şükela:  tümü | bugün soru sor
  • lucien favre'nin teknik direktörlüğünü yaptığı takımdır. çok daha yükselişe geçeceklerdir ancak bu yıl mı olur yoksa önümüzdeki birkaç yıl içinde mi olur orasını bilemiyorum. zira kendisi gerçek hayatta fm oynar. dandik takımları alır şampiyonluğa oynatır ancak şanssızdır ve şampiyon olamaz fakat avrupa kupalarına katılma başarısı gösterir. epey de iyi gider fakat hector raul cuper gibi bir türlü kupalara erişemez. herta berlin gibi dandik ötesi bir takımı bile 2 yılda yontarak şampiyonluğa oynatmıştı 2008-2009 sezonunda ama işte kadro o kadar kötüydü ve o kadar ortalama oyunculardan oluşuyordu ki abartmıyorum bir gaziantepspor ayarındaydı ve 6 puan geride 4. olmuşlardı. o yıl da flaş bir şekilde wolfsburg şampiyon olmuştu o meşhur dzekolu, misimovicli, grafiteli sezon. sonra monchengladbach'a gitti. halbuki gösterdiği üstün performansla kalburüstü bir takımı çalıştırmasını bekliyordu herkes zira yılın menajeri ödülü de o yıl kendisine verilmişti ve kümede kalmaya çalışan gladbach'a gitmişti. menajerleri michael frontzeck devre arasında kovulmuştu ve babayı getirmişlerdi. pimi çekilmiş bombayı ligte tutamadı ama sonuncu da olmadı, bochum ile playoff oynadı ve takımı ligte tuttu. mütevazi bir kadro ve sınırlı bütçe ile büyük işler başardı. altyapıdan adam çıkarıp, onları da parlattı. 4 yıllık bir süreçten sonra belki 4'te 1'i kadar bütçeye sahip olmadığı takımları geçemedi ama onların dibine girdi ve 2014-2015 sezonunu 3. bitirdi. 4 yıl önce küme düşmekten kıl payı kurtulan takım o hale geldi. belki ellerinden marco reus ve ter stegen kayıp gitmese çok daha farklı olabilirdi durumlar. ancak son tahlilde kendisi o gladbach'ı alıp, şampiyonlar ligi'ne götürmüştür. tabi oynatamamıştır ve kendisiyle sözleşme imzalanmamıştır. tabi kendisi mi imzalamadı yoksa yönetim mi bilmiyorum ama herta berlin olayında yönetim imzalamamıştı ki bu da öyleyse şaşırmam. ne gerizekalı yöneticiler var amına koyim. neyse. şimdi nice'e gelecek olursak tamamen.

    bu adamlar kimsenin beklemediği bir şeyi başararak geçen seneyi ligue 1'de 4. bitirdiler. işin komik kısmı az daha 2. oluyorlardı çünkü 2 puan fark vardı monaco ve lyon ile aralarında. 65 puanlı lyon ikinci ve yine 65 puanlı monaco averajla üçüncü. nice 63 puanla dördüncü. ebesinin amı gibi puan alarak uzak ara şampiyon olan psg konu dışı. ancak buradaki en önemli başarı, favre kadar başarılı olmasa da büyük bir çıkış yakalayan claude puel'e ait. 1999-2000 sezonunda monaco ile lig şampiyonluğu ve 2000 yılında bir kupa zaferi kazanmasının dışında başka bir numarası yokmuş gibi görülebilir ama 2002-2008 arası lille'i çalıştırmış, ne yazık ki lyon'un lige ambargo koyduğu yıllara denk gelmiştir. 2004-2005'te ikinci olsa da sonraki sezonlar o kadar yükseğe erişememiştir. 2008'de "ehh sikerler" deyip lyon'un başına geçse de talihsizlik odur ki, rudi garcia lille'i 2010-2011'de şampiyon yapar. hem de kendisinin temellerini attığı kadro ile. tarihinde ilk kez 2009-2010 sezonunda lyon'u şampiyonlar ligi'nde yarı finale taşır ama lyon yöneticilerini bu kesmez ve lille'in şampiyon olduğu yıl kendisinin görevine son verilir. bir 6 kadar boşta gezdikten sonra mütevazi nice kulübüyle sözleşme imzalar.

    olay da tam olarak burada başlıyor. göreve gelmeden önce nice, sezonu küme düşme potasının hemen yukarısında 17. olarak bitirir. hatta hemen altında monaco vardır 44 puanla küme düşer. puel ise göreve geldikten sonra 2011-2012'de 13, 2012-2013'te ise 4. olurlar fakat ne olduysa 2013-2014 yine 17. olurlar ve bir sezon sonra 2014-2015'te de 11. olurlar. geçen sezon da 4. oldular. bu hiç de fena olmayan performansıyla bu sezon başında southampton'a geçer. southampton yöneticileri teknik direktör cevherinden anlar. mauricio pochettino'yu getirdiler, adam 3 yılda ingiltere futboluna yepyeni bir soluk getirdi ve nathaniel clyne, adam lallana, luke shaw delle ali, harry kane, calum chambers, eric dier gibi ingiliz oyuncuları piyasaya çıkardı. wanyama, lovren gibi ortalama üne sahip adamları pişirdi. ondan sonra gelen ronald koemann da ondan eksik kalmadı. hatta oyuncu satmakla ün yapmış southampton'dan koemann everton'a geçtiğinde 5 milyon, pochettino tottenham'a geçtiğinde 2 milyon pound fesih bedeli almıştır. 1-2 sezon sonra da benzer şeyin claude puel'in başına gelmesi olasıdır.

    öte yandan balotelli'nin nice'i tercih etmesinin sebebi kendisi kadar disiplinsiz olmasa da disiplinsiz ve aşırı yetenekli ben arfa'nın burada parlamasıdır. çünkü piyasadaki en çakal, en yavşak futbolcu menajeri mino raiola kendisinin halen menajeridir. favre gibi parlatıcı etkiye sahip bir hoca, potansiyelli bir takım nice ve tekrar kendini ispatlamak isteyen balotelli, üstelik kendisi gibi disiplinsiz ve yeteneğinden kimsenin şüphe etmediği ben arfa örneği. ben arfa da parlayıp psg'ye attı kapağı mesela. balotelli de benzer bir şekilde parlayıp, kapağı yine iyi bir takıma atar ve "artık ben olgunlaştım o eski çılgın çocuk yok" mesajı verir ki ilk maçında marsilya'ya biri penaltıdan, biri kafayla iki gol attı. derbiydi en nihayetinde ve çıktığı ilk lig maçıydı. schalke maçında 1-0 yenildiler orda bir şey yapamadı ama bu yıl parlar. raiola da cebini yine doldurur. balotelli'nin de nice'i seçme sebebi bence(%99 da böyledir muhtemelen) budur. dante'nin de nice'i seçmesinin sebebi favre'dir. çünkü kendisini piyasaya çıkaran isim favre'dir. zira monchengladbach'taki performansıyla bayern'in as stoperi olmasının önünü açan kendisiydi. favre sayesinde 4 bundesliga, 3 almanya kupası, 1 fifa kıtalararası kupa, 1 şampiyonlar ligi şampiyonluğu, 1 avrupa süper kupası, 1 de almanya süper kupası kaldırdı. vefa borcu ödüyor. tıpkı puel southampton ile anlaşınca nice'ten southampton'a giden jeremy pied gibi. ama ne talihsizlik ki southampton ile çıktığı ilk maçta sakatlandı ve ne zaman sahalara döneceği belirsiz.

    her neyse yazı gereksiz uzadı. bu yıl ilk 7'de bitirirler 2-3 yıla da büyük bir şeyler başarırlar gibi geliyor bana. nice zaten yükselişte gibiydi, favre gelince daha pozitif bir futbol oynamaya ve yere daha sağlam basmaya başladır. fevkalade bir tercih oldu bence. belki yolu bir gün türkiye'ye düşer kendisinin. ilk 7 diyorum çünkü fransız ekipleri hakikaten çok güçlüler. yani "kıçı kırık" gözüyle bakılabilecek bordeaux gelip deplasmanda lyon'u 3-1 yendi geçen hafta. ki benim gizli favorim bordeaux. malcom gibi süper bir genç yetenekleri, jeremy menez gibi süper bir veteranları ve diego rolan gibi bir bitircileri var. hücum hatları çok kuvvetli ve kalecileri ve kaptanları olan cedric carrasso da epey iyi bir kaleci. monaco, lyon zaten çok güçlü takımlar. lille de zaten yıllardır başarılı bir ekip. psg açık ara şampiyon olur, belki zlatan gitti ama unai emery geldi. adam müthiş bir hoca. nice en iyi ihtimal 4. olur yine. bekleyip göreceğiz.
  • adamların geçen seneki 10 numarası belhanda idi, bizim ise sneijder. bu sene bizimki belhanda, onların ki sneijder. kadere bak..
  • geçen sene bıraktıkları yerden devam ediyorlar ligde, en büyük kayıpları bedava aldıkları ben arfa'yı yine bedavaya psg'e kaptırmaları oldu. zira geçen sene takımın başarısında çok büyük katkıda bulunmuştu ben arfa. onun dışında mendy'i güzel fiyata leicester'a sattılar, o yüzden kulübün arkasında herhangi sermaye desteği aramak biraz mantıksız. dante'yi aldılar, dante hala iş yapabilecek seviyede 32 yaşında olmasına rağmen. bu transferin kendilerine maliyeti 2.5 milyon euro, fiyatına göre çok verimli olacağını düşünüyorum. balotelli desen zaten herkes adamdan bıkmış durumda, hala talibinin çıkıyor olmasına bile dua etmesi lazım. az daha zorlasa bizim ligde anadolu kulüplerine kadar düşecek kariyeri o derece. onu da bedavaya getirdiler zaten. onun dışında belhanda'yı kiraladılar, kendisi belki fransa'da tekrar kendisini bulur da iş yapar diye umut ettiler sanırım. yaptıkları transferler oldukça maliyetsiz transferler, yüksek profilli oldukları da pek söylenemez bence. balotelli'nin kariyeri falan var tamam da bu adam bitti artık. nice'te değil dijon'da oynasa yine şaşırtmaz.
  • ssc napoli tarafından kenarıya alınacak takım.
  • ...
  • monaco'nun puan kaybetmesiyle ligue 1'de devre arasına lider girmeyi garantilemiş olan takım.
  • 2012-13 sezonunda fransa ligini 4. sırada tamamlamış, uefa avrupa ligi 2013-2014 sezonunda play off eleme turunda yer alacak takım.
  • orjinal ve tam ismi "olympique gymnaste club de nice côte d'azur", bir fransız takımından çok brezilya ya da meksika takımına yakışacak uzunlukta, david bellion, marama vahirua ve lilian laslandes'lı kadrosuyla zar zor kümede kalabilen fransız kulübü. son gelişmeler için:
    http://www.ogcnice.fr/
  • allez gym, allez nice sözleri üzerine on değişik versiyonda tezahürat üretmiş taraftar gruplarına sahiptir. yeni yapılacak stadyumu için de anlaşma sağlanmıştır, zira eski stadları olan stade du ray tipik bir anadolu şehri stadından farkısızdır. kendi sahasında iyi sonuçlar alsa bile bu sene küme düşmeye pek yakındırlar. canlı olarak ilk izlediğim maçlarında geçen hafta ingiltere'de liverpool'u yenip gelen ligue 1 lideri lyon'a 4 tane kitlemeleri de ayağımın uğurunu göstermiştir. loic rémy, mamadou bagayoko, onyekachi apam, anthony mounier bu maçta esip gürlemişlerdir.