şükela:  tümü | bugün
  • bir cümle.

    malumunuz son zamanlarda malum şahıs mitinglerde türkiye'nin geçmişine değiniyor.

    "tuvaletler bir milyondu bir bir" sözlerinden tutun "hastaneye kamyonetle gidiliyordu" sözlerine kadar bir sürü gerçeği anlatsa da paşamız, gençler yine de anlamakta zorunluk çekecektir.

    o yüzden sözlükten ricam herkes geçmişte bizlerin ve türkiye'nin ne kadar fakir olduğunu anlatsın, paşamızın kıymeti anlaşılsın.

    eski türkiye'de insanlar martılara değil, martılar insanlara simit atardı.

    edit: düzeltme
  • sultanbeyli'ye 2-b arazisine
    kaçak gecekondu yaptığı halde erdoğan
    belediye başkanı olabiliyordu.
    o kadar fakirdik yani.
  • türk kahvesi yerine toprak demleyip içerdik.
  • buzdolabı neyin yoktu, tel dolaplar vardı. hatta yemekleri kuyuya sarkıtırdık. sahil de karpuzlar denizde soğurdu. sonra akp geldi de refah, medeniyet gördü bu gözler.

    diye iç çektirten başlıktır.
  • eve misafir gelecek diye komşudan refah ödünç alırdık.
  • kederimizden en azından haftada bir büyük içerdik, öyle fakirdik yani, şimdi o kadar refah ve mutluyuz ki tekel bayinin önünden geç(e)miyoruz !
  • bir tane yüzüğümüz vardı. o yüzükten başka mal varlığımız olursa bilin ki hırsızdık.
  • masraf olmasın diye doğmuyorduk.
  • nefes alamıyorduk. çok iyi hatırlarım, biz küçükken annemler bütün sülale ellerinde karneyle nefes kuyruğuna girerlerdi. hatta o nefes kuyruklarında tanışanlar ve evlenen bir sürü aile dostumuz tanıyorum, şimdi çoluğa çocuğa karıştılar. reisimiz sağolsun artık nefese para vermiyoruz, o çoluklar çocuklar da gün yüzü gördü.

    (bkz: onlar konuşur ak parti yapar)
  • bak gene o günleri hatırladım o zamanlar çadırdayız malum ev kavramı yok dışarı eşeleyip hacet gideriyoruz neyse ki ululardan ulubatlı son dış güç bükücü reisi fatihan haşmetlimiz çıka geldi de önce yurt dışına rize dolaylarından en seçkin insanlarını gönderip müteahhitlik öğrenimini gördürdü ev denilen yaşam alanını inşa ettirdi.