şükela:  tümü | bugün
  • iş vardır, yetişmesi gerekir. genelde toplantıya iş yetişir yada büyük patrona. kasarsın da kasarsın gece geçer kasarsın güneş doğar kasarsın. kafa yavaşlar bünye sallanır kafeinle ayakta durursun. herkes ofise gelirken sen buharlı bir yorgunlukla evin yolunu tutarsın. ve iş yetişir.
  • iş vardır, sizin işiniz değildir ancak hayır demeyi bilmezsiniz, ertesi güne yetişmesi gerekenler vardır...sabah kadar bilgisayar karşısında yamulursunuz, çay kahve makinası tam güç çalışır, yiyecek tek bir bisküvi bırakılmaz ofiste (başkalarının masaları karıştırılır açlıktan)...eli işte gözü oynaşta bir müdürün yaptığı hatalar temizlenmiştir, dışarıda fırınlarda ekmek pişmiştir, ortalık mis gibi ekmek kokmaktadır, açsınızdır, eve gelir yine ısrarla sözlüğe girersiniz...

    mutlu son: iş yetişir, size iş yasası gereği bir gün izin verilir ama uykusuz bünye ile ondan keyif alamazsınız..
  • planli ve/veya beklenmedik bir zorunluluk kaynakli olabilecegi gibi tamamen u$enmeye bagli da olabilir.

    nitekim, u$enmekte esas olan u$enileni yapmamaktir, zorluk derecesi prensipleri bozmamalidir*
  • ya siz ya da bir başkası işi savsaklamış ve son güne bırakmıştır; piyango size vurur. biraz da söylene söylene çalışma mekanının başına geçilir. eğer iş yapma niyeti yoksa, işin yetişme saatine iki saat kalana kadar iş hariç her şeyle ilgilenilir. iki saat kala çalışmaya başlanır ve süre sonunda, genellikle biraz eksik de olsa, iş tamamlanır, uykusuzluğa isyan edilir.

    bir buçuk sene sonra gelen edit: efendim tamamlanması gereken iş bal gibi kendi işiniz de olabilir. hep savsaklayıp son dakikaya bırakmışsınızdır, artık erteleyecek daha fazla vakit kalmamıştır. o akşam işten çıkılmaz, zulaya biraz içecek, yiyecek depolanır ve çalışmaya başlanır. saat sabahın beşi olduğu, kuşların cıvıltılarından ve havanın aydınlanmasından anlaşılır.
  • artık bünyenin kaşar olduğu durum. biz mi çok yavaşız işler mi çok anlamadık. beyler ot var sabahlıyoruz beyler bok var sabahlıyoruz denilir; grup "peki" der, ardından küfür eder. gün batımında patron için dildo ısmarlanır*
  • insanı hayattan soğutan çok sikten bir olaydır... (bkz: ofiste homeless tadında yaşamak)
  • bazi insanlar da bu olayi abarttigindan artik ofislerinde bir uyku tulumu bulundurur.
  • ertesi güne teslim edilecekmallar vardır.. uçak rezervasyonları gümrük v.b. işlemlerin hepsi yapılmıştır ancak son anda bir aksilik çıkar ya da iş planlanandan uzun sürer,, sabahın ilk ışıklarına kadar kıçınızı yırtar işi bitirir ve mutlu sona erişmiş film artisti edası ile işyerinden çıkarsınız.. arabayla eve giderken yolda polis çevirir (o esnada radyo programları iyi sabahlar anonslarını yapmaktadırlar) ve ısrarla alkol muayenesi yapar.. çünkü yorgunluktan farkında olmadan arabayı zigzaglar çizerek kullanıyorsunuzdur ve içkili olmadığınıza polisleri inandıramassınız..
  • ne mutlu bana ki bunun çeşitli versiyonlarını yaşadım, kendi ofisinde sabahlamak olsun, arkadaşının ofisinde sabahlamak olsun. ve ilginç bir şekilde de tüm bokluğuna rağmen eğlenceli bir tarafı olduğundan eminim, çünkü mesai saatleri dışında ofis size kaldığı zaman en azından sizin tarafınızdan daha hoş bir çalışma ortamı olabilecek şekilde organze edilebilir haldedir. ne bileyim içilir, sıçılır, gülünür, çeşit çeşit müzikler dinlenir, ortalık karıştırılır, hayvan gibi tıkınılır abur and the cubur şeklinde. elbet sabaha kadar posa çıkarılır bi güzel ama sabahlamalar hiçbir zaman unutulmaz ve eğer tüm çilesine rağmen sonucunda iyi bir şey çıkarsa, hiç de koymaz, hatta bi de iyi ki yapmışız denilir. iyimser miyim neyim.