şükela:  tümü | bugün
  • etlerin malesef duyamadıkları bir çalışma. (bkz: beethoven senfoni no. 5)

    bir yurtdışı seyahatimde arkadaşlar bana bir et yedirdiler, adı kobe. ben hayatımda böyle lezzetli böyle güzel bir et yemedim. bu kobe etinin sinirsiz ve yağsız olması için hayvana bira içiriyorlarmış, klasik müzik dinletiyorlarmış, bir de yorulmasın diye askıya alıyorlarmış ki bacakları butları kaslanmasın diye. bir de bizim ete bak, hep sert hep sert. biz bu eti terbiye etmek için uğraşıp duruyoruz ama et bir türlü bizi dinlemiyor demeye getirmiş ferit, aman pardon nusret başkan.