şükela:  tümü | bugün
  • girilen entrylerden anladığım kadarı ile odtüde çevre topluluğu soğuk fizyonu bulmuş (ya da buluyor), gıda topluluğu dünya açlığına çare bulmuş (ya da buluyor), uluslar arası ilişkiler topluluğu orta doğuya barış getirmiş bundan herhalde çok hayal kırıklığı yaratan grup.

    la kıçı kırık üniversite topluluğundan amma çok şey bekleyen varmış (bkz: kalkın gençler oturmaya mi geldik?)

    amaçlarını bloglarında sınırlamışlar, kampüs hayvanları diye. neden tüm dünyayı veganlaştırmak ya da tüm angara hayvanlarına çözüm bulmak gibi ulvi amaçlar yükleniyor bu gruba anlamadım.
  • bunların hayvansever olduğunu zanneden insanlar var. birkaç hafta önce yaşanmış bir olayı buraya yazalım da insanlar tekrardan bir değerlendirsinler bunlar ne kadar hayvansever.

    yalıncak yolunda bisiklete binen biri bunların iki üyesini görür. iki kız, her zamanki gibi, besledikleri (pembe pati dostları tasması taşıyan) sürüden 10-15 tane köpeği peşlerine takmış yürüyüş yapmaktadırlar.

    ancak köpeklerden birinin (sürüdeki üç iri beyaz köpekten biri - abbas değil) ağzında bir kaplumbağa vardır. köpek kaplumbağanın kabuğunu kırmaya çalışmaktadır. bu durum kızların ise umrunda değildir.

    köpek bir süre kaplumbağayı kemirdikten sonra yere bırakır ve yürümeye devam eder. ancak kaplumbağayı yere ters bırakmıştır. durum halen kızların umrunda değildir.

    kızların köpeklerle uzaklaştığını gören kişi önce kaplumbağayı düzeltir, sonra da kızları uyarır. odtü pati dostları üyesi kızların yanıtı ibretliktir:

    "etrafta bir sürü kaplumbağa var, hangi birine göz kulak olalım"

    ---------- edit ----------

    olayın buraya kadar ki kısmı aynen yaşanmış (bu editten önce bir kez daha teyit ettim). ancak bundan sonrası için bir düzeltme yapmam gerekiyor.

    biraz önce hem olayı yaşayan kişiyle, hem bu iki kızdan birini teşhis eden kişiyle, hem de irem'le görüştüm. ve ne yazık ki oldukça kötü bir karmaşıklık nedeniyle irem'e haksızlık etmiş olduğumu anladım.

    ben bu yazıyı yazmadan önce birkaç kez irem'in ismini bana veren kişiden olayın kahramanlarından birinin irem olduğunu teyit etmiştim (hatta defalarca aşağıda bahsi geçen fotoğrafı istemiştim, ama bulamadığını söyleyerek bana göndermemişti).

    ama bugün yaptığım konuşmalardan sonra ikna oldum ki irem yukarıda anlatılan olaydaki iki kızdan biri değil.

    insan hatasını kabul etmeyi bilmeli ve gerçekten üzgünüm.

    karmaşıklık ise sokak köpeklerinin ve kaplumbağaların baş rolde olduğu iki farklı olayın yakın zamanlı olarak yaşanmış olmasından doğmuş. ismi teşhis eden kişi bu iki olayın farklı olaylar olduğunu bilmediği için birbirine karıştırmış.

    yazının orjinal halini değiştirmeden, sadece aralara gerekli açıklamaları koyarak devam ediyorum.

    ---------- edit ----------

    buraya kadarki kısım yeterince rezilken, asıl mide bulandırıcı şey sonra yaşanır.

    olaya şahit olan kişi yaşananları anlatırken dinleyenlerden biri bu kızlardan birini tanır ve adının irem olduğunu söyler. (edit: yukarıda da belirttiğim gibi irem'in yalıncak tarafında yaşanmış olayla bir ilgisi yok, burada hatalı bir şekilde irem'in ismi verilmiş. bu kişinin kim olduğunu da öğrendim ama farklı yerlerden teyit almadan yazmayacağım)

    nasıl tanımıştır dersiniz?

    bu "odtü pat dostları üyesi hayvansever" köpeğin ağzında kaplumbağa varken fotoğrafını çekmiş, altına esprili bir şeyler yazarak internette paylaşıp "komiklik" yapmıştır. (edit: yukarıda da belirttiğim gibi bu farklı bir olay ve irem'in bana aktardığına göre zamanında müdahale edilmiş ve bu olayda kaplumbağaya herhangi bir zarar gelmemiş)

    işte odtü pati dostları topluluğu tam olarak budur. ne kadar da "hayvanseverler" değil mi?

    (edit: uzun yıllardır edindiğim deneyimler sonucunda pati dostları hakkındaki fikirlerim halen genel olarak böyle, ancak son dönemde tanıştığım birkaç kişi sayesinde azınlıkta da olsalar sadece sokak köpeklerini değil diğer hayvanları da seven ve korumaya çalışan birilerinin olduğunu düşünmeye başladım, ancak ne yazık ki halen çok azınlıktalar böyle insanlar)

    tanım: türkiye'deki sokak köpeği dendiğinde dünyayı ayağa kaldıran, ancak söz konusu diğer hayvanlar ya da insanlar olduğunda zerrece umursamayan çakma hayvanseverlerin net bir özeti olan topluluk.

    (edit: genel itibariyle halen böyle olduğunu düşünüyorum, düzeltmeye kadar olan bölümdeki anlatılan olay da bunu gösteriyor)
  • neredeyse her gün, birilerinin kampüse nasılsa bakılır diye attığı evde büyümüş, yetişmiş, evde yaşamaya alışmış kedi, köpek, kaplumbağa vs hayvanların ölümleri sarsılan gönüllü insanlardan oluşan resmi olmayan odtü öğrenci topluluğu.

    sorun odtüde yasayan kediler ve köpekler değil. bakamayacaksan alma, aldiysan birakma, birakacaksan da yeni yuva ara. özetle dertleri bu olan topluluk.

    sen eve alistirdigin, mamaya alistirdigin, kuma alistirdigin hayvani sebep ne olursa olsun- hic biri meşru değil kanimca- nasilsa bakilir diye kedileri, köpekleri besleyenlerin evinin önüne, bahcesine, kampüse birakma.

    ilanlardan henüz küçükken aldigin kedi annesinden avlanmayi, köpeklerden kaçmayı, vs. ogrenmiyor. evde haliya basiyor, kedi kumuna isiyor. tüm bunlari bilmeyen hayvani sokağa atmak katletmektir.

    mama yemeye alışmış olmasi bir yana, onune mama konmasina alismis hayvana "hadi simdi ozgursun avlan hayatini yasa demek" sadece kendinizi kandirmak, olmayan vicdaninizi rahatlatmaktir.

    evde sadece koltuklara, bilemedin en yüksek dolaba atlayan hayvana "hadi bakalim bak bu gördüğün ağaç tirman diye ummak" sadece safliktir.

    diger kedileri hic gormemis bir kediye "bak bunlar senin cinsin simdi daha mutlu olacaksin kedilerle sosyalles" demek sadece terk ettiginiz gercegine absurd bir kilif uydurmaktir.

    hadi tum bunlari gectik. ınsanlara alisik bir hayvanin sokakta kedilere tahammül edemeyen, korkan, sevmeyen insanlarin tekmeleri, sicak sulari, sopları vs kacmasi cok zor.

    bunu da gectik diyelim arabalar var. tekrar ediyorum. sorun odtudeki kopekler, kediler değil. oraya evden atilmis kediler ve köpekler. en uzun yasayani bir yil yasiyor. dogal degil bu ortamlar onlar icin. o nedenle kendi duzeninizi kurmamisken, mezun olmamisken, somestri tatilleri hala sorun iken, ev arkadaslari ile kalirken ya da bunlari gectim bir omur boyu bakamayacaksaniz kedi, kopegi eve alistirmayin, almayin. birakin sokakta yasasinlar ama sokakta dogmus, buyumusken. once evde buyutup, bakip sonra sokaga birakmak ozgurlestirmek degil katletmektir.

    (bkz: #42253870)

    (bkz: terk edilmek her canlıya acı verir)

    (bkz: tecavüz her canlıda iz bırakır)
  • odtü pati dostları'ndan direkt bir cevap var yazılanlar hakkında. girilen az buçuk entrynin de çok yanlış ve kesinlikle can yakıcı olması nedeniyle onlar da cevap vermek istediler doğal olarak. üyeleri olarak başka bir arkadaşımızın yazdığı cevabı kopyalamak görevimdir.

    " 1. "burayla ilgili değiştirme oldu, o yüzden sildim burayı.1

    2. kendimizi kedi köpekle sınırlıyorsak ne olmuş? bunun neresi yanlış? hem hayvanı kedi köpeğe eşitliyor diye uyuz ol, hem kedi köpeği hayvandan sayma. onlarınki hak değil mi? ayrıca kimin için ne yaptığımızı nereden biliyorsunuz? ihtiyaç halinde her türlü hayvana yardım edebiliriz. yapılan herhangi bir işin verimli işleyebilmesi için sınırlarnın çizilmesi ilkelerinin belli olması lazımdır. biz sınırı kedi köpekle çiziyorsak ne olmuş? odtü'de bu zamana kadar onlarla uğraşanlar vardı da onlara engel mi olduk? evet sınırımız bu çünkü maddi manevi sınırımız da şimdilik bu ama bu bundan sonra yapmayacağımız anlamına gelmiyor. eğer bahsi geçen konularda bizi de bilgilendirmek istiyorsanız kapımız açık.

    3. ben bir hayvanı veterinere götürünce türcülük yapıyorsam, "superior" olarak vicdanımı rahatlatıyorsam lütfen o hayvanın veterinere gitmek istemediğini kanıtlayın da ben de ömrüm boyunca birine el sürmeyeyim.

    4. bireysel olarak hepimiz hayvan deneylerine karşıyız. içimizde vegan olan da var olmaya çalışan da. dahası kıyafetimizden makyaj malzememize kadar (sadece kadın makyaj malzemesinden bahsetmiyorum) dikkat ediyoruz. gelip konuşmadan ön yargılı davranamazsınız. biz hala öğreniyoruz ve eksiklerimiz olabilir. yolun başındayız, bu konuda da yardıma açığız.

    5. bizi türcülük yapmakla suçlayan kafalar nedense "superior" bir varlık olarak erkeği kurugulayan cinsiyetçi söylemden vazgeçmiyor. türcülük kadar cinsiyetçilik de zarar verir. bir de en büyük zararı ön yargı verir.

    6. kampüste hayvan deneylerine karşı eylem var da biz mi katılmadık. bu zamana kadar yapmadık ama yapmayacağımız anlamına gelmiyor.

    7. sevimli olmaya çalışmıyoruz. ilgi çekmek için illa şiddet pornosu içeren hayvan resimleri mi kullanmamız lazım?

    8. ön yargılarla kalıp bize laf söyleyeceğiniz yerde gelin o zaman siz de çalışın, grubun dimağını açın.

    9. avrupa'da yapılanların aynısının türkiye'de oldurulmaya çalışılması aslında bir türkiye yanlışıdır. avrupa'daki hakların benzerini yasalara eklemektense örnek alınmayacak uygulamaların yapılması bizi ancak üzer ancak bu olaylara karşı durmak henüz maddi olarak (hatta üye azlığından ve destek yetersizliğinden manevi olarak) boyumuzu aşar. ama en basitinden insan olan herkes zaten bunlara üzülecek ve duruma içten içe isyan ederek asla ve asla sevinmeyecektir.

    türkiyede yapılan en büyük yanlışlardan biri herhangi bir ülkeyi, oluşumu (demokrasi özgürleşme vs) örnek almak. yapılan uygulamalara bakıyoruz ama en iyisi budur biz de bu yoldan ilerleyelim gibi bir mantığımız yok. ha anca kavramlara takılıp o kavramlar ne için kullanılır anlamamak için ne güzel büyük laflar ediliyor: solcu, solcu teyze, kürkçü teyze, medeniyet.

    10. evine süs diye kedi alıp aman özgürleştireyim doğasına kavuşsun gibi bir mantıkla kampüse atılan hayvanın canını sürdürmesine yardımcı oluyoruz. he özgürleşmek sadece farkındalıkla olmuyor sistemin değişmesi lazım. kediyi köpeği sal doğaya ondan sonra ama doğal seleksiyon de. sistemin değişmesi lazım biz de bunun için en görünür olan hayvanlardan kedi köpekten başladık, ama bununla sınırlı kalacağız diye bir şey yok."

    bu yazıyı da dataandmethod yazdı. yazıda anlamadığınız bir yer varsa ya da illa çemkirecekseniz o size yardımcı olurmuş.

    birilerinin cevap verebileceğini düşünmeden, önüne gelene laf söylemek tabii ki kolaydır. hele de önyargılar üzerinden konuşmak daha da kolay.

    bu insanlara en basitinden "yahu kedi köpek de olsa cana acıyorlar, ellerinden geldiğince bakıyorlar." demektense "solcu teyzelerin plazacı gençlği" gibi çok ama çok basite indirgenmiş laflarla saldırmak neden daha kolay oluyor biliyorum aslında. çünkü böylesine saldırabilen insanlar aslında ellerini taşın altına sokmaktan fazlasıyla korkanlar veya asıl içlerinde bir gram hayvan sevgisi beslemeyenler. hayvan dediğini küfür niyetine kullananlar var bu ülkede hala. o yüzden bu zihniyeti anlamak çok da zor olmamalı düşünen her insan için.

    kısacası kalkıp bir gram şey yapmayan insanların laf kalabalığına maruz kalan iyi niyetli topluluktur odtü pati dostları.
  • yaptiklari islerin guzelligi kadar tuhaf bir hiyerarsik duzeni olan grup.

    cok sukur agresif tavirlarini biraktilar ama kimse orada babasinin hayrina ya da para karsiligi gonulluluk yapmiyor. tamam kural koyulabilir, tecrubeli uyeler tarafindan bir duzen yaratilabilir ancak tutum cok onemli. her konuda emirci ve sert bir uslupla uyari yapilirsa gonullulerini kendinden sogutabilir zira bende boyle oldu. cunku hayvanlari sevip beraber yasamak adina caba gostermek icin bir gruba dahil olmak zorunda degilim, neden birilerinin beni yaptigim/yapmadigim seyler icin azarlamasini dinlemek zorunda olayim ki? bir gruba dahil olmussam bu koordine olabilmek, isleri daha kolaylastirabilmek adina attigim bir adimdir. buyuk bir gruptaki tek kisi ve/veya belirli bir grup insan tarafindan alinan kararlarin uygulamasinda zorbalik* yapmak surekli sorun cikartiyor. biliyorum, sorun esnek davranilamayacak kadar ciddi bi sorun ancak grup tecrubelilerinin* "ben buranin agasiyim" izlenimi veren tutumlarindan bir an once vazgecmeleri gerekiyor. emek vermis olabilirsin, saygi duyuyorum. ama bir seyler yapmaya calisan insanlar kimsenin emreder tavirlariyla ugrasmak zorunda degil.

    lutfen bunlari ustlerine savrulan hakaretler olarak degil de "ne yaparsak daha iyi hale gelebiliriz" sorusuna cevaben uretilmis yapici elestiriler olarak algilasinlar. artik grupla beraber hareket etmiyorum ki bu su zamana kadar yalnizca benim aldigim bir karar degil. topluluk olmadan once hala yoluna koymalari gereken bircok sey var.

    edit: imla
  • baktıkları 10-15 tane kendi armalarını taşıyan tasmalara sahip köpeği peşlerine takıp yavru kedilerin yoğun oldukları bölgelere "yürüyüşe çıkmayı" çok seven üyeleri olan topluluk.

    peşlerine taktıkları bu köpek sürüleri "yürüyüşe çıktıklarında" başka köpeklerin bölgesine girerler, oradaki yalnız köpeklere saldırırlar ve yaralarlar, yavru bebek demeden kedilere saldırırlar parçalarlar, uyardığınızda ise "hayvan bu ben nasıl zapt edeyim" derler. e madem zapt edemeyeceksin neden peşine takıp etrafta dolaştırıyorsun?

    defalarca aynı bölgede uyarılmış olmalarına rağmen birçok yavru kedinin oradan peşlerine taktıkları köpek sürüsüyle geçerken uyarırsınız "ay öyle mi bilmiyordum" derler. güya "pati dostusun" ama kedilerin yoğun olarak yaşadığı ve kampüsün göbeğindeki (elektrik-elektronik c binası önü) bir yerden haberin yok öyle mi?

    işte kendi tasmalarına sahip olmayan pati sahiplerine ilgileri ve dostlukları bu kadardır.

    bir de önceden bir hata yapmışım, bunlar "odtü köpek dostları" ismi alsınlar derken yanılmışım. bunlar kendi tasmalarını taşımayan köpekleri de zerre umursamıyorlar.

    sakın bunların propogandalarına bakıp da yanılmayın, kendi tasmalarını taşımayan hiçbir pati sahibi bunların umrunda değil. arada bir yaptıkları göstermelik şeyler dışında gerçek tam olarak bu ne yazık ki.

    bir de anlamadığım bir şey var. zaten serbest olan köpekleri peşlerine takıp "yürüyüşe çıkarmak" acaba hangi akla hizmet yapılan bir şey? zira bunun etrafa yapılan "bakın ben köpeklerle nasıl iyi anlaşıyorum, benim sözümü dinleyip nasıl da beni takip ediyorlar" gösterişi ve ego tatmini dışında hiçbir anlamı yok. ama bu grubun üyeleri bu eylemi yavru kedilerin bulunduğu, yalnız köpeklerin yaşadığı bölgelerde yapmayı çok seviyorlar.
  • sadece o patiler köpeklere aitse umursayan topluluk.

    köpek sürülerini peşlerine takıp gezdirirlerken yavru kedi ailelerinin olduğu yerlere giden, bu sırada sürüden ayrılan köpekler yavru kedilere saldırdığında hiç umursamayan üyeleri vardır.

    bu konuda dikkatli davranmaları istendiğinde "e kediler de kuşları öldürüyor" diye yanıt veren, bu koruyup kolladıkları köpekler her hafta 1-2 kediyi parçalayıp öldürdüğünde "onları doğası bu" diyen çok sayıda üyesi vardır.

    10-12 köpekten oluşan bir çetenin yurtlar bölgesinde neredeyse kedi bırakmaması, bebek/hamile demeden etrafta dolaşan neredeyse tüm kedileri katletmesi üzerine bunlardan biriyle aramda geçen bir diyalog:

    pati dostları üyesi: ya aslında bu köpeklerin çoğu uysal da aralarında 2 tane genç var onlar çok saldırgan, onlar saldırınca diğerleri de onlara uyuyor işte
    ben: e o zaman o 2 taneyi barınağa gönderelim
    pdü: ay ama barınakta şartlar çok kötü, yazık onlaraaa
    ben: öldürdükleri kedilere yazık değil mi?
    şahıs: ama onların doğası buuuoooooo

    bunların koruyup kolladıkları köpekler kampüste her gün kedi öldürür, tilki öldürür, yabani tavşan, hatta kaplumbağa ve kirpi öldürür. öldürülen hayvanlar umurlarında olmaz, çünkü bu "köpeklerin doğasında vardır".

    bunların koruyup kolladıkları köpekler insanlara saldırırlar, öyle ki insanlar hava karardıktan sonra demiray'lara ya da odtükent'e gitmeye çekinirler (çünkü ciddi yaralanmalarla sonuçlanmış pek çok saldırı yaşanmıştır kampüste).

    her köpek fetişisti gibi sadece köpekleri umursarlar ama kendilerine "hayvansever" "pati dostu" derler, oysa ki çoğunluğunun ne hayvanseverlikle ne de pati dostu olmakla (eğer o patiler köpek dışında bir hayvana aitse) yakından uzaktan alakası yoktur.

    o yüzden en azından ikiyüzlülüğü bırakıp kendilerine odtü köpek dostları ya da odtü köpek fetişistleri gibi bir isim seçmeliler.
  • odtü kampusunun insanların değil yalnızca hayvanların yaşamaya hakkı olduğu bir yaşam alanı olduğunu savunan ve hatta bunun için sosyal medyada insanlara hakaret eden, aşağılayan, sözde hayvan dostlarının oluşturduğu topluluktur.
    bu insanları kampüs hayvanları adına çalışırken göremezsiniz. genelde öğrenci gruplarında köpekler tarafından saldırıya uğrayanları haksız bulur ve her fırsatta insan ırkından nefret ettiklerini dile getirirler.
  • sinirimi bozuyolar birazcık ama birşey demiyorum. bir de lisedeki fizik hocam haberlere çıkmış geçen gün "sokak köpekleri için 60.000 lira kredi çekti diye. kadın ruh hastasıydı, ama neyse ben birşey demiyorum.
  • sevimli olma cabalari yoktur, san sohret pesinde degillerdir. dolayisiyla, neler yaptiklarini bilmek icin yakinlarinda olmak gerekir. yani;

    odtu'deyseniz erismek ve fikirlerinizi paylasmak cok kolaydir - zaten yana yakila destek ariyorlar.
    degilseniz ve neler yaptiklari hakkinda hicbir sey bilmiyorsaniz da niyet okuyuculuguna soyunup kufretmek kolaydir - kufretmek her zaman kolaydir zaten - bir kere de dogru olani yapin yahu! bir kere de her seyi uzaktan bilen adam olmayin, gidin konusun dinleyin elestirilerinizi soyleyin. hem sizi dinlemeleri icin, onlar gibi bilmemkac tane hayvani (evet, kedi ve kopek, ha kampuste bir tilki yaralansa yine kim goturur veterinere orasi malum, ama en azindan odaklari kedi ve kopek, baska hayvanlari sevmedikleri icin degil, kampuste o kadar cok terk edilmis, zor durumda kedi ve kopek var ki azicik gucleri buna zor yetiyor, ne bekliyorsunuz, doga dernegi degil ki bu, varsa sizin gucunuz gelin kampusteki kirpilere de siz sahip cikin!) cebinizden ve bagis toplayarak ve sayisiz kermes duzenleyerek veterinerlere goturup iyilestirmis olmaniz gerekmiyor (ama zaten siz bunu yapmiyorsunuz cunku bu onemsiz, ve siz hayvan haklari ihlallerini denetleyen yasaya karsi calisma yapmakla mesgulsunuz su anda evet). veya arkadaslarinizla icmek, evinizde film izlemek, calismak filan dururken kampusun sekiz ayri yerine mama birakmak ve artiklari toplamak icin gonullu olmaniz (cunku bu insanlar universiteye de hobi olarak gidiyorlar, aslinda hic isleri gucleri yok, ogrencilerin sinavlari filan yok, tek dertleri kendilerine bir "oyuncak" bulmak, gerci biraz eziyetli bir yol secmisler, herkes gibi onlar da evlerine bir fino alip vicdanlarini onunla rahatlatabilirlerdi), travmali kopeklere egitim aldirmaniz (sonra bu komutlari anlayan guzeller guzeli hayvana bile sahip bulmak icin aylarca cirpinmaniz), hastalikli kopeklere amerika'dan falan ilac tedarik etmeniz (sonra ilac yetisemeden kopegi kaybettiginizde kahrolmaniz), kapanlardan barinaklardan hayvan kurtarmaniz... veya sahiplendirdiginiz yerde ziyaretine gittiginizde sizi gorunce sevinen bir kopegin neseyle bacaklariniza dolanmasi sonucu tasmanin bileklerinizde derin kesiklere yol acmasi (tabii bunlar hep "sekil" olsun diye, yani hangi "plaza tikicani" yazin mini sortunu giydiginde bacaklarinda kabuk baglamis yaralar gorunsun istemez ki di mi?!)...

    daha soyle seyleri bile savunmak zorunda kaliyorsak coook isimiz var bizim bu memlekette! daha hala "ama ama solcu ergenler" diyecekseniz de kapatin bu sayfayi, gidin kufredecek baska birilerini bulun kendinize!