şükela:  tümü | bugün
  • istanbul üniversitesi çapa tıp fakültesi nöroloji anabilim dalında özellikle davranışsal nöroloji üzerine çalışan efsane hocadır.tpdde açtığı nöropsikoloji üzerine olan egitimlere ilgi yoğundur.
  • kendi gibi bir uzmanın,bir yitik insanın bülent tanör'ün yoldaşı,yol arkadaşı. türkiye'nin tek afazi uzmanı. istanbul ticaret üniversitesi psikoloji bölümünde "bilişsel psikoloji" adı altında yüksek lisans dersi vermektedir.
  • istanbul üniversitesinin çeşitli bölümlerinde psikofizyoloji dersini veren akademisyen.
  • istanbul üniversitesi psikoloji bölümünde verdiği psikofizyoloji dersleri 2000 senesinde kemal alemdaroğlu tarafından engellenmiştir. bundan davranış fizyolojisine giriş kitabının önsözünde biraz bahseder ve bu tarihten sonra kendisi çapa'da ve çeşitli özel üniversitelerde ders vermeye başlamıştır, sinirbilim yüksek lisansında da ders verir. çok hoş ve sevimli bir kadındır, dersini davranışsal disiplinlerden uzak biyoloji kökenli öğrencilere bile ilgiyle dinletir, öğretir, kendine hayran bıraktırır. slayt kullanmaz birşey lazımsa tahtaya çizer, kitabındaki çizimleri de kendi yapmıştır. çok yumuşak ve ılımlı bir tarzı vardır, alçakgönüllülk ve asalet sanıyorum ki kendisinde doğuştan var olan özelliklerindendir.
  • istanbul üniversitesi ve kültür üniversitesinde davranışsal nörofizyoloji dersleri vermekle birlikte kendisininde kurucusu olduğu türk nöropsikoloji derneğinde çeşitli eğitimler vermektedir. bana göre prof. ünvanının hakkını veren akademisyenlerden birisidir. çok iyi bir anlatıcı olmanın yanında anlattığı konulara olan ilgisi dinleyiciye de bulaşmakta bu sayede hem kendisini hem anlattıklarını dinlemek harika bir deneyim olmaktadır. umarım uzun ve sağlıklı bir yaşama sahip olur böylece de öğrencileri kendisinden mahrum kalmaz.
  • bazı hocalar kolay, eğlenceli dersleri zor ve sıkıcı hale getirir.. bazıları da zor görünen, sıkıcı dersleri kolay ve eğlenceli hale. işte öget hoca tam tamına bu ikincide bahsettiğim gibi bir hoca, öğretmen, mükemmel bir insan. yaşına rağmen ders boyunca oturduğunu bilmem. o enerjisi hiç bitmez. anlattığı, örneklendirdiği hiçbir şeyi unutamam. sizi çok iyi tanısa bile yanından geçerken tanıyamayabilir. bunu da oksibital lobum da şu kısım (yüz tanıma) biraz zayıf diye adlandırır. hatta derste kendisine bir soru sormuştum. ben bunu araştırayım demişti. ardından da eklemişti. haftaya aynı yere otur aynı kıyafetleri giy diye :). dersini alma şansınız varsa kesinlikle alın. asla unutamayacaksınız ve o gururu doyasıya yaşayacaksınız.
  • saatlerdir yazıp siliyorum, düşündüklerimi, duygularımı, minnetimi anlatacak kelimeleri tam seçemiyorum bir türlü. hepsi yetersiz kalıyormuş gibi geliyor öğet hoca için. şimdiye kadar gördüğüm tartışmasız en mükemmel doktor diyebilirim rahatlıkla ama mutlaka kendisi gibi doktorlar da vardır/kalmıştır kıyıda köşede diye 'eşine az rastlanır cinsten mükemmellikte bir doktor' diye tanımlayabilirim şuan için.

    babamın hastalığı sebebiyle tanıştım kendisiyle. tanışmamızın abartısız daha ilk 10. saniyesinde söylediği bir sözle hastaya ve hasta yakınlarına karşı olan ilgisini, nezaketini gösterdi. mesleki bilgi ve tecrübesi sayesinde ne güzel/kaliteli öğrenciler yetişmiştir, yetişmeye de devam ediyordur.

    allah sağlıklı uzun ömürler versin hocam, her şey için tekrar teşekkürler!
  • çevresinde bu kadar sevilen, bu kadar saygı duyulan, tevazusu, ilgisi ve bilgisiyle kendisine bu denli hayran bırakan bir insana çok nadir rastlanabilir. işte pamuk kalpli öget hoca da tam anlamıyla böyle birisidir. bir yerde bir kuşun kanadına taş değip incindiğini duysun onu bile kendisine dert edinip iyileştirmenin çarelerini arar. şu yeryüzündeki her canlının empatisini yapabilen, her acının sızısını hissedebilen kocaman bir yüreğe sahiptir. onunla tanışma şerefine erişen herkes hayatı boyunca asla unutamayacağı umut dolu güzel izler kazanmanın ayrıcalığını yaşarlar. öyle naif, öyle bilge, öyle candan ve içten bir üslubu vardır ki nereye giderseniz gidin aklınızın ve yüreğinizin bir kısmı hep onda kalır. dünyanın başka bir ülkesinde olsa baştacı edilecek bir vizyona ve yüreğe sahip olan böyle bir insan "bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza attığı için üniversitedeki işine son verilmiş. sadece kan ve ölüm isteyenlerle dolu bir coğrafya'da öget hoca gibilerin işi gerçekten çok zor. o zaten böyle bir yere çok fazla..

    bir öğrencisi facebook'ta kendisi için şu fikirleri paylaşmış: "canım hocam, iyilik denen kavramın ete kemiğe bürünmüş hali prof dr. öget öktem tanör'ü istanbul bilim üniversitesi imza attığı bildiriden dolayı görevine son vermiş. hocam'ın imza attığı bildiriye katılmamakla birlikte onun vatan haini gibi gösteren, teröre destek veriyormuş gibi gösteren zihniyete haykırıyorum. hocamı hiç tanımamışsınız o çapa tıp fakültesinde yoksul insanların yanındaki melek oldu yıllarca. o elindeki kalemler ders anlatmaya başladığında sınıftan sadece kalem gıcırtısı sesi gelirdi. istinasız tüm öğrencilerin hangi görüşten olursa olsun sevdiği, saygı duyduğu insan. bu ülkedeki ilk nöropsikolog. hepimizin "canım hocam" dediği insan 2 satır laf etmeyecekse kim laf edecek. hocam savunmam mı gerekiyor? bana mı kaldı? elbette değil. zaten eseri olan öğrencileri bilimsel yapıtları onun en büyük savunucuları. hocam öğrettiğin her kelime için sana minnettarız."
  • türkiye'ye nöropsikoloji'yi getirmiş fakat ondan da öte öğretme aşkıyla görevine sarılmış muhteşem tatlı bir insan olmasına rağmen kendisine yapılanlar bir dönemin özetini içermektedir. hocamızın az önce facebook hesabından paylaştığı yazıyı alıntılıyorum:

    "sevgili öğrencilerim,
    bilim üniversitesi, yök'ten, benim "devlet memurluğundan çıkarılma" ile cezalandırılmamı istemiş. 20 temmuzda duruşmam var. eğer yök gerçekten bana "devlet memurluğundan çıkarılma" cezası verirse, bir daha hiç bir yerde (misafir öğretim üyesi olarak bile) ders vermem mümkün olmayacak. bu bana çok ağır geldi. ders vermeyi seviyorum, öğrencilerimi seviyorum; ayrıca ders verdiğim konuları işlemenin (klinik nöropsikolojiyi türkiye'ye 1983'te getiren kişi ben olduğum için), her şeyden önce benim görevim olduğunu düşünüyorum. ders işlemekten ve öğrencilerden uzak kalmanın benim için yaşamda çok büyük bir yoksunluk olacağını sizlerle paylaşmak istedim."
  • bilim üniversitesiyle arasında ne gibi bi husumet yaşandığını bilmem ama, daha dün kurulmuş tabela üniversitesinin bu değerli insana karşı haksız olduğunu gözüm kapalı tahmin edebilirim.

    ömrünü kalkıp da kimsenin yapmadığı bir mevzuda geliştirmeye, daha sonra kendi gibi binlerce insan yetiştirmeye adayacaksın, sonra sırf parası var gücü var diye, haddine olmayan kişiler seni mesleğinden men etmeye çalışacak.

    bu başlığı uçurulmak pahasına up'layıp ekşici arkadaşlardan azıcık da olsa kamuoyu oluşturulması için yardım bekliyorum.

    81 yaşına kadar kendini eğitime, bilime, yeni bir şeyler kazandırmaya adayan bir kadının yalnız kalmasına içim elvermiyor.

    zira memlekette ne bilim bıraktılar, ne eğitim.