şükela:  tümü | bugün
  • gecenin bir vakti başka bir evden ders notları * almak için giden ev arkadaşını beklerken kapının çalması, arkadaş döndü sanılarak kapının açılması, kan ter içinde iki travesti ile burun buruna gelinmesi, haydutun biri kovalıyor, bi beş dakka durabilir miyiz demeleri, şaşkınlıkla içeri davet edilmeleri, ev arkadaşının yarım saat sonra döndüğünde evde biri patates soyan, diğeri tavada kızartan iki travesti ve salonda uyuklayan arkadaşı ile karşılaşması.
  • 3 ay boyunca bulaşık yıkanmaması, çöplerin atılmaması, o çöplere sineklerin yumurtlaması, her yerin milyonlarca sevimli sinek yavruları tarafından işgal edilmesi, olayın benim elektrik süpürgesi ile girişmemle son bulması, evden taşınma vakti geldiğinde bulaşıkların hala yıkanmamış olması ve tabak çanakları kirli halde gazetelere sarıp diğer eve taşımamız
  • ev arkadaşının arkadaşının kocasının, aylarca ev arkadaşının odasının aynı zeminine popo dayaması ve o süre boyunca o poponun o zeminden ayrılmaması.* aslında herşey ayrıntılarda gizli.

    söz konusu kocanın zamanla arası pek iyi değildi; zaman önemsizdi. her daim alkole ve televizyona boğardı kendini. alkol su gibiydi onun için. onun için asıl önemli olan maddelerini beklerdi her gün delirerek alkol eşliğinde.

    biz ise diğer iki ev arkadaşı olarak, evin o odasını unutmaya çalışıyorken, bir gün söz konusu koca, beklediği ve hala gelmeyen maddelerinden ötürü delirmişti. bu deliliği bir bıçak eşliğinde amaçsızca savurmuştu diğer ev arkadaşına. öylesine, durup dururken. derken söz konusu kocanın eşi arandı ve eşi söz konusu kocasını apar topar götürdü. ev halkı huzura kavuştu.

    sonra sonra duyduk ki, söz konusu kocayı eşi manisa'ya kapattırmış ve boşanma davası açmış.
    uzun bir süre sonra manisa'dan salıverilen söz konusu "eski" koca ise, son duyumlara göre, tanınmayacak ve tanımayacak hallerdeymiş.

    (bkz: heyhat)
  • öğrencilerle dolu bir apartmanın asansörünün yanında asılı kağıtta yazan esesli arkadaşımız lütfen sevgini içinde yaşa duvarlara yazı yazma yazısı bir insanı dumur edemezse altına itinayla düşülmüş tamam notu etmelidir illa ki.
  • sabah cise giderken goz ucuyla bakilan saatin 7'yi gostermesine ragmen, mutfaktan gelen tikirtilarin akibetini anlamak icin tirsa tirsa ilerleyisin sonundaki, "ne bakiyosun oglum? bu sabah da derse gidelim dedik. erkenden kalkip kahvalti hazirladik." diyen iki adet sakalli ev arkadasi ve kahvalti masasinin uzerindeki sut, tereyagi, bal, kaymak, dilimlenmis ekmek, sucuklu yumurta, radikal gazetesi'nden olusan bir manzara.
  • (bkz: hijyen)
  • hasta ev sahibi tek başına yatak döşek yatıyordur. evdeki zaten kısıtlı battaniye ve yatak malzemelerini evin tek ısınabilen odasına yığmış ve malzemelerin altında terlemek istemiştir. birden cep çalar ve gecenin bir vakti yurda gidememiş ve sokakta kalakalmış arkadaşların eve gelme talepleri işitilir. yapılacak bir şey bulunamaz ve çaresiz terleme teçhizatı dağıtılır. 10 dakika sonra misafirler gelir ve çük kadar evde 7 kişiyi kışın ortasında nasıl yatıracağını düşünmeye başlar ev sahibi. uyunabilecek her platform itina ile değerlendirilir. bir yatağa iki kişi sıkıştırılır...
  • yıl 1992. ankara'da eskiden milletvekili lojmanları olan sitede o zamanlar bir sürü emekli general vs yaşamaktadır. sitede tek tük askeri kökenli olmayan aileler yaşamaktadır ama tek öğrenci benim. üstüne üstlük bekar, öğrenci, saçı uzun, kulağı küpeli, eve kızlar gelip gidiyor.. yani bir kısım insan için istemediğin kadar rahatsızlık veren bir durum. neyse, benim de bir kız arkadaşım var ve kızcağız yurtta kalmasına ragmen haftanın 3-4 gecesi bende kalıyor. biz kuzu kuzu yaşarken bir gün kapımız çalıyor. bir cumartesi öğleden sonra. kapıda yeşil kıyafetli askerler. jandarma... * bizi alıp karakola götürüyorlar. kapıda sadece hakkınızda şikayet var deniyor. "ne şikayeti kardeşim" diyoruz, "ben bilmem, komutan açıklar, hadi giy ustunu" diyor asker. sebep gözlerimi faltaşı yapan, suratımı kıpkırmızı kesen cinsten.. zina, kadın pazarlama, fuhuş vs vs. o dakikadan itibaren otomatik olarak nasıl bir insan oldugumu kanıtlamaya çalışırcasına sempatik, eğitimli gibi özelliklerimi göstermeye çalışıyorum. sevgilim daralmış ortalığa tehditler yağdırıyor "astırıcam kestiricem, benim namusuma dil uzatanlar ömür boyu içerde yatıcak" falan.. ben bir yandan da onun adına utanıyorum, "bi sakin ol hayatım, dur bi anlayalım durumu" diye sakinleştirmeye çalışıyorum. şanslıyız ki kabus kısa sürüyor. karakolda bizimle ilgilenen askerlerden birisi odtüde okumuş. bir muhabbet bir muhabbet. çaylar içildi, anılar anlatıldı, annelerden dedelere herkesin muhabbeti edildi. "e artık biz kalkalım" dedik. durumun hiç de sanıldığı gibi olmadığı zaten hemen kavrayan askerler, sadece şikayetleri yapanların site sakini emekli generaller olması sebebi ile ne onları kızdırmak istemektedirler ne de tedbiri elden bırakmak... biz de anlayış gösterip vedalaştık. tabi tahmin etmeliydik, bu 2 haftada bir bu şekilde devam etti. bizim icin artık cumartesi jandarmaya çay içmeye gitme günü olmuştu. formul bulunmuştu; her cumartesi kek bendendi, çaylar jandarmadan. kız arkadaşım bir süre sonra durumdan sıkılıp " aaa kakay ben bıktım yaaa, tasınalım" dedi. taşındık, ama cumartesiler hep monoton geçti.
  • iki erkeğin kaldığı evde monitörün üzerine örtülmüş dantel görmek.
  • yıllar once, hem okuyup hem çalışılan bir dönem.. ** 2 günlük şehirdışı eğitimden dönülmüş, ayaklar makosenin içinde eziş büzüş, kollar o bavulu çekelemekten uzamış gibi, saç baş dağılmış, tek istenen sessizlik, uyku, kimsenin olmadığı bir ev derken anahtarın kapıda dönme sesine içeriden gelen bir uğultu eşlik etmeye başlar. sanki içeride bir tabur asker vardır ve marylin monroe da aç-aç'a gelmiştir. tezahuratlar birbirine karışmış, böğürmeler ve çığlıklardan ne dendiği anlaşılmıyor. kapı açıldığında -evin yapısı gereği- henuz seslerin sahipleri görülmemektedir ama göze ilk anda batan görüntü, koridor boyunca 2 paralel sıra halinda sıralanmış bira şişeleridir. bir de bu görüntüyü puslu kılan, adeta evin içinde dolaşan bi bulut olan sigara dumanı. oturma odasına dogru ilerledim ve görüntü tahminimden korkunctu: abim ve üniversiteden beri ayrılmadığı arkadaşları benim eğitim için ayrıldığım günün gecesi evde toplanmışlar ve yaklaşık 1,5 gündür sürekli içip sızıp ayılıp tekrar içmek suretiyle evin ağzına sıçmışlar. yeni, açık sarı halı kaplanmış olan salonumun tam orta yerinde yerde uzanan şarap şişesinin içinde 2-3 yudum şarap kalmış, geri kalanı ise halıya işlemiş, kurumuş... koltuklardan biri sigaradan yanmış, müzik setinin kaset çalar kısmı bozulmuş, buzdolabının sebzeliği çatlamıştı. ve bir kısmının sızdığı ama geri kalanlarının çok enerjik olduğu o dakikalarda tahminimce son bir saattir süren bir iddia sonlanmak üzereydi. iddia konusu şu: 2 gruba ayrılmışlar ve hangi grup içip bitirdiği bira şişelerini peş peşe koyarak koridorun sonuna daha önce ulaşacaktı. evde bir tekel bayiinde olması gerekenden fazla boş ve dolu bira şişesi ve sigara paketi vardı. yırtılmış ve etrafa saçılmış çerez poşetleri, kurumuş peynir tabakları, yere düşen sahandan saçılmış sucuklu yumurta gibi şeyler de cabası. en son bomba ise salonun duvarının anı defterine çevrilmesi ve "ibne xxx olamazsın şampiyon" gibi özlü sözlerin döktürülmüş olmasıydı. ev kendine 1 haftada geldi. ben yeni yeni toparlanıyorum.

hesabın var mı? giriş yap