şükela:  tümü | bugün
  • küçük tiyatroların genel adı... çok basit açıkladım nedense.
  • akm yanındaki mini tiyatro.
    genelde pek iyi olmayan oyunlar sergileniyor, insan bilet alırken ay yoksa gene mi bayılcaz hissini atamıyor ama tiyatro severlerin yine de şansını iyi oyun çıkar diye denediği tiyatro.

    bir de küçük illerden turneye gelen konuk oyunları direk buraya koyuyorlar. insanlar deneyimleriyle onyargili oluyor buradaki oyunlar için.
  • ankara'daki oda tiyatrosu da ulus'taki genel mudurluk binasinin icindedir. stad otel tarafindan bakarsaniz daha kolay gorursunuz. mazosist bir tiyatro zevki yasatir insana, pek ufaktir, o yuzden oyuncuyla tabiri caizdir icice oturursunuz, rahatsiz olursunuz, klostorfobiktir. en fazla iki kisilik oyun sigar sahnesine (iki kisinin ikisi de ayakta durdugunda daha rahat sigarlar ama), genelde tek kisilik oyunlar sahnelenir.
  • izleyiciyinin yanılsamanın büyüsüne daha çabuk kapılmasına yol açan ve zaman zaman avangard denemelerle topluca katılıma açık olan tiyatro biçemi.yalnızca mekan algısı olarak değerlendirilse de farklı bir misyonu taşıyan bir anlayışa sahiptir.ankara'da hakan boyav'ın başı çaktiği tiyatro adamlarının hiç vazgeçmeyecekleri cesur bir tiyatro atılımıdır.
  • http://www.odatiyatrosu.com/ adresinden hakkında bilgi edinilebilecek, çok değerli oyunculardan oluşan topluluk.
  • küçük tiyatro ve genel müdürlük ile aynı binadaki dt sahnesi. 60 koltukludur. kadrosu dar, dekoru sade oyunlar sahnelenir.
  • en uzun tiyatro oyunu oynama rekoru olan 18 saat 5 dakika'yı 24 saatle kıran tiyatro topluluğu, ama orhan abi'nin bu konuda bir takım şüpheleri var
  • #1048592 bu tiyatronun yerleşim biçimide zaten iç içe olduğunuz sanatçılarla, daha da bir kaynaşmanızı sağlar. toplam 15 yada 16 sıradan oluşan 5'er kişilik koltuklar halinde tertip edilmiş bu tiyatronun koltuk araları da inanılmaz derecede dardır. normal standartlar dahilinde biraz uzun boylu bir insansanız ve arkadaşlarla birlikte gittiğiniz tiyatroda, 5 kişilik ortalarda bir sıranın 3 numaralı koltuğuna oturursanız güneş gibi de parlarsınız. hiç bir şekilde kıpırdayamazsınız, arkadakilerin sizin hakkınızda "yahu ben burdan göremiyorum", "yuh artık kaya kafalının arkasına oturmuşuz" şeklindeki serzenişlerini de duyar ama duymamazlıktan gelemezsiniz. birde insanlara sıkıntı vermeyeyim diyen bir bünyeye sahipseniz, oyun sürecince put gibi hiç kıpırdamadan, "arkamdakiler bir görüş açısı yakaladıysa bari ordan devam etsinler" diye düşünür ve öylece kalırsınız. başınıza ağrılar girer, oyunun çabucak bitmesini ve ortamı alelacele terketmek istersiniz. uzun bir adamsanız ve bilmediğiniz bir oyuna gidiyorsanız pek tavsiye etmiyorum efenim oda tiyatrosunu, eğer en ön koltukta değilseniz.
    (bkz: küçücük ve koltuk araları dar olan bir odada tiskindim tiyatro sanatından)