şükela:  tümü | bugün
  • aman calisanlarimiz kaynassin, birbirlerini desteklesinler falan fistik diyerekten bu olayi baslatan patron, her boka atlayan, ofiste herkesin dogum gununu outlook una yuklemis bir calisan ve isteksiz suratlardan olusan bir parti dusunun. hazirlik safhasinda gizli email lerle arada para toplayan, ve zamana karar veren organizator ruhlu bir kiz, butun bu olup bitenleri anlamiyormus gibi yapan bir dogum gunu cocugu ve paralari bayilirken icinden hay sikecem yine kimin dogum gunu bu sefer diyen dostlardan olusur. partide iyi ki dogdun ciko sarkisi soylenirken aslinda dogum gununun kimsenin sikinde bile olmadigi ortaya cikar cunku sarki soylenirken gozler birbrinden kacirilmaya baslamistir bile. o isten gucten bikmis, ve kapali bir mekanda arkadas olmaya zorlanmis kisilerin cogu partiye zaten isten yarim saat kaytarmak icin gelir. bunlardan birazi pasta ve kola, cok az bir kesimde ayip olmasin diye soyle bir ugrar. gereksiz alkislar icinde pasta kesilir ve ilk dilim nedense patrona ikram edilir. sonrasi bir kac dakika icinde odanin bosalmasi ve herkesin oh be bir dogum gununu daha atlattik demesiyle biter.
  • bazen harbiden yalan bir etkinlige donusebilir. staj yaptigim minik ajansta bir yaz gunu canimiz dondurmali pasta cekmisti. ay sonuydu, kimsenin ismarlayacak hali yoktu. derken uyanik metin yazari, grafiker kizin o gun dogum gunu oldugu yalaniyla patrondan parti icin para almis, bir guzel kutlama organize etmisti. ustune grafiker dogum gunu diye -ve o gunlerde pek is de olmadigindan- erkenden eve gonderilmisti.
  • sırf pasta yiyebilmek için ofiste günaydın bile demişliğiniz olmayan bir insanla can ciğer kuzu sarması kesilmeye sebebiyet veren kutlamadır.
  • plazalarda limonlu tramisu, kobi*lerde halka tatlı (bkz: kerhane tatlısı) ile gerçekleşir.

    gitmişler bir de laytını almışlar. senden başka tüketen var mı acaba onu? bayat çıktı tabi. zaten kabızsın, yediklerin ve yemediklerin yüzünden, iyice bozdun mideyi, barsakları. sabahları, kepek ekmeğine beyaz peynirli, domatesli tost yemekle olmaz o işler.
  • mesainin en tatlı anıdır
  • rutinleştikten sonra özelliğini kaybeder, jestten görev halini alır.
  • brezilya dizisi tadında olur. gizli gizli dedikodu edilir. evde yapılan nişan gibi, bilumum alkolsuz içecek ve pasta olur, kutuplaşmalar kabak gibi ortaya çıkar. kendi öküz arkadaş çevrende yapılsa, şakayı yapanı anında göt edeceğin lüzumsuz bir şakalaşma furyası başlar, genelde bu furyayı müdür denen işçiler başlatır. bir de bunun bir üst versiyonu parti 2.0'ı vardır ki o da işten ayrılan kişiye çalıştığı katta veya varsa şirket yemekhanesinde yapılanıdır. aynı mevzular orada da döner. genelde, gidene ibretle bakılır ve"vay anasını be, giden gidiyo, ben niye gidemiyom" diye iç geçirilir. hemen akabinde de kendi ayrılma partisine veya doğum günü partisine kaç kişinin katılacağı konusunda kafadan bir hesap yapılır.
  • bir de birleşip hediye alma klişesi yok mu dünyanın en saçma şeysi. sadece günaydın dediğim 130 kiloluk adama gömlek almaya çıkıyorum.
  • toprak mahsulleri ofisinde her sene yaptigimiz eylem.

    gereksizde olsa guzel olabilen aktivite.
  • bazı ofislerde samimiyetsizlikte son noktadır. sabah, akşam işi düşmedikten sonra birbirine selam dahi vermeyen bir sürü insana doğumgünü şeysinde bir bakıyorsun çük kadar bir dilim pasta için birbirlerini yalıyorlar. gerçi tüm hayatlarında gösterdikleri duruş bu sonuçta.