şükela:  tümü | bugün
  • benim babamların neslidir yani 40-60 yılları arasında doğan nesil...

    bu kişilerde koleksiyon tutkusu vardı. zaman harcarlardı bu iş için...
    deli gibi kitap okurlardı. keza internet yoktu...
    telefon olmadığı için her zaman yüz yüze görüşmeyi tercih ederlerdi... bilirsiniz (bkz: old school) işi...
    neredeyse her biri bir sanat ile ilgilenmiştir. müzik, resim, boyama vs. - eskiden bunlar yapılabilecek tek hobiydi.
    yokluk görmüşlerdir. bu yüzdendir israftan kaçınmaları...
    çocuklarını da rahat büyütmüşlerdir. onların tüm çocukları sokakta büyümüştür.

    ulan yanlış devirde yaşıyoruz arkadaş...
  • akça pakça çamaşır giyen nesildir.

    (bkz: odun külüyle çamaşır yıkamak)
  • o zamanlar sobalı evler vardı.hem ev ısınır hem de üzerinde yemek yapılırdı. çoraba yama yaptırmak doğal bir durumdu. çamaşır, küllü sularda yıkanırdı ki ariel ile persil birleşip götlerini yırtsa o beyazlığa ulaşamaz. gündüz lamba yakılmazdı mesela. insanların bir dış bir de iç kıyafeti vardı. bayramlarda yeni elbiseler giyilirdi ve bizim kuşak o elbise, pantolonla yatmış naif çocuklardı. bir oyuncak ve hayal gücü birleşince başka dünyalara giderdik. yemek israf edilmezdi. ekmek haşa, büyük günahtı.

    vay amk sanki milat öncesinden söz ediyorum.

    ne ara avmler dikildi lan hayatımıza
    ne ara bu küçük piçler bin tane oyuncağın içinde 'canım sıkılıyor' u öğrendi. çocukluğumda bi gün bile canım sıkılmadı.
    canı sıkılmak neydi ki, anlamını bile bilmiyorduk.

    küçük şeyler vardı ve tüm yoksulluğa rağmen umutlu insanlardık ve yemin ederim bu kadar südü bozuk yoktu piyasada...

    bir kayıp kuşaktır işte o