şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • o kadar insan var insanlıkta neden geriyiz diyor ve artırıyorum.
  • türkiye'nin şu an önemli teknoloji start-up'larından biri tübitak girişim destek programından yararlanmak için başvuruyor. hibe verilecek. -fakat verilen rakam da yurtdışındaki bırak kuru, birime bile denk gelmiyor zaten. -

    tübitak'ın uber yetkin jürileri sen bunu yapamazsın diye eliyor.
    adam bu sefer yapıp getiriyor. önlerinde somut görmelerine rağmen tekrar red alıyor.

    3.seferinde ise adam gerçekten dünyada da pek yaygın olmayan bir sistemle karşılarına çıkıyor. bunu da sen yapamazsın diyerek geri gönderiyorlar.

    sonunda, bir kitlesel fonlamayla alacağı hibenin neredeyse 5 katını alıyor. ve epey başarılı gidiyor.

    bu ülkeden mühendis çıkıyor. eğitim konusunu da öğrenci konusunu da ayrı eleştiririz ama devlet gençlerinin arkasında durmuyor.

    liyakatsizlikler, gereksiz harcamalar, teknoloji adı altında lüzumsuz para aktarımları gençliğin ümidini kırıyor.
  • o kadar hakim var neden adalet yok
    (bkz: sorunun cevabı burada kardeş)
  • teknoloji üzerine yapılan iktisadi (özellikle ekonomik büyüme teorileri), sosyolojik ve coğrafya çalışmaları incelenerek açıklanabilinir.

    teknoloji üretmek mühendislerin nüfusa oranına paralel bir durum değildir. birçok farklı faktör gerektirir. her sektördeki en inovatif sahalar dünyanın belirli coğrafyalarında kümelenir ve buralardan yayılır genelde. bunların çeşitli özgün dinamikleri vardır.

    elbette ki insan kapitali çok önemli bir faktördür. ancak daha da önemlisi yaratılan ekosistemler, feedback mekanizmaları, kurumların işleyişi ve şanstır.
    türkiye sürekli olarak beyin göçü veren, insanların sağlıklı kafayla uzun vadeli düşünemediği, yapacakları yatırımın karşılığını alamayacaklarını bildikleri, insanı geren, huzursuz bir ülke olduğu için ancak takipçi olarak kalabiliyoruz.

    her sektörün elbette kendine özgü teknoloji dinamikleri vardır. ancak görülebileceği üzere çoğu sektörde en inovatif ülkeler, en özgür, en demokratik ülkelerdir.
    demek ki sadece ar-geye para basıp vasıfsız mühendis üretmekle teknoloji devi olunmuyor.

    kısacası ülkedeki yönetim anlayışı ve siyasi iklim devam ettiği sürece bu ülke orta gelir tuzağına batık olmaya mahkumdur.

    bu durumun sağlamasını türkiye'nin ab ile ticarete giriştiği süreçte, ab kurumlarını adapte ederken yaşadığı kaliteli ekonomik kalkınmayı inceleyerek çok rahat anlayabilirsiniz. akp'nin bu ekonomiyi biz büyüttük dediği şey aslında ab'nin teknolojik yoğun ekonomisi ile ilişkilenirken onların önerdiği kurumları doğru uygulamaktan ibaretti.
    zaten o ipleri kopardıklarından beri inşaat ya resulallah.
    bir de 3-5 tane aşırı vatansever mühendisin vizyosuzca devlete çalışmalarından büyüyen bir askeri sanayi ekosistemi var çok övüyorlar. kaldı ki oradaki elemanları da pek tutamıyorlar artık duyduğum kadarıyla. kimse ömrünü yiyip bitirip bu gerizekalıların altında sürünmeyi kolay kolay kabullenmez.
  • çünkü parayı argeye ve üretime yatırıp mühendis için çalışma ortamı yaratmak yerine inşaata gömüp müteahhit için çalışma alanı yaratıyoruz.

    edit: alanı.
  • bir mühendis olarak ben de cevap vereyim. çünkü verilen eğitim eğitim değil ki, tamamen bir şekilde şu dersi geçeyim üzerine kurulu bir sistem. bunun da hatası yine bir önceki jenerasyonda. çok net hatırlıyorum bir gün yapa zeka dersinde, ki dersi işleyen hoca o güne kadar yarı ingilizce yarı türkçe, başı sonu belli olmayan cümlerle kafamızı bulandıra bulandıra işlemiş, ve proje vermiş. bilgisiyar mühendisliği son sınıf bile olsan, o yapay zeka projesini yapmak göt ister. dolayısı ile böyle bir eğitim sürecinin sonunda herkes ordan burdan bulduğu projeleri orasını burasını düzelterek sunuma geldi. ben de aynı şekilde. sunumda hoca o kadar sıkıştırdı ki, en son dayanamdım "hocam dedim tamam ben bu projeyi internetten aldım ve düzenledim, çoğu yerini de anlamadım, sizden ricam bir sonraki derste oturalım siz bu projeyi kendiniz sıfırdan bize kodlayarak anlatın. hatta ben bir kısmını vereyim, siz sadece yapay zeka algoritmasını oluşturun" dedim. proje de yapay zekali flappy bird. sonra noldu? "bu dersin işlenmesi gereken konuları var, ben oturup burada o kodu yazmakla uğraşamam" cevabını aldım. bakın okulun ve eğitimcinin amacı sana bu bilimi öğretmek ama verilen cevap, "ben anlatmam gerekeni anlatırım maaşımı alırım" kafasında olduğu için, bizden ne mühendislikte ne de başka bi alanda bi bok olmaz
  • çünkü o kadar "mühendis" var.
  • türkiye’nin en büyük şirketlerinden birinde uzun süre çalıştım. milyon liralık projeleri çöp olacağını bile bile sırf genel müdürün keyfi olsun diye yapıyorduk. yani genel müdür falanca şirket şöyle bir iş yapmış çok kar etmiş aynısını biz de yapalım diye bize kulaktan duyma bilgiyle edindiği fikri ölçmeden tartmadan, bu iş bize uyar mı diye araştırmadan iş kitliyordu. genel müdürün isteği olduğu için de bu projeleri mecburen yapıyorduk.

    üst düzey yöneticiler hiçbir yetkinlikleri olmadığı halde yapılacak projelerin mimarisine karar veriyordu.

    tamamen askeri düzenle ve itaat sistemiyle yürüyen bu şirkete rağmen mühendislerin özverili çalışmaları sonucu sistem bir şekilde ilerliyor ve düzgün işler de yapılıyordu.

    yani özetle iyi mühendis yetiştirebiliyoruz ama bu mühendislerin çalışacağı şirketleri yönetecek adamları yetiştiremiyoruz ve o iyi mühendisleri avrupa kapış kapış kapıyor.
  • mühendisler işsizlikten ar-ge yerine satış departmanında çalışıyor da ondan.
  • nerede çalışacaklar sorusuna cevap bulduğumuz zaman