şükela:  tümü | bugün
  • arabesk hayatına daldığım şarkılardan... üniversiteye hazırlık zamanımda radyo 34 dinlerken, peş peşe çalınan iki güllü şarkısı müzik bilgimi yerle bir etmiş ve müzik kültürümü değiştirmişti.

    şarkıya gelince; güllü'nün oyuncak gibi adlı ilk kasetinin en güzel şarkılarından biri...

    ellerim kadehte gözüm kapıda
    geleceksin diye ödüm kopuyor
    bu perişan yerde, beni bu halde
    göreceksin diye ödüm kopuyor

    ben böyle değildim inan eskiden
    ürpermezdim böyle ayak sesinden
    belki dönüp bana, beni yeniden
    seveceksin diye ödüm kopuyor

    kırdığım kadehte pişmanlığım var
    beni yargılıyor şimdi anılar
    korkma durmam burda sabaha kadar
    kızacaksın diye ödüm kopuyor

    dışarda yağmur var
    aldırmıyorum
    masamda resmin var
    kaldırmıyorum
    sevdiğin şarkıyı
    çaldırmıyorum
    duyacaksın diye ödüm kopuyor...

    (bkz: oyuncak gibi)
    (bkz: kopamam senden)
  • bu sarkinin bir de hikayesi vardir efendim..hanim kizimiz elemanin biriyle çok ciddi bi ask yasamaktadir..leyla mecnun cinsinden..sonra hanim kizimiz bir sekilde kötü yola düser..elemanin bu durumdan haberi olsun istemez ve aniden ayrilir..sonra da bu sarkiyi yazar..evet biraz forward mail biraz da türk filmi tadinda ama olayi bildikten sonra sarkiyi dinleyen en öküz insan bile en azindan bir yazik olmus lan! tepkisi verir..tecrübeyle sabittir..
  • güllü'nün ve arif susam'ın seslendirdiği bu şarkının sözü behlül pektaş'a, bestesi ise selami şahin'e aittir.
  • "top kerhane hits" diye bir album yapılsa,albume kesinlikle ve kesinlikle kafadan girecek şarkıdır.
  • sabahın körü denilen bir saatte, dibi görülmüş şişeler, uykusuz saatler, mutzsuluk gibi etkilerle acaba bir iki damla bişi kalmışmıdır* diye etil alkol aratan şarkı...
  • ne tür müzik dinlerseniz dinleyin kendini dinleten damarın doruklarındaki güllü parçası.
  • bu şarkıyı sevmeyen insan olamaz.

    pişmanlıklarımıza gelsin..

    https://www.youtube.com/watch?v=jzu5pryivqu
  • adını görmemle yüzümde tebessüm uyandıran arabesk mi arabesk şarkı.

    ama neden?

    istanbul'a ilk defa yalnız gidiyorum, sevgilimi çok özlemişim, koşsam da olur ama otobüsü tercih ediyorum. ankara istanbul arası yol çabucak bitiyor. gel gelelim servis alibeyköy'den taksim'e ilerlerken -ilerleyemezken- taşdevrindeki gibi ayaklarımı aracın tabanından sarkıtıp yürümemek için kendimi zor tutuyorum. içerisi havasız, birkaç yolcuyuz. sigara içmeye başlıyor şoför. bir an "astım hastasıyım" demek geçiyor içimden; oysa astım hastası değilim. ama sigara dumanı midemi bulandırıyor.- bir taksiciye daha bu yalanı söylemiştim. yalan konusunda öyle beceriksizdim ki söylerken sesim komik ve ağlamaklı çıkmıştı. sadece rahatsız olduğum için içmemesini söylemek, yasak olduğu halde yeterli gelmemişti bana. ankara şoförleri pek nazik insanlar değil çünkü. -
    bundan vazgeçiyorum servis şoförünün suyuna gitmeliyim, burayı hiç bilmiyorum ki sinirlenip uzakta indirirse hoş olmaz. zaten yorgunum.
    trafik boyunca arabesk çalan bir radyo dinliyoruz, yüksek sesle. onlarca "r"leri bastırarak söyleyen, sigaradan boğuklaşmış sesleriyle eski aşklarını "şerefsizlik"le filan itham eden adam... feleğinden çemberini hulahop yapmışçasına efkarlı bir dj, ondan aşağı kalmayan dinleyici mesajları... sonra bu şarkı başlıyor, tiz sesiyle bir kadın perişan halinden, unutamadığı resmini kaldırmadığı birinden bahsediyor. bütün bu insanların günlük hayatlarını hayal ediyorum istemsizce. zeki demirkubuz'un masumiyet'i geliyor aklıma, ne alakaysa. "ankara'ya dönünce izlesek ne güzel olur" diye geçiyor içimden. ben düşüncelere dalıyorum, düşüncelerden çıkıyorum kadın hala bağırıyor. sonra yol bitiyor. akşam sözlerini googlelayıp şarkının adını öğreniyorum, anılarım arasına kaldırıyorum.
  • big boss sag olsun. saat 10.00 'dan beri içiyorum. su saatte ayakta duramayacak kadar sarhoşum. kordon'da 1 dubleye 1000 lira verebileceklerin yerine de şerefe.

    kordon çok güzel ama sen gelme!

    çünkü demiş ki büyük türk düşünürü güllü:

    bu perişan yerde beni bu halde göreceksin diye ödüm kopuyor!

    at repeat'e iç!