şükela:  tümü | bugün
  • geçmiş yıllarda ,su ile çalışan değirmenler vardı. şimdilerde de turistik amaçlı bir iki değirmen gördüm tv.de
    köylü buğdayını bu değirmenlere getirir. değirmenci genelde para almaz, öğütme bedeli olarak belli ölçüde buğday alırdı.(mesela 10 kg.da 1 kilo gibi) hasat zamanı köylüler peşpeşe değirmene gelince değirmenci, geliş sırasına göre öğütme yapardı. sıraya genelde herkes riayet ederdi.
    köyün birinde , iri kıyım bir genç, ilk defa değirmene buğday götürecekti. babası, işlerin nasıl yürüyeceğini anlatıp,yol-yordam gösterdi. hasat zamanı olduğu için bir sıra olacağını,beklemesi gerektiğini ilave etti. genç adamı uğurladılar. akşama genç biraz hırpalanmış,ama buğdayı da öğütmüş olarak döndü. babası “ ne oldu ,seni daha geç bekliyorduk” dedi. oğlu “ evet sıra vardı. fakat sıradakiler benden çelimsiz ve yaşlı idiler. onları ve değirmenciyi korkutup,döverek buğdayı öğütüp geldim” deyince babası “ oğlum, günün birinde senden güçlü,hak tanımaz biri çıkıp seni döverek sıranı alır. yapma böyle şey” diye nasihatta bulunur.oğlan, “gün ola harman ola” der ve yaptığından şaşmaz.iki-üç yıl bu böyle devam eder. nihayet bir gün genç adam sabahtan gitmesine rağmen üç gün sonra boş çuvalla köye dönünce ,babası merakla “ ne oldu “ diye sorar.genç ağlamaklı “ o dediğin adama rastladım” diye cevaplar.
  • türk siyaset sahnesine bir türlü gelememiş adamdır.