şükela:  tümü | bugün
  • tam odaklanmışsınız ve projeniz için önemli adımlar atıyorsunuz. kafanızı toparlamanız gerek, ince detaylar ile uğraşıyorsunuz.. ofiste çalışan bir kadın, ayağa kalkıyor ve adeta havan topu atıyormuşçasına, topuklu ayakkabıları ile yürümeye başlıyor. güm!! güm! gümmm!!! tüm dikkatler o noktadan sonra topuklu sesine karışıp, yok oluyor. allahım sabır ver
  • insan kaynakları departmanına bu şikayeti iletsenize
    bir de makyaj yapmasınlar diyin lütfen.
    çünkü ben de her gün makyaj yapmadığımda laf sokulmasından, düz giydiğimde hayırdır bugün cuma mı denmesinden sıkıldım.
  • geri kalmış primitif zihniyet eseridir. kadınların bir kısmı çok bayıldığından değil, giymezse ismi çıkıp dışlanacağından, mobbing kurbanı olacağından, normlara uymazsa terfi alamayacağından korktuğu için giyer. gidip spor ayakkabı, parmak arası düz terlik falan giysin bak nasıl linç ediyorlar. mahalle baskısı yani tamamen. hangi insan evladı 8-10 saat bu kadar rahatsız, ayakları deforme etme riski barındıran bir şeyi her gün isteyerek giyer ki? yani böyle işkence aleti gibi bir ayakkabıyı her gün bütün mesai boyunca ciddi ciddi isteyerek giyen varsa mazoşist falan olmalı monşer. diğer pis tarafı da tak tak ses yapıp kafa sikme olayı. geri kalmış ülkelere özgü gereksiz bir kasıntılıktan başka bir şey değil.

    finlandiya'da millet ofiste giymek için ev terliği getiriyor, kimi vatandaşlar direkt çorapla geziyor. süsüne düşkün rus hatunları bile spor ayakkabı çekip geliyor. topuklu giyenler sanırım kumarhanede krupiyelik yapanlar, lüks mekanlarda üst segment müşterilerle muhatap olup prezentabl olması gerekenler falandır. normal ofislerde millet spor ayakkabıyı bırak bildiğin ev terliğiyle geziyor.
  • ya şimdi ne alaka allah aşkına ? topuklu ayakkabı sesi, hayatta bana ne gibi güzel bir an yaşatabilir ? bu nasıl bir mantık :/
  • bu bir hırs değil, zorunluluktur. yapmadığın zaman sana uzaylı gibi bakan bir güruh bulursun karşında. bunu zorla yaptıran sözde 'kurumsal', özde 'şekilci' şirketler yüzünden kurumsalda çalışmayı bırakıp bir girişim şirketinin teklifini kabul ettim.
    hayatımda bu son 1 aydır çalıştığım süredeki kadar rahat olmadım. size anlatamam. dünya varmış.
    hem giyim kuşam konusunda tasarruf ediyorum, çünkü günlük hayatımda asla giymeyeceğim o kıyafetleri zorla almak zorunda kalmıyorum, hem de içinde rahat hissettiğim kıyafetlerimle daha verimli çalışıyorum. içerik olarak da öküz gibi bir onay mekanizmasının içinde olmadığım için işlerim hızlı ilerliyor. fikirlerime ve önerilerime kulak veren, bunları dinlemek için günün bir saatini ofiste beyaz tahta önünde geçiren bir ekip sayesinde inanılmaz da güçlü ve iyi hissediyorum.
    tecrübeli olduğum alanları, ezberden tekrar tekrar yapmak yerine de, yepyeni, ayrıcalıklı ve teknolojik bir dünyaya giriş yaptım. bu dünyayla beraber ben de güncelleniyorum.
    o topukluları zorla giyen kadınlara sesleniyorum, yeni ufuklara yelken açın ve kendinizi kurtarın.
    kendi isteyerek giyene lafım yok tabii, tercih meselesidir ama bana çok zor geliyor koca bir günü topuklu ayakkabıların içinde geçirmek. kurumsaldaki zamanlarım resmen eziyetti.
  • giyilecek yer var, giyilmeyecek yer var. insanların konsantrasyonunu bozacak her türlü davranıştan sakınmak gerek. mesela bugün kütüphanedeydim, herkes harıl harıl ders çalışıyor. kızın biri ayağını yere vura vura geldi yanıma oturdu. neyse birkaç tane not çıkardı ama notların yüzüne bakmadı. telefonla kendini 'şak şak' sesleri eşliğinde çekip durdu. sanki ders çalışmaya değil de poz vermeye gelmiş gibiydi. biraz sonra dayanamayıp sessiz olması gerektiğini söyledim, kalktı gitti. ben sayfaları çevirirken insanlar rahatsız olmasın diye yavaşça hareket ediyorum. kul hakkı diye bir şey var arkadaşlar. kendimize olduğu gibi başkasının hakkınıda gözetelim.
  • çünkü kıyafet kodu olan ofisler olması. (bkz: smart casual)

    bizim ofislerde yok spor ayakkabı giyiyoruz. ha tabi ki biliyoruz ki sizi o kadının topuklu-topuksuz ayakkabı giymesi değil çalışma alanınızda sizinle eşit şartlarda var olması rahatsız ediyor.
  • doğruluğu kestirilemeyen bir durumdur. bağzı firmalarda zorunluluk, bir kısım yazarın da belirttiği gibi bir norm olabilmektedir. şu da bir gerçektir ki topuklu ayakkabı ile yürümek düzgün bir biçimde eyleme dönüştürülemiyorsa* dikkatini toplamaya çalışan kişiler için sorun teşkil edebilecektir. kulaklık ise her firmada uygulanabilecek bir çözüm değildir ne yazık ki.

    özetle, tık tık tık sesi hoş da tak tak tok tok sesi dikkat dağıtıyor.
  • zeminlerin halıfleks olduğu ofislerde böyle sorunlar olmuyor. fakat özellikle yeni ofislerde sağlığa zararlı olması ve şık durmaması nedeniyle halıfleks tercih edilmiyor.
    gün içinde çok duyulmazsa sorun etmiyorum ama sürekli hareket halinde olunuyorsa beni de rahatsız ediyor. odaklanılması gereken işleri sabote edebiliyor.
  • ofise at girmiş hissi uyandıran seslerdir.