şükela:  tümü | bugün
  • 1 hafta sonra içinde bulunacağım evdir. 3 kişi bir ev tuttuk. her şey gelişi güzel gelişiyor şu anlık. öğrenci evi ile ilgili tecrübe edinmiş arkadaşlar taktik, tavsiye, öneri verebilirse mutlu olurum. okulu kazandığımdan beri yeni açıldığı için çıktığım arkadaşları da çok tanımıyorum açıkçası.
  • doğaüstü olaylar mekanı.ikiz yatağa 15 erkeğin sığdığını gördü bu gözler.
  • belli bir düzenin olduğu, misafir veya dışarıdan insanın gelmesinin istenmediği, yemek pişen temizlik yapılan faturaların düzenli ödendiği gürültü patırtı olmayan evler de olabilir
  • sayısız toslayana ev sahipliği yapan evlerdir. tosla dijital kart’a başvuran öğrenciler en güzel filmlere, en leziz atıştırmalıklara toslayanlara özel avantajlarla sahip olur. ilk harcamana 20 tl tosback alacağın tosla dijital kart’ı edinmek için sen de ziyaret et, öğrencilik yıllarında toslayan olmanın keyfini çıkar.
  • gelecekte hangi konumun gelirseniz gelin, her zaman tadı damağınızda kalacak ve daima "ahh keşke" ile hatırlayacağınız evdir.
    kıymetini bilin gencolar,sayılı günlerinizin tadını doyasıya çıkartın ve bilin ki asla tekrarı olmayacak...
  • tek kelime ile özlenendir . belki de o günleri özlüyoruzdur kimbilir ?

    maddi olanakların olmadığı , sabahlara kadar oyun ve sohbetlerin yapıldığı , gelecek ile ilgili muhabbetlerin az birsey sıktığı anda boşver deyip oyuna geçmenin ve hayat sorumluluklarının ertelendiği günlerdir belki özlediklerimiz ?

    vakit hızlı geçiyor gerçekten .
  • dünyanın en pis, en dağınık ama en eğlenceli eviydi bizim ev. haftada bir toplardık ama en fazla 1 gün sürerdi dağıtılması. sabaha kadar tavanlara bakıp muhabbet ederdik. insan arada sırada özlüyor.
  • hiçbir düzenin olmadığı sadece kaosun bulunduğu bir ev. bizim ev geçmişte kalmış öğrenci evi tanımını yaşatmak için vardı. hangi öğrenci evine gittiysek normal evdi yani. çok problemli ve sorunlu bir evde 4 ay yaşadık. bizde de problem olunca ev eve benzemiyordu.

    evde bir tek kuralımız vardı. iki tane banyo terliğimiz vardı mavi olanı ıslatmıcaktık. bu kadar tek kural bu. bu da uygulanmıyordu. daha doğrusu uygulanması imkansızdı. çünkü evin tuvaletinde manyak bir su sızıntısı vardı. bildiğiniz yerden su çıkıyordu. göl oluyordu bütün tuvalet bildiğiniz göl. ev çok eski olduğu için de gidere eğim falan verilmemiş. gider tuvaletin en yüksek noktasında. neredeyse bileğinizin başlangıç yerine gelecek kadar su birikiyordu. suyun içinde sörf yapa yapa işimizi görmeye çalışıyorduk. orada haftalarca duran su tertemiz berrak olmuyordu tabi. öyle bir tuvaletimiz vardı ki sadece evin kendi nüfusu kullanabiliyordu. biz alışmıştık artık hatta başka banyolarda halı falan görünce şaşırıyorduk. normali su birikintili olmalı gibiydi bizim için çabuk adapte olduk.

    ev çok düzenliymiş gibi bir de iş dağılımı yapıldı her yeri sanki temizmiş gibi gören ben temizlikçi, yemek yapma yeteneği sadece tost olan arkadaş yemekçi, dünyanın en üşengeç adamı da bulaşıkçıydı. kimse işini yapmıyordu yapmıyordu yapınca da bir şeye benzemiyordu. yerlerde kalıp kalıp tozlar. her yenildiğinde mideyi bozan bazen yenilemeyen yemekler, küfün her türlüsüne şahit olmuş bulaşıklar. dünyadaki küf rezervinin yarısı bizim mutfaktaydı. çok değişik küflenmelere şahit olduk. küflenmeyen hiçbir şey kalmadı duvar bile küflendi. nasıl bir evse 2 gün yıkamazsanız 3.gün her şey küfleniyordu. çayımız bile küflendi nasıl olduysa. tencerede kalan küfü temizlerken dumanlar çıkıyordu küften.

    paramız gitmesin diye uzunca bir süre peteği açmamaya direndik. pes ettiğimiz noktalar oldu ama gene de iyi dayandık. dayanmamızın sebebi ise küçücük odada 3 kişi oturmamızdı. iki tane yatak odamız bir de küçücük bir odamız vardı. bir kişi bir odada diğer iki kişi bir odada kalıyordu. o küçük odayı da bilgisayar odası yapmıştık. küçük odayı size şöyle anlatayım. 3 tane ufak masa ve 3 sandalye atınca adım atıcak her kalmıyordu. ufacıktı 3 tane koca adama göre. penceresi vardı ama apartmanın boşluğuna açılıyordu. hava akışı vs yok yani. sonsuzluğa açılıyor pencere. gündüz veya gece olduğunu fark etmeniz mümkün değil hep karanlık çünkü o oda. 3 adamın bütün günü burada geçiyordu. bir de üstüne üçümüz sigara içiyorduk. havalandıracak da yer yok. sırlar dünyasına dönüyordu oda göz gözü görmüyordu. ama sıcak oluyordu petek kapalı olsa bile. aile evine dönünce monitörümü vs o odada ne varsa sildiğim zaman sapsarı olmuştu ıslak mendiller sigaradan dolayı. bir de dördüncü arkadaşımız vardı genelde bizde oluyordu yakındı evi uyumaya falan gidiyordu evine. o da o küçük odaya geçip sigara içmeye çalışınca 4 tane adam sırt sırta günün 10 saatini orada geçiriyorduk.

    salonumuz yoktu ama ana koridor kare şeklindeydi orayı salonmuş gibi yaptık. kahvaltı yaparsak da orada yapıyoruz. misafir gelince orada oturuyoruz. çünkü o odaya 4'den fazla sığmıyor. bulaşıkçının doğum gününü kutlicaz. ama onun da haberi var. millet gelecek diye bi temizlik yapayım dedim içimden geldi. bulaşıkçıda yardım etti baya bir uğraştık evi tertemiz ettik. birbirimizi övüyoruz işte valla iyi halletik he diye. ev aslında çok iyiymiş falan diyoruz. sonra arkadaşlar geldi. kapıdan girer girmez bu ne olum bok götürüyor burayı dediler.

    ev sokağa sıfırdı ve yattığımız odaların pencereleri de oraya bakıyordu doğal olarak. sokaktan geçen herkesin konuşması bizim odanın içindeydi. benim de uykum çok hafiftir sabahları milleti dinleye dinleye uyumaya çalışıyodum. eskici gelip kulağımın dibinde bağırıyordu falan. üst komşu eve ilk girdiğimiz günden beri bize düşman kesildi bir gün birisi gelip alın size kek bile demedi. emlakçı telefonlarımızı açmıyordu. evin duvarları sırılsıklam oluyordu. bildiğin kolunuzu falan vurduğunuzda kolunuz ıslanıyordu yani. benim yatağımın olduğu yer rutubet oldu duvar komple simsiyah olmaya başlamıştı. hamamböcekleri evi mesken edinmişti hergün birisi yerde can çekişiyordu. ilk başlarda alıp atıyoduk tepki falan veriyorduk. sonlara doğru kimse böceğe falan dokunmuyodu. böcekler de bize dokunmuyodu beraber yaşayıp gidiyoduk. ters dönen varsa yardımcı oluyoduk geri çeviriyoduk.

    bunların hiçbiriyle övünmüyorum ama herkes gayet mutluydu evde. bir şikayet belirtisi olsa da hemen umursanmaz tavırlara geri bürünüyorduk. genel olarak keyfimiz yerindeydi. güzel anılar biriktirip kimsenin kalbini kırmadan evden ayrıldık. ama bir daha bir yerde yaşasam o şekilde yaşayacağımı sanmıyorum. 4 aylığına gittiğimiz için herkeste biraz katlanma durumu vardı diye düşünüyorum. ev hakkında aklıma bir şeyler gelirse editlerim
  • 20 yaşımda ilk evime çıktım 1+1 şirin mi şirin tatlı mı tatlı ferah ve güneş alan bir ev. tek başıma yaşıyorum. eve taşınacağım günün önceki günü sevgilim beni terk etti. eve gittim yerleşicem kah eklektrik kapalı kah su derken doğalgazda arıza çıktı. mesai saati bittiği için gaz şirketine ulaşamıyorum. kombi yetkili servisini arıyorum ne derse yapıyorum ne ocak yanıyor ne su ısınıyor. neyse bi arkadaşımla konuşuyorum başıma bi de bu geldi gaz kaçağı falan diyorlar dedim. sonra ev sahibini aradım arkadaşıma da dedim ki ev sahibi gelecek şimdi kapıyı açık mı bıraksam falan diye düşünüyorum o da dedi ki eline bıçak al arkanda dursun kapıda açık kalsın yine de dedi.. 15 dk içinde tüm kolileri döküp bıçak aradım. kocaman bıçağı aldım elime ev sahibini bekliyorum bana saldırırsa bıçağı sokucam tek başına yaşayan kaldın olma psikolojisine ilk geceden girmişim. neyse ev sahibi geldi. bıçak elimde kapıyı açtım kolileri açıyordum falan dedim kaoıyıda da açık bıraktım koşarak kaçıcam çığlık ata ata. neyse şansıma adam sapık çıkmadı halletti kombiyi gitti. o gün de yağmur yağıyor o yağmur sesinde tüm yorgunluğumun ve üzgünlüğümün etkisinde uyudum. ertesi sabah ben taşınmışım başıma bir sürü şey gelmiş her şeyi tek başıma atlatmışım sevgilim geliyor ben sensiz yapamıyorum diye. açtım kapıyı bi baktım o. neyse içeri gel dedim. oturdu konuştu sonra da diyor ki üstüme atarsın sandım. erkekler allah belanızı versin ya.
  • şu evde yaşanılan fakirliği normal ve doğal bir şeymiş gibi farz etmek gerçekten rezil bir şey. öğrenci olan fakir olur, x olan fakir olur neden aq? bu içselleştirilmişliği görünce hakkında yapılan parasızlık esprileri de komik gelmiyor artık.
    yani düzensizliği, hareketliliği ile ünlü olması gereken ama çulsuzluğu ile tanınan yaşam biçimi.
hesabın var mı? giriş yap