şükela:  tümü | bugün
  • 27 aralik 2008 israil fuze saldirisi da gundemdeyken kesinlikle seyredilmesi, seyrettirilmesi gereken bir belgesel.

    (bkz:http://video.google.com/…ccupation 101&emb=0&aq=f#)
  • imdb'de documentry sınıfında 9,2 puanla en üstte yer alan harika çalışma. izlemesi, anlaması, anladıkça hazmetmesi, dayanması gerçekten yürek isteyen bir belgesel. adamım diyen en delikanlı karakterin bile sonları doğru küçük kız konuşurken gözyaşlarını tutması çok da mümkün değil.
    noam chomsky, richard falk gibi karakterler ile yapılan söyleşiler bakış açısını netleştirmiş.

    --- spoiler ---

    "i am from al-quds (jarusalem), i am a witness. i know the arabs, the arabs are very good.. no problem until zionist movement start! my grandmother tell me before the zionist movement start they baby sitting each others' kids, they borrow from each other like brothers. the idea of zionism; you take away the land from the palestinians, from the arabs started the all fighting.

    not arabs the problem, not the jews the problem, not judaism not muslim ! only zionism!!!"

    "total us aids to israel from 1949 to 1996 $62,5 billion,
    total us aids to rest of the world from 1946 to 1996 $62,5 billion"

    80 yaşını aşmış eski israil kadın askerinin ağzından;

    "israel do not need civil bombs, israel have tanks, helicpters, f16s why would israel need civil bombs like palestinians"

    israil askerlerinin sivil filistinlilerin yüzyıllardır yaşadığı evleri yıkmasına engel olmak için kalkıp u.s. den gelen üniversite öğrencisi rachel corrie'nin, filistinli bir doktorun evinin yıkılmaması için buldozerlerin önünde dimdik dururken buldozerin kayaları üzerine yıkması sonucu can verişi ve rachal corrie nin 5. sınıf mezuniyeti konuşması mutlaka izlenmelidir.

    (bkz: #14844737)

    --- spoiler ---
  • öncelikle filmin notlarını bilmekte yarar var:

    judea ve samara: israil'in 1967 savaşı sonrasında ürdün'den kopardığı filistin toprağı batı şeria'nın vaadedilmiş topraklar söylemindeki karşılığı. (1)

    pathé görüntü kaynağı: charles pathé ve kardeşlerinin 19. yüzyılın sonunda kurduğu bir sinema pazarlama şirketidir. 1900'lerin başından itibaren uluslararası bir şirket haline gelmiş ve senede yüzlerce film yapıp/yaptırıp pazarlamıştır. (belgeselde, bu bölümü sadece "görüntü kaynağı" olarak çevirdim.) (2)

    dad's army: babalar ordusu. aslen, 14 mayıs 1940'da mahalli savunma gönüllüleri adı altında, benelux* üçlüsünün almanlar tarafından işgaline yanıt olarak kurulmuşlardı. temmuz 1940'da, ismi yurt bekçileri olarak yenilendi. üyesi olan birçok erkeğin hizmet yaşı geçtiği için babalar ordusu olarak da anılır. 1943 yazında, üye sayısı 2 milyona ulaştı. aralık 1944'te ise dağıtıldı. (3)

    capitol hill: washington dc'in orta yerinde konuşlanmış, senato ve temsilciler meclisinin toplandığı, ayrıca şehri 4 bölgeye [northwest, northeast vs.] ayıran binalar kompleksi.

    doğuş kilisesi: hıristiyan ve islam inançlarına göre isa peygamberin doğduğu yerde inşa edilen mabed. beytüllahimdedir.

    balfur deklarasyonu: balfour deklarasyonu, lloyd george'un başbakanlığındaki ingiliz savaş kabinesinde dışişleri bakanı olan althur balfour'un girişimiyle başlatılan ve sonuçta filistin'de bir musevi devletinin -israil- kurulmasıyla sonuçlanan girişimdir. 1917 yılındaki bu deklerasyon, ilk balfour deklarasyonudur. balfour girişimiyle 1926 yılında, ingiliz sömürgeleri konusunda ikinci bir balfour deklarasyonu yapılmıştır.

    lord arthur balfour, 2 kasım 1917 tarihinde uluslararası siyonist hereketin liderlerinden olan lord rothschild'e bir mektup göndererek, filistin topraklarında bir musevi devleti kurulması konusunda ingiliz hükümetinin destek vereceğini bildirmiştir. ingilizlerin araplara yatırım yaptığı bir dönem olduğu için, bildiride ‘ülkedeki öteki sakinlerin medeni ve dinsel haklarının ihlal edilmemesi’ şart koşulmuştur. osmanlı devleti'nin orta doğu topraklarının ingiltere ve fransa arasında paylaşılması protokokü niteliğindenki sykes-picot antlaşması ve mekke şerifi hüseyin ile ingiltere'nin mısır'daki yüksek komiseri mcmahon arasında gizli olarak imzalanan mcmahon antlaşması ardından yapılan bu girişim, böyle bir maddeyi gerektirmiştir.

    bu mektup ve bunun ardından gelişecek olan olaylar, dünya siyonist kesimin desteğinin itilaf devletleri yönüne çekilmesinde önemli rol oynamıştır. ayrıca abd tarafından da desteklenmişir. amerika, orta doğu'da bir musevi devletinin bulunmasının, orta doğu politikaları için sağlam bir dayanak oluşturacağını kavramıştır.
    lord balfour'un bu mektubu üzerine yürütülen girişimler, 1918 yılında fransa'nın, hemen ardından da italya'nın desteğini sağlamıştır. abd başkanı thomas woodrow wilson, ekim 1918 ayında deklerasyonu desteklediklerini açıklamıştır. sözkonusu deklerasyon, orta doğu'da bir israil devletinin kurulmasına giden sürecin önemli bir kilometre taşıdır. (6)

    holokost: holokost (yunanca: holókauston), nazi soykırımı, yahudi soykırımı, ya da ha-shoa (ibranice: ????? felaket); almanya'nın nazi döneminde yaklaşık 6 milyon kişinin (kaynaklara göre ölü sayısı değişir) sistemli bir şekilde öldürüldükleri katliama verilen isimdir.

    yahudiler başta olmak üzere sintiler, romanlar, yenişler ve diğer "çingene" kabul edilen insanlar, nazi aleyhtarı almanlar, engelliler, homoseksüeller, yehova'nın şahitleri, savaş tutsakları, lehler ve diğer slavlar da bu katliamın kurbanları olmuşlardır. birçok akademisyen ise bu grupları holokost'a dahil etmeyerek, holokost'u sadece yahudi soykırımı olarak,[3] naziler olayları zaman zaman "yahudi problemine nihaî çözüm" olarak tanımlamışlardır. tüm holokost kurbanları hesaba katılınca, hayatını kaybedenlerin sayısı, bazı akademisyenlere göre 17 milyon kişiye kadar çıkabilir. (7)

    acre: 4,39 dönümlük arazi ölçüsü. (belgeselde, dönüm olarak çevrilmiştir.) (8)

    apartheid: aparthayd (apartheid - nl. sıfat. ayrımcılık) güney afrika cumhuriyeti'nde 1994 yılına kadar yürürlükte kalan ve beyaz olmayan ırklar arasında yasal olarak bir ayrımı öngören politikaya denir. uluslararası terminolojide, ırkçılık siyasetinin egemen olduğu hükümetlerce yönetilen rejimlere aparthayd rejimi denir. (9)

    aipac: amerikan israil kamu işleri komitesi (american israel public affairs committee, aipac), 55.000 üyesi bulunan, abd ile israil devleti ilişkilerini düzen aipac, abd-israil ticaret ilişkilerinin derinleştirilmesine, ortak askeri programların gerçekleştirilmesinde önemli bir etkiye sahip bir kuruluştur. 1951'de kurulmuştur. bütçesi 30 milyon dolardır.

    aipac, askeri yardımlarda da çok etkindir. örneğin,1986'da abd dışişleri bakanı shultz'un aipac'a bizzat yazıyla başvurarak, israil'e yollanacak silah türleri ve yardım paketleri konusunda görüş istemesi örgütün gücünü gösteriyor. israil'e yapılan yardımlar, 1985'den sonra, aipac sayesinde, karşılıksız hale gelmiştir. (10)

    televangelist: amerikan televizyon kanallarında sıkça görülen, televizyonu vaaz aracı olarak kullanan din adamları. (11)

    megiddo: ibranice'de megiddo dağı'na harmegiddo denir. armageddon bu ismin yunanca okunuşuna göre yazılmış halidir. semavi dinlere göre son kıyamet savaşı'nın yaşanacağı ova. (12)

    carte blanche: fr. sınırsız özgürlük (verme durumu), beyaz kağıt, aklanma. (13)

    referans çerçevesi: (frame of reference) birey ya da grubun bilgi, deneyim ve kavrayışını içinde oluşturduğu ölçüt, standart ve kavram kümesi. (14)

    fellah: 1. çiftçi. 2. mısır köylüsü. (15)

    yukarıdaki yazı turkcealtyazi.com sitesindeki çevirene aittir:
    link burada:
    türkçealtyazi.com

    film; israil in kuruluşu, filistin'e olan işgali anlatıyor.
    tabi bu çerçevede israil gökten inme bir devlet değil.
    nazi dönemi birleşen yahudiler ve de abd-ingiltere'nin desteği ile ortadoğu'da devlet kurulması planlanıyor.
    ortadoğu'da devlet kurulmasının abd nin ortadoğu projesi için yararına olmadığını söylemek mantıksızlık olur.

    filmin ilerleyen bölümlerinde ise;
    gomgashtei dar aragh ya da diğer adı marooned in iraq olan kürt sempatisi filmi gibi bir tarafın sempatizanlığı yapılıyor.
    burada şunu belirtmekte yarar var:
    bu demek değildir ki filistin halkı haksız.
    asla!
    ama filmde geçen filistinli çocuğun konuşmasını atayım siz karar verin:
    -yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
    -benzin gibi kokuyor olsalar da eşyalarımızı atmak istemiyoruz. keşke giysilerimizi koklasanız! israilliler gelseler de giysilerimizi koklasalar, evimizi görseler.

    bu şekilde ısrarla benzin kokusunun vurgusu yapılıyor 4-5 yaşlarında bir çocuk tarafından ve çocuk şöyle diyor:
    -babamın verdiği güneş gözlüklerin keyfini bile çıkaramıyorum.

    evet 4-5 yaşlarında filistinli bir çocuğun en büyük eğlencesi güneş gözlükleri ile keyif çatmak mı!?
    bu noktada çocuğa bazı şeyler söylemesi adına bir şeyler ezberletilmiş belli.

    tekrar söylüyorum bu demek değildir ki filistin halkı haksızdır israil haklıdır!
    asla. ama belgeselin biraz çarpıtıldığını düşünüyorum ajitasyona başvurulmuş.
  • israil denen canavarın ve siyonizmin amerika'nın desteği ve onun türkiye gibi sessiz yalaka müttefiklerinin gayri ihtiyari destekleri ile filistin'de gerçekleştirdikleri zulmü, katliamları, işgali anlatmaktadır. bizim ülkemizde her konuda olduğu gibi söylenen kulaktan dolma bilgilerden "birisi de filistinliler topraklarını sattılar, ondan dolayı israil oraya geldi işgal etti. " daha kendi tarihini bilmeyen, okuldaki ideolojik tarihi ile yaşayan çok bilmiş halkımıza önerilir böyle filmler, hızlı ve öfkeli, spiderman, evim sensin, muhteşem yüzyıl, kurtlar vadisi gibi film ve dizilerden fırsat bulursalar, haberleri olursa ölene kadar böyle şeylerden izlesinler. insanın var olan şeyleri bilmesinin yanında, bildikleri ile görsel olarak karşılaşması çok farklı. israil işgale başladığında nüfusu filistin'de yüzde on, günümüzde ise tüm filistin'i kontrol ediyor, filistinlileri küçük bir alana gazze'ye sıkıştırmış durumda.

    bir çocuğun zekâsı yukarıda bahsedilenlerden daha fazlasını söyleyebilecek kapasiteye sahip olabilir, bu gayet normal, ajitasyona gerek yok. filistin'de olanların tarifi zaten mümkün değil. (bkz: rachel corrie)'nin küçük bir çocuk iken yaptığı içten konuşması da ajitasyon o zaman ezberleme bile olsa, biz hayatımızın hangi evresinde bu tür konuşmalar ve eylemler içindeyiz, ya da insanlığa hizmet ve yardım içindeyiz egomuzu beslemek dışında.

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=8twvxhunrxy)