şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bunun bi tane boğaziçi üniversitesi öprenci işleti memuru versiyonu var akıllara zarar, boğaziçi olunca memuru da bi ayrı havalı oluyo zaar dedirten durum
  • özgüvenini seveyim dediğim memurdur.hayatta 2 memurda yoğun bir şekilde görülür bu artist tavır biri öğrenci işlerindeki memur diğeri de askerlik şubesindeki memur ,kraldan çok kralcı olmaları insanı hayattan soğutur.
  • kendilerine olan muhtaçlık düzeyinizdir
  • öğrenciyken diğer öğrencilere değişik hareketler yaptıklarına şahit oldum. bir kez bana yapmaya kalktı o değişik tavrı. aklıma ne gelirse dilekçe yazmaya başladım. her dilekçeye cevap vermek zorunda. ekstra iş yaratmak yani onlara. her gün en az on dilekçe veriyordum. tüm sınavlara itiraz ediyordum sonuç ne olursa olsun. sonra bu hocaları da germeye başladı çünkü sınav kağıtlarını tekrar okumak durumunda kalıyorlardı. sonra hava civa dilekçeler yazmaya başladım. okulda şu kadar öğrenci var kantinde bilmem kaç sandalye var. her öğrenciye bir sandalye bacağı düşüyor bu sandalye bacağını ne yapacağız gibi. bu sefer dekan çağırdı tabi, evladım derdin ne niye dilekçe yazıp duruyorsun dedi. sonuçta dekanlığa yazıyorum dilekçeyi. imza atmak zor geliyor. yasal hakkımı kullanıyorum dedim. bir gün yine dilekçe veriyorum öğrenci işlerinde çalışan sesini yükseltti. bir şey demedim. akşam çıkışta otoparkta yakaladım bunu. sen kime sesini yükseltiyorsun lan dallama dedim yanlış anladın ben sesimi yükseltmedim diye miyavladı. ertesi gün dekana şikayet etti. sonra polise beni tehdit ediyor dedi. oradan bir şey çıkmadı tabi. okulda derslerle ilgisi olmayan on beş kadar arkadaş buldum mağdurum sizde dilekçe yazar mısınız dedim. yazmaya başladık her gün 150 ile 200 arası dilekçe veriyoruz. sonra geldi bu memurlar benimle konuştular özür dilediler. ben dilekçeleri kestim. ama öğrenci işlerine girdiğimde ayağa kalkıp önünü iliklediler ve işimi koştura koştura yaptılar. işsiz adamla uğraşmanın bedelini anladılar. böyle bir anımdır.

    #46248879
  • öğrenci işlerindeki memur olmasıdır...
    adam hem memur, hem karşısındaki öğrenci, hem de onunla görülecek işi var. daha ne olsun...
  • özgüven degil ezikliktir.sözlü sinava girmek icin kapida beklenir. arkadasla konular ve çikabilecek sorular gözden geçirilmektedir. eziklik kompleksi nerdeyse boyuna erismis ögrenci islerindeki memur yanasir ve 'sinav oncesi kapi onunde konusamazsiniz ' der. hoca misin birader sen bu ne özgüven. hiç tinlanmaz
    ve memur geldigi gibi gider.
  • notlari girmeyi unutan bir tanesi yuzunden (ki 4 kredilik aa gelen ders), ortalamasi 1.8 in altinda kalip (notu girseydi kalmiyordu) sinif tekrari alan bi arkadas evire cevire dovmustu bunlardan birini. adam olmus iste once farketseydiniz yeaa demeseydi yemicekti dayagi, kendi bedeni kendi karari.

    yine ayni okul, ayni ogrenci isleri, ayni kadroyla ben de muhattap oldum. soyle ki, yaz okulunda diferansiyel aldim ustten, aa ile de gectim. ben gectim de bunlar bu kez benim notu transkripte gecmemisler. gittim, dedim boyle boyle hani niye yok benim not? adam nasi olmaz yauu, ben tek tek ellerimlen (?) girdim, imkansiz, iyi bak dedi. tobe yarabbim yok iste deyince de, bak bakarim bulursam... diye sustu. ee dedim bulursan? bulursa iyi olmazmis. bulamazsan napalim? dedim. zerre kaale almadi. salon kadini cizgimden kayarak (baya kaydim) cemkirmeyle baktirdim. heeee, evethh girilmemish evetthh dedi bu suursuz.
    ben hizimi alamadim, allaskina yani tek yaptiginiz yapacaginiz is onunuzdeki notu, sisteme girmek bundan da mi acizsiniz vs. diye basladim o hincla. adam; ben zaten daha iyisini yapabilseydim mudur olurdum ki eheremehere diyerek beni dumur etti. kakalak gibi kaldim. suursuzluk mu diyeyim, piskinlik mi bilemedim hani baya oole baktim. adam halledicem yea tamam dilekce verin olur o deyince, siddet bazen cozum oluo sanirim diye dusunmedim degil.

    ayni ogrenci islerinin kapisinda 'ogrenci giremez' yaziyordu, bak onu da es gecmeyeyim.

    (bkz: ankara üniversitesi öğrenci işleri)

    ozguvenlerinin kaynagi, suursuzluk bence.