*

şükela:  tümü | bugün
  • malumu üzerine çağımızın en büyük problemlerinden olan öğrenci ya da daha genel tanımı ile bekar evlerinin yüksek kirlilik seviyelerine çözüm geliştirme yolunda atılan bir adım, procedir.

    japon milletinin tertip düzen takip konularındaki hassasiyetinin iş yaşamına yansıması olan 5s sistemi, uygulandığı işletmelerde başarılı neticeler vermektedir. (bkz: 5s)*

    şimdi hep birlikte sistemin ana unsurlarını ve öğrenci evlerindeki uygulamasını inceleyelim.

    1. seiri (sınıflandırma):

    öncelikle ev içerisinde kirliliğe neden olan sebepler tek tek ele alınarak sınıflandırılmalıdır. problemi parçalara ayırmalıyız dostlar. ev ahalisi olaraktan beyin fırtınası yöntemiyle pislik oluşturan unsurların gruplanması gerekiyor. bu noktada kendimden örnek vermek istiyorum.

    a- çöpler: bilgisayar ya da televizyon başında yenilen bilumum abur cubur ambalajları, yemek artıkları, içecek kutu ve şişeleri, kuruyemiş kabukları, dişimizi karıştırdığımız kürdan, boş sigara paketleri, sigara pakedini açtığımızda elimizde kalan o kısımlar vs.

    b- giysiler: akşam eve geldiğimizde çıkarıp rasgele savurduğumuz pantol, göynek, tişört, kazak, hırka, çorap gibi kılık kıyafet.

    c- bozuk paralar: yine cepte taşınmasına o an için gerek duymadığımız ve sağa sola saçılan belli limitin altındaki demir paralar. (5 kuruş, 10 kuruş)

    d- fişler: alışverişlerden sonra alınan ve cep boşaltma işlemi sonucu sağa sola bırakılan fişler. bu kategorinin içerisine saklanması gereken not kağıtları, hatırası olan sinema, konser biletleri vesaire de girer.

    bu başlıklar her eve özel durumlar göz önünde bulundurularak çoğaltılabilir..

    2. seiton (yerleştirme):

    burada amaç her şeyin yerli yerinde olmasını, aradığımızda bulabilmemizi sağlamaktır. genel bir düzenlemeden önce yukarıda belirlediğimiz durumlar için bir yerleştirme sistemi oluşturmamız gerek.

    çöplerin oluşma nedeni genelde bunları kıçımızı kaldırıp mutfaktaki çöpe atmadığımız içindir. bu sebeple odanın kapıya yakın bir yerine ya da bilgisayar masasının altına, şu ayakla basılıp kapağı açılanlardan orta boy bir plastik çöp kutusu yerleştirilmelidir. buna çöp atmak nispeten daha az üşengeçlik içerdiğinden başarılı sonuçlar alabiliriz.

    giysilerin yeri, yatağın ya da sandalyenin üzeri değil, dolaptır. tamam onları çıkarıp tek tek asmak, katlamak filan yorucu bir iş ancak en azından kırışmayacak olanları dolabın içine tıkıştırılabilir. maksat ortalıkta bir şey olmasın, kapat dolabın kapağını, bak mis gibi oldu. ayrıca evin girişinde bir askılık ve plastik ayakkabılık inanılmaz işler başarır.

    bozuk paralar için tek yol bir kumbara edinmek. evet bozuk paralarımızı çocuklar gibi kumbaraya atmalıyız. belki kumbaraya bakıp bakıp güzel hayaller kurmayacağız ama sinir bozucu şıngırtılardan kurtulmuş, ileride paraya sıkıştığımız zaman açıp kullanabileceğimiz ek bir kaynak oluşturmuş olacağız.

    gelelim fişler ve diğer saklanması icap eden kağıt zımbırtılarına. bunlar için de kumbara benzeri bir yöntem uygulanır. yaratıcılığınıza bağlı olarak estetik olması kaydıyla kare ya da silindir, 30 cm. yüksekliğinde teneke mukavva ya da kartondan bir kutu kullanmalıyız. aslında aynı işlevi görecek başka bir şey de olabilir. önemli olan hem kumbaranın hem bu kutunun elimizin altında, kolaylıkla ulaşabileceğimiz bir yerde olması.

    diğer kategoriler için de benzeri bir yöntem izlenir. çekmecelerimiz elden geçirilmeli, atılacaklar atılmalı, kalanlara kullanılma sıklığına göre bir tertip verilmeli. mutfak ve banyo için de gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. mutfak bölümü için henüz bir çözüm geliştiremedim yalnız, üzerinde çalışıyorum.*

    3. seiso (temizlik):

    her bişeyi yerli yerine tastamam oturttuğumuza göre temizlik konusunda işimiz eskisine nazaran çok daha kolay olacaktır. belli periyotlar dahilinde, tozların alınması, yerlerin silinmesi, halının süpürülmesi, lavabo ve fayansların parlatılması ve evet malesef bulaşıkların yıkanması, ocağın silinmesi vs. gerekir. ahali olarak evi paylaşanlar bu konularda tek başına yaşayanlara göre daha avantajlıdırlar. yalnız bunun bir sistem dahilinde yapılması gerekir. ev arkadaşları arasında görev paylaşımı yapılarak hangi zaman diliminde kimin hangi işi yapacağı belirlenmelidir. herkes kendi odasından mesul olup ortak yaşam alanları paylaştırılır. örnek bir çizelge veriyorum aşağıda.

    tarih...........saat........yer..........temizliği yapan.....kontrol eden

    01.04.06....18:30......salon.......mustafa...............serkan
    05.04.06....20:30......mutfak.....necmi..................mustafa
    10.04.06....17:00......banyo......serkan................necmi

    4. seiketsu (düzen):

    önceki tüm aşamalar uygulandığında sistemin işlemesi yolunda önemli bir adım atılmış olur. ancak kırılma noktasına gelmiş bulunuyoruz. öğrenci evi temizliğinde 5s sisteminin aynı düzen dahilinde sürekliliğinin sağlanması, başarısının devamlılığı için standart hale gelmesi gerekir. meydana gelecek yeni düzensizlik problemleri daha başındayken hatta henüz ortaya çıkmamışken tespit edilip sistem dahilinde çözülmelidir.

    5. shitsuke (disiplin): amacımız bir hafta, bir ay temiz tertipli yaşamak değil, öğrenci evimizi her daim bal dök yala olmasa da şöyle bakınca içimizin açılacağı bir formda tutmaktır. bunun için vazcayan, dalga geçmeye yeltenen şuursuz ev arkadaşlarımızı usülünce uyarmalı disiplinden kopmamalarını sağlamalıyız. zira en küçük bir ihmal, çarka çomak sokar. işin tadına varmak, sefasını sürmek, felsefesini yutmak lazımdır. bu amaçla motive edici etkinlikler düzenlenmelidir. örneğin misafirlerin seçeceği en tertipli temiz odanın sahibine çay demlenir dışardan sigara alınır filan. çok kuru oldu bu farkındayım, motive olacağı unsur neyse siz daha iyi bilirsiniz artık.

    evet. işte öğrenci evi pislikleri probleminin en etkili çözüm yollarından biri. gerisi uygulayıcılara kalmış, dikkat ettiyseniz zaten ben de uygulamanın başlarında kendimden örnekler verirken sonlara doğru sallamaya başladım. niye çünkü bir süre sonra patlamıştım (2 hafta), ileri seviyelerde ne olduğunu bilemiyorum. ama bu sizin şevkinizi, cesaretinizi kırmasın lütfen, yol haritası budur.. bir dahaki sefere; evdeki haşeratla mücadele, bulaşıklarda oluşan organizmaların sökülümü, çekirdek kabuklarından piramit yapma yolları ve çöplere basmadan evin içerisinde intikal konularını konuşmak üzere hijyenik, sağlıklı, mutlu yaşam alanları dileğiyle..
  • (bkz: sou desu ne)
  • 1. sıra sende
    2. sen yap
    3. sıra sende
    4. sıkıcı
    5. siktir et.
  • sev- evvel evi sevecek, benimseyecek barınak muamelesi yapmayacaksın. "amaaaannn öğrenci evi be abartmaya, dert etmeye lüzum yok" gibi züürt tesellileriyle evin bok götürüyor oluşunu meşru kılmaya çalışmayacaksın. evde gönlünce düzen kurmak başka bir şey, çer çöp içinde kokarca gibi yaşamak başka değil mi?
    sor-bir işi yapmayı bilmiyorsan bilen ev arkadaşına, annene falan soracaksın. götünden yöntem uydurmayacaksın. birinden tam not almak için değil müsbet neticeye ulaşmak için temizlik yaptığını unutmayacak o yüzden kiri pası ordan alıp oraya taşıyarak kendini kandırmayacaksın. iş bittiğinde biri çıkarıp sana para falan vermeyecek değil mi?
    süpür-saç, kıl, ot bok ne varsa süpüreceksin. olmadı bir daha süpüreceksin. üşenmeyecek koltuk kanepeyi çekip oraları da süpüreceksin. bu kulağa çok nahoş bir fikir gibi gelse de o kanepenin arkasından çıkabilecek bilmem ne kadar zaman evvel kaybettiğini sandığın tokan kalemin çıktığında sana piyangoda amorti çıkmış gibi gelecek, zeytin mısır ve aklına gelemeyecek daha nice gıda maddesini temizlemenin huzuruyla dolacaksın. (olacak bunlar olacak.)
    sil-süpürgenin asla ve kattaaa yerdeki saçların tamamını toplaması olası değildir. o sebepten dizlerinin üzerine çökecek bir güzel yerleri sileceksin süpürdükten sonra. yerlerle beraber tozlu nere varsa sileceksin. o bitecek küvet müvet dalacaksın. bol bol çamaşır suyu, yüzey temizleyicisi bok püsür kullanacaksın. böylelikle ev "temizlenmiş" kokacak.
    sürdür-temizliğin akabinde evin "temiz" olma durumunu elinden geldiği kadar uzun süre muhafaza etmeye çalışacaksın. çekinmeden "ayakkabılarınızı dışarda çıkarın sıçarım ağzınıza" diyeceksin. sigarasının külünü, birasını, kolasını oraya buraya boca eden arkadaşlarına sıçtıklarını yalatacaksın. her kahve, çay faslında yeni bir bardak kullanımına izin vermeyecek ya da o bulaşıkları dışardan birilerinin gelip yıkamadığını, bizzat senin yıkadığını sık sık dolaylı ya da doğrudan arkadaşlarına hatırlatacaksın. bilhassa aileleriyle yaşayan arkadaşlarını olabildiğince hoş görecek lakin "o öyle değil böyle olmalı" yı çekinmeden söyleyeceksin ki temizlenmiş evin sefasını yalnızca bir kaç saat sürmeyesin.
    sevin-(buraya da yazacak beşinciyi bulamadım sevin bari)

    alternatif çözüm yolu için de iki gece az çıkacaksın dışarıya, bir iki kazak eksik giyeceksin ve bir temizlikçi tutacaksın. ama ne olursa olsun öğrenci evi=bok yuvası eşitliğini matah birşey sanmayacaksın. bir ev insanla dolup taşabilir, her bok yenebilir ve eş zamanlı olarak ev tanımına dahil olma durumunu sürdürebilir.
  • teoriyi ortaya atan arkadaşın, * uygulama konusunda bir numarasını göremediğimiz kolpa sistem. *
  • 1-sonra silerim onu
    2-süpürürüz onu, sen keyfine bak
    3-salla şimdi, işim var
    4-soslu değil problem olmaz
    5-sabah temizlerim
  • -saaaliiih!
    -...
    -saaaaliih nerdesin lan!
    -...
    -salih bak beni oraya getirme!
    -...
    -salih evi bok götürüyo kalk temizlik sırası sende lan!
    -...
    -salih bak oraya gelirsem senin domçikine sıçarım!
    -ne bağırıyosun sabah sabah siktin ulan beynimizi!
    -abi temizlik sırası salih'teydi yapmamış...
    -dün akşam...eee....elim bir olay sonucu salih’i kaybettik
    -ne oldu yahu?
    -salih’i bakteriler yedi
    -nasıl lan?
    -acıkmışlar yemişler
    -?!!
  • genelde tutmayan sistemdir. çünkü [s]efa pezevenkliği* öğrenciler arasında popüler bir meslektir*.