şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin artık insan molozu dökülen sahipsiz, denetimsiz bir ülke olduğunu bir kez daha gösteren açıkgöz ugandalıdır.

    hikayesini türkiye'de her 10 kşiden birinin yaşadığı ugandalı benjamin'e
    jürinin gözyaşları döktüğü - hassasiyettir.
    sanırsınız adam pavarıottidir.
    oysa ne yanık sesli son umudu bu yarışma olan eğitimli gençlere dönmediler.

    hele hadise'nin -tabii tuzu kurudur, kendisi isterse hollanda'da yaşar-
    hoşgeldin türkiye'ye bencımın deyişi var ki...
    gören çok zengin bir ülkeye afrikalı açları kabu ettiğini sanır.
    adamın babasının bilmemneresi iki karı istedi diye üvey anne ve kardeşlere
    sahip olmuş, ailesinin yardıma ihtiyacı varmış diye yere kapaklandı uluyarak ağladı.
    kalktığında gözünde tek damla yaş yoktu.
    bu ülkede babasız şehit çocukları var, bu ülkede tarım yapamayan aç öz be öz
    vatandaşımız var.
    nedense bize bu afrikalıların, arapların, suriyelilerin de fakiri gelir, tabii bizim gibi
    salak olduktan sonra.
    yarın bu bencımın bir zenci! meraklısı kezbanla evlenir, sonra ve aç bir çocuk bırakıp avrupa'ya gider.
    anası da tv tv gezer.
  • konu ne bilmem ama bu siyahi arkadaşların bu güne kadar bize bi yanlışını görmedik. gelsinler yaşasınlar bu memlekette istedikleri kadar. ama bu arkadaşları, şu suriyeli parazitlerle karşılaştırmayın lütfen. ben bu adamların tecavüz ettiğini, hırsızlık yaptığını, gasp ettiğini, adam öldürdüğünü duymadım. adamlar yıllarca geldiler bu ülkede üniversite okudular, saat sattılar, kitap sattılar vs. efendi efendi ekmeğine baktılar. ama bu suriyeli orospu çocukları geldiği günden bu yana olay üstüne olay. tarihte de sevilmezmiş bu pislikler sanırım ki (bkz: spartacus) e bile konu olmuşlar. (bkz: ashur) yani demem o ki, konuyu bilmiyorum ama sadece bu iki ırkı kıyaslamayın. siyahi arkadaşlara ayıp oluyor.
  • kendisine inanmak üzereyken hal ve hareketleriyle samimi gelmeyen kişidir.
    özellikle ağlayıp yere kapaklandığı sırada mikrofonu ağzından düşürmemesi, kazayla mikrofon ağzından uzaklaştığında ise hızla yine mikrofonu ağzına götürmesi hikayesine ve samimiyetine inancımın kaybolmasın sağladı. çıkayım birkaç ağlayıp yardım koparırsam kardır diyerek gelmiş gibi ( iyi ingilizce öğretiyorum, bak müzik de öğretirim bu arada ve hatta ikisini birden öğretince öğrencilerin çok hoşuna gitti diyerek yardımın yönünü belirlemiştir). gerçi yardıma muhtaçken bir yardım bulabildiyse ne ala, bana giren çıkan yok ama samimiyet önemli.
  • benjamin olayı satmıştır. zor durumda olan acun ise bu satışa çanak tutmuştur.
    biz de bunu yememişizdir.

    son derece samimiyetten uzak ve bana kalırsa çalışılmış şekilde geldi adam.

    ha bir de kişi başı 650 usd gsmh olan yerden , fakir gelmeyecekti de ne gelecekti ?
  • o değil de ipini koparan soluğu türkiye'de alıyor. bunun sonu ne olacak?
  • ulkeye nasıl ne amaçla geldin sorusuna babasının ikinci eşinden bahseden, türkiye'de kaldığı 9 ayda iki kelime türkçe öğrenememiş, aslında isveçe gitmek isteyip türkiye'ye tamah(sonuçta türkiye nerdeyse herkese vize veren bir ülke) etmiş zenci kişi.
  • uganda'da aylık 80 dolar maaşla çalıştığını söylüyor. türkiye'de de 300-350 dolar gibi ücretlerle çalışılıyor.ikisi de açlık sınırında. ülkenin %62.6'sından pek farkı olduğunu düşünmüyorum.

    ama tabi programa çıkıp acıtasyon yaparak resmen iş dilendi ve sahip çıkıldı kendisine. hiç duygu sömürüsüne gerek yok, programa ne amaçla çıktığı çok belli. acun da reytingi görünce desteği verdi.
  • türkiye'ye daha önce gelmiş bir afrikalı tanıdık vasıtasıyla "businessman" statüsünde vize alarak gelip, geldikten sonra uzun süre işsiz kaldığını, sonradan ingilizce ve müzik öğreterek geçinmeye çalıştığını söyledi. muhtemelen türk konsolosluğunda veya dışişleri bakanlığında bu adamlara "işadamı" vizesi çıkarmak için rüşvet alan bir şebeke var. savcılar programı ihbar kabul edip adamı sorguya alarak nasıl olup da işasdfşa disaf idasfiasdif asidfi....

    tabii ki herhangi bir şey olmayacak, kimse takip etmeyecek. bu arkadaşımız ise tarık sezer'in okulunda gitar öğretecekmiş. neyse en azından kendini kurtarmış ne diyelim.