*

şükela:  tümü | bugün
  • kazanan yalnızdır, adıyla türkçeye çevrilen paulo coelho romanı. sevdiği kadın tarafından terk edilmiş ve takıntılı bir seri katilin cannes film festivali'ne katılan ünlülerin dünyasına saldığı korku ve paniği anlatıyor. coelho, cannes'ın yalnızca bir film festivali olmadığını, sonuçta kazanan filmi kimsenin hatırlamadığını ve aslında filmlerden çok cannes'ın moda dünyası ve etkinliğe katılan ünlülerle ilgi gördüğünü belirtiyor. romanı ile ilgili olarak da, "temel olarak, kitapta yazdığım her şeyi gördüm," diyor.
  • paulo coelho'nun celal üster çevirisiyle, 1 ekim itibariyle piyasaya çıkan son romanı.
  • mutlulukla sunarım, paulo coelho'nun son kitabıdır. 1 ekim itibariyle türkiye'de çevirisi piyasaya sürülmüştür. okumak için can atmaktayım gerçekten. gerçi ismi "zâhir" gibi bir kitap isminden sonra çok kötü olmuş... velhasıl paulo yaptıysa bir bildiği vardır diyorum ve kitap hakkında birkaç bilgi sunuyorum...

    kazanan yalnızdır'da paulo coelho, on bir dakika ve zâhir'de öne çıkan temalara geri dönüyor. içinde yaşadığımız dünyada, lükse ve ne pahasına olursa olsun başarıya olan bağımlılığımızın, yüreğimizin sesine kulak vermemizi engellediğini anlatıyor bize.

    coelho okuru bu defa, kendi deyimiyle süpersınıf'ın -hayallerin gerçeğe dönüştüğü sinema ve moda dünyasına girebilenlerin- toplandığı cannes film festivali'ne götürüyor. bu ayrıcalıklı sınıfın bazı üyeleri zirveye ulaşmıştır ve konumlarını yitirmekten korkarlar: para, güç ve ün tehlikededir: çoğu insanın, bedeli ne olursa olsun, uğruna her şeyi yapmaya hazır olduğu değerler.

    kitabın kahramanları bu modern gösteriş dünyasında buluşur: rus milyoner igor, ortadoğulu moda devi hamid, başrol peşinde amerikalı aktris gabriela, hayatının vakasını çözmeyi uman dedektif savoy ve başarılı bir mankenlik kariyerinin eşiğindeki jasmine. dayatılan türlü hayalin yarattığı kargaşada, kendi kişisel hayalini belirlemeyi ve gerçeğe dönüştürmeyi kim başaracak?
  • coelho chapter chapter facebook'ta yayınlıyordu ne ekleyeyim ne yapayım diye. biraz ortak bir çalışma ürünü galiba.
  • can yayınları tarafından birinci baskısında 50.000 adet dağıtılmıştır. can tarafından, bir anlamda best-seller kategorisinde değerlendirilen kitap, dahil olduğu çok satan kitaplar kategorisinin gerekliliklerini de yerine getirmektedir. cinayet, entrika, para, lüks, para ve lüksün eleştirisi, kadınlar, seks, ihtişam, polisiye, velhasılı kelâm allah allah kontesi kim sikti'nin damıtılmış brezilya pempe dizisi.

    370 sayfa kitabın büyük çoğunluğunda, coelho tarafından süpersınıf olarak adlandırılan kaymak tabakanın yaşamı mercek altına alınıyor ve bu yaşamın ne kadar değersiz, tü kaka olduğundan bahsediliyor. üzerinden bin kere geçilmiş konformizm karşıtı söylemlerin yeknesaklığına bulanmaktan dirhem çekinmeyen yazar, kitabı uzattıkça uzatıyor. kreşendonun artacağına dair bir degaje var, çehov'un fasarit duvarında asılı, evet, bir tüfek var, ama ne memeler fora ne de saçmalar iskele alabanda!

    zayıf ve sıkıcı bir kitap. okunması elzem değildir.
  • bir türlü kendimi kaptıramadığım, sıkıntıdan fenalıklar getiren, tasviri geniş tutmak maksatlı gereksiz detaylandırmalara giren, çok hevesle satın aldığımdan bitirmek için kendimi zorladığım, ne yazık ki insanı daraltan roman.
  • kitapta sözü geçen "süpersınıf" a ait olmayan biri için farkındalık yaratan bir kitap değil belki... belki de gereksiz uzatılmış ama bittiğine üzüldüklerimden biri olmayı başarmış, yağmurlu günü aydınlatmış kitaptır.

    --- spoiler ---

    deniz bir tek kum taneciğini yutmayagörsün, bütün bir avrupa küçülür. kuşkusuz farkına bile varmayız. belki yalnızca bir kum taneciğidir yok olan ama o anda koca kıta ufalır.

    --- spoiler ---
  • bu kitabında paulo coelho, farklı olaylardan yola çıkarak aynı temayı ele alıyor aslında. on bir dakika ve zahir'de öne çıkanlarla yüzleşmemiz için bizleri yüreklendiriyor. romanda sevdiği kadın tarafından terk edilen takıntılı bir seri katilin, cannes film festivali'ne katılan ünlüler dünyasına saldığı korku ve panik okuyucuya yansıtılıyor. 1 ekim itibari ile çevirisi raflarda yer almış olan kitap, gösterişli sinema dünyasının kapılarını aralıyor. coelho, kazanan yalnızdır için "temel olarak, kitapta yazdığım her şeyi gördüm" diyor.
  • diğer coelho romanlarından daha farklı bir kitap, daha sıradan.

    çok hayranım ve okurum vardı biraz azaltayım diye yazmış olabilir.
  • paulo coelho'nun celal uster'in ceviriyle adeta tecavuz ettigi kitabi. bazi cumleler feci derece de anlamsizlasmis. sadece bir kac cumlenin altini cizdigimi hatirliyorum. ya da celal uster basarili bir ceviri yapmasina karsi paulo kariyerini sonlandirmak istiyor da olabilir lakin bunun payinin daha kucuk oldugunu ve bu ceviriyi aysegul hatay'in yapmasi haline kitabin daha iyi olabilcegini dusunmekteyim.

    kitabin bir diger eksisi de diger paulo coelho kitaplarinda oldugu gibi can yayinlarindan cikmasi. o kapak tasarimi lutfen degistirsinler artik. hicbir zaman olmayan hiza kavramlarini bile gormezlikten gelebilirim boyle bir sey olursa.

    okunmayacak kadar da kotu bir kitap da degil. lakin; bazi bolumler - igor'un yani baskarakterin oldurecegi kisilerden sayfalar, bolumler boyu abuk bir sekilde betimlenmesi- gayet sıkıcı olmus. ve cinayetlerden sonra bu bolumler hicbir sekilde, hicbir seyle bagdasmiyor. sanirim sunu da eklmemem lazim igor bir seri katil. bunu onu terk eden eski karisinin yani ewa'nin dikkatini cekmek ve geri donmesini saglamak icin yapiyor. bir dunyayi yok etme misyonunu ustlenmis. bunu da cannes film festivali'nde gerceklestiriyor.

    her seye ragmen kitabin tatmin edici bir finali oldugunu dusunuyorum.