şükela:  tümü | bugün
  • bir ye$ilcam halit refig filmi. ba$roller cihan unal, gul$en bubikoglu. bir hanim kizimiz mankendir lakin tecavuze ugrar. $okunu atlatmak icin gittigi psikologuna a$ik olur. olaylar geli$mekte gec kalmaz...
    (bkz: herhangi bir kadin)
  • genelde bayanlar tarafindan, hic hoslanmadiklari, adini bile agizlarina almak istemedikleri hemcinsleri icin kullanilan tanim. o kadin dendiginde ilgili kisinin adi zikredilmedigi icin ondan bahsedilmiyormus havasi yaratilir ama ayni zamanda da ilgili dedikodu yapilmis olur.
  • uvey annelerin kod adi.
  • pierre hebey'in romanı. doğan kitapçılıktan çıktı. ilk gençlik yıllarında yaşadığı gizemli aşkının anılarını karısıyla paylaşan (saf) bir erkeğin başına gleenleri anlatıyor. bu erkeğin sonunun ne olacağını tahmin edersiniz artık!..
    (bkz: pierre hebey)
  • başını kıçını kaçırmama rağmen beni coşkun duygulara boğmuş bir film: o kadın, ama zaten her türk filminin birinci görevi başını sonunu izlemeden de manalandırılabilmesi değil midir?

    o kadın benim için peygamber ifadeli cihan ünal ile 80'lerin gülşen bubikoğlu'nun bir otel ya da benzeri odada dertleştiği sahneyle açıldı. gülşen "çok ters baktılar bana karının arkadaşları" gibi süpper denyo bir cümleyle girizgahı yaptı. herhangi bir başka ülke filmi olsa bileceğiz ki, gülşen orospunun tekidir, cihan'ı çok fena kafalamıştır, otele atmıştır, cihan'ın terkedilmiş karısı ise kan ağlamakta, arkadaşları eşi dostu bunları ayıplamaktadır. üstelik türkiye'de de bu senaryo filmin bizi inandırmak istediği versiyonunundan defalarca fazla oynanmıştır. peki türk filmlerinde baş rolü oynayan gülşen bubikoğlu ise neden evli bir erkekle ilişkiye girmesi caiz oluyor? bunun açıklamasını yapmasını ben perihan mağden'den rica ediyorum. filmin içindeki haklı çıkmayı nasıl olsa cihan "o benim karrım değil artık" sağlamasıyla yaptı.

    o kadın'daki en kaçmaz sahnelerin filmin ortalarına doğru olduğu kısımlar olduğunu tahmin ediyorum, en azından türk filmindeki giriş-gelişme-sonuç üçlemesinin gelişme sonuna denk geldiğini tahmin etmek zor olmuyor. gülşen mankendir, 80'li yılların en innnanılmaz modellerinin sergilendiği (öyle ki iki üç kişiye telefon açtım), herkesin transformer duruşuyla podyumda devleştiği defilede en güzel kıyafetleri sergilemekle görevlendirilmiştir. koca poposu o dönemde buna mani olmamaktadır. üzerinde "h" yazan yarasa kollu bluzu, omuzlarına aldığı henüz canını teslim etmiş bir leopar (kürk değil, bildiğimiz post), yine üzerine aldığı öleli biraz olmuş çinçila sürüsü, ayağına giydiği tarif etmekte zorlandığım bileği kumaş gibi kat kat durabilen topuklu çizmeleriyle görkemli bir şekilde gezinirken, ne bok yemeye orada olduğu belli olmayan hem menajer hem babacan haldun dormen gülşen'i (gönül'ü) neşeyle izlemektedir. tüm bu olan bitene cinnet sabitinde tanık olan cihan ünal'ın karısı gülşen en son beyazıt'tan alınmış full dantel gelinliği giyerek sahneye çıktığında dayanamaz hale gelir, ayağa kalkar bağırır: "sen o gelinliği giyemezsin! beyaz senin üstünde kirlenir!". gülşen ağlayarak içeri kaçarken, "kötü kadın" 80'li yılların en 80'li yıllar olmayan kıyafetiyle herkesten daha vatkasız, herkesten daha fosforsuz defileyi terkeder. kendisinin kasvetli bir şekilde giyindiğini, kıyafetinin simsiyah olmasının verdiği kötü kadın imajını güçlendirdiğini görürüz. seksenlerde kadıncağızı böyle the avengers emma peel'ı gibi giydirmenin kötü kadın duruşunu güçlendireceğini düşünmüş olduklarına eminim, lakin film artık 20 sene sonra izlendiğinde "cihan ünal'ın karısı" tüm eserdeki en şık insan olarak hafızalara kazınıyor. kötü kadın'ın peşinden gönül'ün eski nişanlısı olduğunu ve kendisini cihan'ı kafaladıktan sonra terkettiğini (bak ya) açıklamak üzere çukur çene bir adam seyirtir, aralarında gizli bir ittifaka ulaşırlar. bu esnada gülşen gönül, eve beyaz takım elbisesiyle ışınlanan cihan'a haldun dormen'in ifade ettiği gibi "bir sinir krizi geçirmekte"dir. gönül sinir krizinde bir dünya lideri olarak sahne makyajını akıtmadan sinir krizini başarıyla gerçekleştirmektedir. film bu noktadan sonra -benim için- görkemli bir şekilde sona erer. büyük ihtimalle gülşen'in aslında "nişanlısı"nı terketmediği, ona tecavüz eden godoşun o olduğu, eski karısıyla cihan'ın ise 8 yıldır ayrı yaşadığı, kadının boşuna hallendiği falan ortaya çıkacaktır, gülşen ile cihan evleneceklerdir. oysa bu aynı gülşen filiz'i (akın) de türker'den (inanoğlu) ayırmamış mıdır?
  • hoşlaşılmayan, adı lazım değil, kotu kalpli dişi ücüncü tekil sahısın cumle icinde anılma şekli.
  • bazen kadinin kiskandigi ve isminden bagimsiz merak edilen olmak istenilen kadin icindir
    (bkz: ikinci kadin)
  • 19 sezen aksu şarkısından oluşan diyalogsuz sinema filmi projesi. yapımcı ahmet çelenk, yönetmen korhan bozkurt. filmde erol günaydın anlatıcı rolünü üstlenecekmiş. filmin oyuncuları göksun çam, tardu flordun, burhan öçal, burak hakkı ve şebnem dönmez'miş.
  • merakla beklenen film, hiçbişeye benzemese de o kadar sezen aksu şarkısıyla kötü bir hikaye olmayacağını düşünüyorum.
    sezen aksu yıllardır bizim hikayelerimizi en güzel şekilde anlatmıyor mu zaten?
    gelsin 14 aralık..