şükela:  tümü | bugün
113 entry daha
  • şaşırtmamıştır.

    "üç kuruşluk bahşiş" gibi yorumlar yapanlar olmuş. nusret'in mekânı new york'un göbeende, manhattan'da bulunuyor. abd'de restoranlarda gelen hesabın %10'u kadar bahşiş bırakmak gelenektir. manhattan gibi kalburüstü yörelerde ise %10 değil, %20 bahşiş bırakıldığı vakidir ki bunun da gelenek haline geldiği söylenebilir. yani nusret'in mekânında yemek yediniz ve hesap $300 geldiyse 60 dolâr da bahşiş bırakırsınız ve bırakılan bu bahşişlerin toplamı nusret gibilerin gözünü döndürmeye yeter.

    gözü dönen nusret ise hukukun guguk edilmediği bir ülkede yaptığının cezasını çekecektir. onun borusu ancak türkiye gibi ülkelerde öter. tipini zi... neyse!
  • merak edip arastirdim ve cok ilginc bir sonucla karsilastim. nusret'e karsi miami'de ve ny'ta birer dava acilmis ancak haberlere konu olan is baska: ny'da calisanlari ve eski calisanlari national labor relations board nezdinde sikayette bulunmus, birkac anlasmazlikla ilgili olarak taraflar anlasmaya varmis, ali eyupoglu bunlarla ilgili yazmis. daha bir suru sikayet var kendisi hakkinda, ileride ny'ta da miami'de oldugu gibi dava acilabilir. bkz. sikayetlerin listesi ancak bu sikayetlerle ilgili acilmis simdilik bir dava yok cunku nusret bu calisanlarin hepsine arbitration tahkim/arabuluculuk sartini kabul ettiklerine dair belge imzalattigi icin uyusmazliklar mahkemeye tasinmadan cozuluyor. nusret'in odedigi 250,000 dolar ceza degil, bu dort kisiye verilen toplam tazminat. keza tazminati veren de federal mahkeme degil ulusal is iliskileri kurulu diye cevirebilecegim, amerika'ya has bir kurulus.

    entry'nin geri kalan kismi nusret'in amerika'daki siciliyle alakali (haberlere konu olan kisilerle alakasi yok, onlara ilaveten bu davalar):

    ny'da acilmis bir dava var, dava dilekcesinin bir suretine surdan ulasabilirsiniz. bu davayla ilgili olarak henuz karar cikmis degil. gelen bir mesajdan ogrendigim kadariyla bu davaya destek olan 20 kisi varmis, bu dava da toplu davaya class action donusebilir.

    miami'deki dava daha hizli ilerliyor ve su ana kadar iki karar cikmis. olay tam olarak su:
    1. garsonlar ortak bahsis havuzuna katilmaya zorlanmis ve bu havuzun kurallarina gore bahsisler bahsis alan ve almayan calisanlar arasinda paylastiriliyormus
    2. nusret bahsis alan calisanlara saatlik asgari ucreti odemiyormus - asgari ucretsiz calistiriyormus, tek gelirleri bahsismis, keza fazla mesaiye kalmalari gerektiginde de fazla mesai ucreti odemiyormus.

    1. noktayi bir ustteki post cok guzel aciklamis.
    2. bu federal suc - amerika'da kimseyi asgari saat ucreti odemeden calistiramazsin ki onceki entry'lerde belirtildigi gibi bu saatlik ucret zaten cok kucuk bir miktar. keza, hic ucret odemedigin calisani fazla mesaiye de biraktiramazsin.

    ayrica bu sartlarda calistirilan garson vb personel sayisi 200 kisiymis. dava 2 yillik bir donemi kapsiyor.

    nusret bu kisiler ise alindiginda her birine taraflar arasinda cikacak uyusmazliklarla ilgili olarak tahkime/hakeme/arabulucuya gitme sarti
    arbitration kostuklarini, bu tur sozlesmeler imzalattiklarini ancak ilgili sozlesmelerin restoran acma telasi, is yogunlugu derken kayboldugunu iddia ederek mahkemeden taraflari karsilikli tahkime zorlamasini istemis. entry'nin en basinda soyledigim gibi ny'da haberlere konu olan kisiler bu sozlesmeleri imzalamis. ancak miami'de sadece bir kisinin boyle bir belge imzaladigi ortaya cikmis, diger kisilerin imzaladigi herhangi bir arbitration'i kabul eden belge olmadigindan mahkeme nusret'in zorla arabulucuya yonlendirme talebini reddetmis. simdi miami'deki restoranda calismis ve calismakta olan diger kisiler de davaya dahil olacak mi o bekleniyor, dava class action olarak onaylanmis.

    sozunu ettigim kararlar:
    compere v. nusret miami, llc, 2019 u.s. dist. lexıs 144100, 396 f. supp. 3d 1194, 2019 wl 3939475
    compere v. nusret miami, llc, 391 f. supp. 3d 1197, 2019 u.s. dist. lexıs 144101
  • nusret'in eski bir calisanindan bana gelen aciklama - tamamen copy paste:

    --- aciklama ---

    nusret ile ilgili cikan haberlerin direk merkezinde bulunan birisi olarak kendimce yanlis bilinenleri insanlara anlatmak istiyorum.bir turk restoranini yurt disinda dava etmek turkler olarak bizim de yapmak istedigimiz bir sey degildi.ama bu restorana ilk traininge basladigimiz gun bize soyledikleri soz; “burasi ne bir turk restoranidir ne de bir turk steakhouseudur” olmustu.ayrica nusret’te bir turk olarak calismak bir yabanciya nazaran cok daha zordur.cunku hem edilen kufur ve hakaretleri cok daha iyi anlarsin hem de turk oldugun icin senin hakkini arayamayacagini ve yabancilar gibi restorani dava edemeyeceklerini dusunup sana yabancilara yapamayacaklari muameleleri yaparlar. oncelikle sunu belirteyim:amerika’ da bahsisler yalnizca ve yalnizca servis elemanlarina aittir.ne mutfak calisanlari ne patron ne de mudurler bir kurusuna dahi dokunamaz.bu bir gorgu kurali degildir, yasadir.tartismaya dahi kapalidir.bugune kadar calistigimiz her yerde gun sonunda bize o gun yapilan bahsisler ve kendimize ne kadar kaldigi bildirilir.hatta istedigimiz zaman istedigimiz gunun bahsislerini acip gorme hakkimiz da vardirzaten bizim iddia ettigimiz tiplerin mutfak elemanlariyla paylastirilmasi degil, hic edilmesi.garsonlar restorandan ufak bir maas alirlar ve kazanclarinin belki de yuzde 80’ini bahsislerden saglarlar.bu yuzden garsonluk bu ulkede hep revactadir ve iyi para kazandirir. ayrica isten cikarilan 4 kisi de senelerdir amerika’da yasayan ve restoran sektorunde tecrubeli kisilerdir.yani soylendigi gibi nusret’in amerika’ya calismaya getirdigi kisiler degildir. nusret bey surekli bize ekmek verdigini, bizi adam ettigini soyluyordu.turkiye’deki calisanlar icin durumlar farkli olabilir ama amerika’da restoran sektorunde bu paralari kazanmak hele de tecrubeli garsonlar icin cok da zor degildir. nusret’e basladigimiz ilk gunden itibaren bu konuda anlasilmaz bir sekilde gizlilik gorduk.surekli bahsisleri gormek istedigimizi soylememize ragmen bastan savma cevaplar ve “zaten yeterince para yapiyorsunuz” tarzi terbiyesizce geri donusler aldik.bahsedilen bahsisler gunde 30 bin dolara kadar cikiyordu.tabii restoranda o gun belki de 50 kisi calisiyordu bahsis havuzunun icinde. ayrica gelen ultra unlu kisilerden nusret bey hesap almiyordu ve o kisiler bize bahsis birakmak isteyince de “onlar zaten parasini yapiyor” tarzi bir cevapla gecistiriyordu. nusret bey’in universite okumus kisilere karsi ayrica bir antipatisi vardi.ona cevap vermenizden nefret eder, size ne okudugunuzu sorar, cevabi duyunca da senin okudugun bolumu s.keyim gibi cevaplar verirdi.kesinlikle kendisine cevap verilmesinden hoslanmaz, boynunuzu bukup ne derse yapmanizi isterdi.kendisini de herkesin “usta” diye cagirmasini beklerdi.onun mantalitesine gore kendisi okumamis olmasina ragmen okumus insanlarin, yani bizlerin onundeydi.bu yuzden bizleri surekli ezmeye calisir, hakaret ve kufurler ederdi.bir nebze sabretmeye calistik cunku sonucta kendisi surekli amerika’da olmayacakti.o gittikten sonra hersey normale donebilirdi.ama o gittikten sonra bu sefer onun kucuk modelleri olan mudurleri ayni tavirlari takinmaya basladi.ve nusret’te calismak gercekten cekinilmez bir sey oldu. nusret bey ve mudurleri bazi komilere yasadisi olmasina ragmen garsonlar kadar bahsis veriyorlardi.hatta ve hatta bazi komileri aniden mudur yapiyorlardi.hayatinda garsonluk bile yapmamis ve restoran deneyimi olmayan komilerden bahsediyorum. ayrica bu mudurler bizlere helal sertifikasi olmayan etleri, musluman; genellikle arap musterilere helal diye satmamizi emrediyorlardi.bu tabii ki musluman olmayan garsonlar icin bir sey ifade etmiyordu ama benim sahsen kanima dokunuyordu ve acik acik helal olmadigini soyleyerek satmaya calisiyordum. bu bahsis muhabbeti restoran acildigi ilk gunder beri devam etti ve istisnasiz her calisan sikayetciydi.ama bu sikayetleri kapali kapilar ardinda yapiyorlar ve onun disinda mudurlerle iyi gorunmeye calisiyorlardi.ısin sonunda o kadar insandan, ciddi ciddi hakkini arayan ve sesini yukselten dort kisi kaldik.bazi arkadaslar haklarini aramayi gectim, bizim restorani dava edecegimizi mudurlere soyleyip bizleri iyice zor durumda birakiyorlardi.sonunda mudurler dordumuze acik acik savas ilan ettiler.toplantilarda insanlarin icinde hakaretler, tehditler vs.butun gun kameralardan bizleri takip edip acigimizi aradilar.servis yaptigimiz masalara girip musterilerle konusarak hatalarimizi kolladilar.hatta bir mudur bir keresinde toplantida “isterseniz bizi dava edin, amerika’nin en iyi avukatlari bizde, hic birsey alamazsiniz” dedi.ve hepimizi turlu iftiralar, yalan yanlis bilgiler ve hatta sebepsiz yere isten attilar.hatta nusret bey icimizden birisi icin “gerekirse avukatlara 1 milyon dolar yediririm ama ona 5 kurus verdirmem” bile demis. bu surecte issiz kaldik, bazilarimiz cabuk is buldu, bazilari 6 ay issiz kaldi.cunku isten kovuldugumuz donem tam christmas zamani, yani islerin patladigi ve garsonlarin normalde yaptigindan iki katini yaptigi bir donemdi.dogal olarak restoranlar o doneme girmeden kadrolarini tamamlamis oluyorlardi. bu donemde avukatimiz dava hazirliklarina basladi.avukatimiza olan bitenleri anlattigimizda pek inanamamisti.cunku bu kalibrede bir restoran zincirinin bu kadar acik hatalari yapmasi onu bile sasirtiyordu. dava suresince mudurler surekli icerideki calisanlara bizim davayi kazanamayacagimizi telkin edip onlarin da dava acmasini engellemeye calisiyorlardi.ama zaten bizim dustugumuz durumlari goren calisanlar davaya yeltenmiyorlardi.bu surecte restoran icinde hala calisan kisilerin bizimle vakit gecirmelerini engellemeye calistilar.sosyal medya hesaplarinda, ornegin, instagramda bizlerle beraber bir paylasim yapan calisanlari uyarip bizle vakit gecirmemelerini emrediyorlardi. dava suresince bize bir kurus vermeyeceklerini, hic bir hak talep edemeyecegimizi iddia etseler de, ne gariptir ki sonuc olarak bize medyaya dusen rakamlari teklif ederek davayi kapatmayi isteyen de kendileridir. bizim disimizda acilan sayisiz dava var.bildigim kadariyla bunlarin bazilari sessiz sedasiz kapatilmistir.

    --- aciklama ---
  • --- spoiler ---

    dava dosyasi

    dava dosyasindaki suclamalar:

    1. failure to pay the minimum wage under the flsa
    2. failure to pay overtime premium pay under the flsa
    3. failure to pay the minimum wage under the new york labor law
    4. failure to pay the overtime premium pay under the new york labor law
    5. unlawfully retained gratituties under the new york labor law
    6. failure to provide 195.1 notice under the new york labor law
    7. failure to provide 195.3 wage statement under the new york labor law
    8. retaliation under the flsa
    9. retaliation under the labor law

    --- spoiler ---

    onceki entry me gelen mesajlardan sonra bir entry daha yazmak farz oldu.
    yapilan suclamalar bir sirket icin cok ciddi ve temelde uygulamasi gereken kanunlar. ise alma, isin islemesi, is aktine son verme gibi temel kanunlar.
    kanun cok acik ve kanunun yapamazsin dedigi seyi cok acik sekilde yapmis ve elinde hicbir somut kanit yok. ustelik dava collective and class action. yani bir gruba ozellikle yapmis ve cogu kisi bu davaya katilmis. hatta davaya katilmayanlarin * adreslerine davadan bu kadar para kazadiniz diye bir cek gitme ihtimali var.
    daha onemlisi mahkemeye odeyecegi cezanin disinda, butun davacilarla tek tek yada topluca, belli bir miktar para vererek ozel anlasma imzalamak zorundadir. yoksa acilacak davalarin sonu gelmez.
    bahsisin az yada cok oldugunu onemli olmadigini yazan arkadaslar olmus. amerikada bahsis verginin iki kati olarak verilir, ondan dolayi hesap yukseldikce bahsiste yukselir. onceki enrtymde de yazdigim gibi bahsis orani yuksektir cunku kendisi her masaya otomatikman yuzde 15 kuver ucreti eklemektedir ve bunu musteriye soylememektedir*, cogu musteri bunu bilmedigi icin garsona bir kere daha bahsis verir. boyle yaptigi surece bahsis cok yuksek cikar.
    new york'un eski steak house'larinda bir garsonun gunluk bahsis ucreti yaklasik $1000'a yakindir. kendisi manhattan'da 2-3 senelik orta sinif bir steak house oldugu icin gunluk $300-$500 arasinda degisebilir.
    yukaridaki arkadasinda dedigi gibi karar henuz yok, zaten kafasi calisiyorsa karari hakime birakmadan herkese istedigi parayi vererek anlasir ve davayi mahkeme asamasina gecmeden kapatir.
    son olarak bahsis sadece garson ve bartenderlar arasinda paylasilir. bazi arkadaslar bulasikci, temizlikci falan diye mesaj atanlar olmus. donald trump o kanunu beyaz sarayda guclu oldugu zaman degistirmeye calisti ve degistiremedi. kendi partisinden senatorler bile bu durum patronun bahsisleri kanunen calmasidir diye kabul etmediler.

    not: bu gibi davalar marriot otel, serafina, applebee's gibi buyuk sirketlere de acildi, hepside kaybettiler.
    not2: new york ta $100 lik bir hesaba $9 dolar vergi $18 dolar bahsis vermeniz gerekir.
    not3: bahsis kanun degil gelenektir. yani kimse size bahsis vermediginiz icin birsey diyemez. ama belli bir oranin altinda bahsis vermek cok ayip ve kaba birseydir. sadece bundan dolayi bir dahaki gitmenizde restaurant size servis vermek istemeyebilir.
    not4: bazi buyuk restaurantlar bahsis olayini kaldirmistir ama bunu menunun altinda size belirtir. ve menudeki fiyatlara otomatikman bahsis miktari kadar guncelleme*yapmistir.
  • insan hakkıyla ne alakası var. sempatik kelimeler hoş görünüyor tabi.
    işçi haklarıdır o.
  • allah gözünü doyursun be nusret telefonu eline alıp molalarda telefonu ile oynayan çalışanlarını ifşa etmenden anlamıştım !

    demek burdaki çalışanlarına nasıl eziyet ediyorsa amerika’da işlememiş adamı sikerler koçum orası amerika insan hakları ve yasalar her şeyin üstünde hatta aç biraz suits izle de gör ordaki avukatların neler yapabildiğini pislik be
  • bir kere, bahşiş dilenciliktir, amerikada bulunduğum zamanlarda hiçbirzaman tek kuruş bahşiş bırakmadım, hesabı tek ödediğim zamanlarda.
    amma herkes benim gibi değil, illa 25% falan bahşiş veren kerizler de oluyor ve bu durumda patronun buna sulanması da aşağılığın daha bir dibi. polisin zabıtanın gidip de dilencinin topladığına ortak olması gibi.
  • ulan sevmediğim insanların bu tarz abuk subuk hareketlerini görünce daha da seviniyorum ne mal olduğunu görünce. yatacak yerin yok nusret.
  • şu adama çok güzel laflar saymak istiyorum ama ah ulan ah. rahatlamanın bedeli de gg. sasirtmayan göz dikme. aç gözlülük iyi değildir, her ülke de tr değildir.
  • kürt her yerde kürttür,parayı bulunca feodal düzene devam etmiş.
    (bkz: biz sendikalıyız,biz de harranlıyız)
6 entry daha