şükela:  tümü | bugün
  • bir murathan mungan siiri;
    " ödünç hançer öldürmez beni

    bir küfür gibi kara
    kayış dilini ver
    binlerce kez açıklasam da
    dilini çözemediğim ihanet
    gel bir daha bende dene kendini
    ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
    ne ben yenebiliyorum seni
    yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
    giden yolları suçlarından arındır
    arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
    unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
    hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
    kendine yazdığın yaşam öyküsü!
    ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
    gelme üstüme
    boşalmış yeminlerin bileği
    ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
    ödünç hançer öldürmez beni
    ya başka bir silah seç kendine
    ya bırak başkasının ellerine
    ölüm aşkın işidir
    kork benden sevgilim
    ahretin olurum senin
    bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
    ben seni
    çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
    gücümdü güçsüzlüğüm
    ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
    büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
    yanıltma beni, beni bana yakıştır
    son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
    kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
    kör eder hançerini içimin gücü
    ölümü göze alan yaşamasını da bilir "
  • "kork benden sevgilim / ahretin olurum senin / bu kadar çok seven öldürmesini de bilir" dizeleriyle askin siddetini en guzel yansitan siir olmustur benim icin.
  • "ben seni
    çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
    gücümdü güçsüzlüğüm " dizeleriyle göz dolduran murathan mungan şiiri.
  • her dizesi ayrı vuran şiir.
    ödenmiş hayatın katili olmak,
    çok yanılmış kalplerin sağlamlığı,
    sözcüklerin ardına saklanan murathan
    ve şiirin bütününe yansıyan gurur, güç...

    murathan mungan ne dese güzel der.
  • "ben senı cok yanılmıs bır kalbın saglamlıgıyla sevdım."

    bir küfür gibi kara
    kayış dilini ver
    binlerce kez açıklasam da
    dilini çözemediğim ihanet
    gel bir daha bende dene kendini
    ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
    ne ben yenebiliyorum seni
    yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
    giden yolları suçlarından arındır
    arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
    unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
    hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
    kendine yazdığın yaşam öyküsü!
    ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
    gelme üstüme
    boşalmış yeminlerin bileği
    ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
    ödünç hançer öldürmez beni
    ya başka bir silah seç kendine
    ya bırak başkasının ellerine
    ölüm aşkın işidir
    kork benden sevgilim
    ahretin olurum senin
    bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
    ben seni
    çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
    gücümdü güçsüzlüğüm
    ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
    büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
    yanıltma beni, beni bana yakıştır
    son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
    kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
    kör eder hançerini içimin gücü
    ölümü göze alan yaşamasını da bilir

    murathan mungan
  • murathan mungan’ın kaleme almayıp, okuyanların yüreğine bir nakış gibi, bir kanaviçe gibi işlediği bir şiir değil; bir yaradır.

    kavgaları sonlandıran, savaşları bitiren, kanı durduran o mübarek anne leçeklerinden biriyle örttüğün bir yaradır kırılan kalbin.

    her dem nereye, ne için döküldüğünü bilmeden kanayan bir çavlan gibi, “bir sarkaç nereden bilsin gidip de dönmemeyi” mısrasındaki sarkaç gibi kan sızdırır yaran.

    sonra “ben seni çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim” mısrası aklına gelir, tümden yıkılırsın.

    ve nihayetinde bir kere daha hatırlatırsın kendine “arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler!”