak kendini.

    yazımın baş kısmında belirtmiştim. ben, esad rejiminin 2 yıldır hiç savaşmadığı ve güle oynaya güçlerini geri çektiği haseke eyaletinde, kürt muhalefeti ile anlaştığını ve sınır bölgesini geri alma görevini onlara verdiğini düşünüyorum. bunu sağlamak için iç savaş sonrası oluşacak yeni suriye'de kürtler'e özerkliğe varan geniş haklar vadettiği bir sır değil. bu pazarlıklar uzun zamandır sürüyordu ve sonunda, esad sınır boyları dışında kontrolü ele alıp iyice güçlendikten sonra pyd harekete geçerek rejimle ortak geliştirdikleri planı uygulamaya başladı.

    tüm bu anlattıklarım ışığında; nusret cephesi öyle 500 kişilik, 1000 kişilik gruplarla artık tal abyad'a, res'ul ayn'a saldıracak durumda değil. buna gücü yok. şahsi kanaatim, yıl sonuna kadar suriye rejiminin ülkede kontrolü tümüyle eline alacağı yönünde. nusret cephesi de bu süreç içinde ya savaşarak kendini bitirecek, ya da cihadçılar birer ikişer pakistan'a, libya'ya, afganistan'a dönerek "kazanabilecekleri" bir mücadele için savaşmaya devam edecekler.

    edit:
    son haberlere göre gemileri yakmış görünüyorlar. aynen yukarıda anlattığım biçimde, esir düşen komutanlarını teslim alma sırasında, bir elçinin kafasını halkın gözleri önünde keserek "korku" yaratma taktiği uygulamışlar. stratejik olarak bundan daha kötü bir karar alınamazdı, kendilerini gereksiz yere iki ateş arasına soktular.
  • hurdalıkta boşluğa ateş ederken çektiği görüntüleri yayınlayıp havaalanı ele geçirdik diye millete yutturmaya çalışan, kepaze olmuş gerici terör örgütü.