şükela:  tümü | bugün
361 entry daha
  • parasızlıktan eğitimini tamamlayamamış, fakirmiş, tırnakları ile kazıyarak gelmiş...

    1989 da yetim kalmış parasızlık ne demek bilen hatta çok iyi bilen biri olarak şunu diyebilirim ki insan parasızsa değil arjantin, adb şehir dışına bile gidemiyor. o amına koyduğumun pasaportunu çıkartacak parayı bulamıyor. parasızsan yanında insan olmuyor. nereye gidiyorsun bir gün kafana esip amını siktiğimin? nereye gidiyorsun?

    yaklaşık 10-12 yıl önce cebimde sigara alacak para yok, bu yüzden paketteki sigaralar bitmesin diye sigara tüketimimi baya azaltarak çalışıyorum. gün sonu oldu işten çıktım dolmuş durağına gittim. yağmur ciseliyor, yanımda şemsiye yok ağaç altında beklersem kuyrukta bekleyenlerden bana sıra gelmez o yüzden ıslanmak pahasına sıraya girdim. fırsat buldukça diğer şemsiyelerin altına giriyorum. neden sonra dolmuş geldi. huyumdur binmeden parayı çıkartır hazır ederim, dolmuşun kalabalığında aramaktan hoşlanmam.

    parayı arıyorum yok. cüzdan boş, cepler boş. yanımda 5 kuruş para yok. insanlar geçebilsinler diye kenara çekildim. arıyorum, baktığım ceplere bir daha bakıyorum yok.

    evim 4 km kadar ileride ama yüksekte rampa çıkıcam daha önce defalarca yürüdüğüm yol sorun değil ama yağmur olmasa. yada şemsiyem olsa. yürüdüm, donuma kadar ıslandım para evdedir diye yürüdüm. ekmek bile alamadım. ve eve vardığımda para evde de yoktu. 5 gün kadar beş parasız yaşadım. markete sigara yazdırdım (bir dönem yerden izmarit bile topladım) evdeki malzeme ile karnımı doyurdum ve o yolu yürüyerek işe gittim geldim. bunun gibi yüzlerce hikayem vardır.

    elime geçen bir çok fırsatı parasızlıktan kaçırdım. hiç bir zaman kafama esti diye bir yere gidemedim. ki bu yer kıtalar arası seyahat türünden arjantin abd değildi. hayalini bile kuramadım. ya taşşak mı geçiliyor? fakir ailenin 5 çocuğundan biri ki parasızlıktan okuyamamış zavallı arjantine gidiyor? alay mı ediyorsunuz lan!
  • bugüne kadar uyuz olduğum kişi. eti çok pahalıya sattığı için ve kıro olduğunu düşündüğüm için uyuz oluyordum. bugün ise kendisiyle yapılan bir röportajı okudum. anne babası okuma yazma bilmiyormuş. parasızlıktan 6. sınıfa kadar okuyabilmiş. şu an ise bütün dünya nusret'i konuşuyor. büyük bir başarı hikayesi. nusret'i sevmeye başladım. insanların azmedip çalışınca herşeyi başarabileceğini kanıtladı.
  • yurt dışına gidip kendini geliştirmesi de gayet vizyonludur ve evet bir başarı hikayesidir.

    gelelim saltbae meselesine, orada evrensel bir durum var. o da yaptığınız bir esere son rötuşu vermek, final touch yani. kareografik olarak da dikkat çekti ve ikonik olduğu için de insanların hoşuna gitti ve emojileştirildi, his belirtmek için kullanıldı ve yayıldı.

    ileride ikonik başka hareketler de böyle viralleşecektir. best gifs of 2016 diye bakınca bu viral gündeminin bir nevi orada cisimlendiğini de görebiliyorsunuz.
  • ayşe arman ile röportaj yapmıştır.

    --- spoiler ---

    olabilir. sinir oluyorlar bana. görgüsüz buluyorlar. iyi de kardeşim, ben bir maden işçisinin oğluyum. annem-babam okuma-yazma bilmiyor. maddi yetersizliklerden dolayı ben de okuyamamışım. altıncı sınıf terk. ama demek ki bir şeyler de varmış ki bende, su satarak, ayakkabı boyayarak iş hayatına atılmışım, 14 yaşında kasaba girmişim. çırak olarak. et benim tutkum oldu. hakkımda atıp tutanların, bir ömür çalışamayacağı kadar çalıştım ben! hâlâ çalışıyorum. çalışmadan bir halt olmuyor. 34 yaşındayım, 20 yılda buralara geldim... hiç de fena değil!
    --- spoiler ---
  • başarılı bir kasaptır.
    yüksek kibir ve sinir bozucu bir iticiliği bünyesinde barındırabilir, birileri elinden tutmuş buralara getirmiş de diyebilirsiniz. her eleştiriyi anlarım. ama işini önemseyen ve hayat tarzı haline getiren insanlara saygı duyulması gerektiği kanaatindeyim.
  • şöyle bir düşündüğümüz zaman aslında nusret'i televizyonlarda, internette vs. laçka, geyik, sükse peşinde koşan, ünlülerle el ele, diz dize, gezerken tozarken gösteriş yaparken görmüyoruz.

    normal halini, konuşmasını, tavrını bilmiyoruz.
    sanırım biz nusret gökçe'yi değil nusr-et'i görüyoruz.

    bildiğimiz tek şey instagram sayfası üzerinden yayınladığı ve çoğunda etleriyle haşir neşir olduğu, sözsüz videolar.

    bu da onun yaptığı işi bir şekilde pazarlama ve sunma taktiği.
    ve başarılı da olmuş gözüküyor son zamanlardaki dünyanın ilgisini çekmesiyle.
  • başarılı bir kasaptır. kıskanılması laf atılması normaldir. adam pazarlama dehası.
  • bana da bu adam hep kibirli birisiymiş gibi geliyordu lakin ayşe arman röportajını okuduktan sonra fikirlerim değişti. hatta sonra durup bu önyargının neden kaynaklandığını düşündüm, sanırım fotoğraflarından. ama adamı konuşurken dinleyince (vedat milör'de izleyebilirsiniz) hiç de öyle birisi olmadığını anlıyorsunuz. bir arkadaşım günaydın'ın kasabında çalışırken sürekli ona gidermiş. merak ettim ona sordum abi bu nasıl biri diye. istemediğim halde çocuğum için hep özel bir şeyler hazırlardı, her gittiğimde ikram yapardı, çay söylerdi, çok kibar, samimi adam dedi. röportajında da öyle görünüyor aslında. bize kibir gibi gelen şeyler, dediğine göre adamın tamamen kendisiyle taşak geçmesi.