şükela:  tümü | bugün
  • rezaletimizin geçtiği okulun adı şehit öğretmen nurgül kale ortaokulu. okul istanbul sancaktepe'de bulunuyor.

    olay şu şekilde: veli toplantısında öğrencilerden dönem başına 25 tl yani yılda 50tl yazıcı toneri parası isteniyor, velilerin miktarı fazla bulması üzerine verilen cevap " zaten herkesten alamıyoruz, öğrencilerin yarısından alabilsek yeterli"

    bu cevaptan anlaşılan şu ki para verenler enayi. hadi diyelim veremeyenlerin durumu yok, eyvallah kabul. anlayış gösterilebilir fakat sonraki olay bu niyeti yok ediyor ve herkese parayı verdirmeye karar verdiklerini gösteriyor

    bu dediğim olay ise şu: sınıf öğretmeni para verenleri ayağa kaldırıyor ve bunların dışındakiler eğer cumaya kadar parayı getirmezse müdür yardımcısının talimatıyla bundan sonra yazılılarda soruları elle yazacak diye öğrencileri bi nevi tehdit ediyor.

    para okula lazımdır değildir burada değilim ki bence lazımdır ama toplama şekli böyle mi olmalı? hem zaten kayıt yaparken bilmem kaç top kağıt sonra fotokopi parası vs istenirken bi de toner parası neymiş?

    edit: başlığı öğrencilerden toner parası isteniş şekli rezaleti diyr açsam daha iyi olacakmış galiba çünkü bazı anlama özürlüler okulun para istemesinin şikayet edildiğini sanıyor.
  • bir kuruş para vermeyin. enayi olmayın. eğitim şöyle iyi böyle iyi deyip duruyorlar, bir zahmet toneri de göndersinler. sınavı o şekilde yaparlarsa ilçeye şikayet edin.
  • evet çok bilen veliler alınan paralarla öğretmenler -ekseri idareciler - şubatta uludağa temmuzda bodruma tatile gidiyorlar. o yüzden ne kadar kopartırlarsa yeri.
    emin olun onlar da bu duruma düşmekten onkadar memnun ki.

    bazı okullarda bu para öğretmenden alınıyor kimsenin haberi olmuyor kimse harekete geçmeyi aklından geçirmiyor.

    tahrik yöntemiyle tepelemenin dayanılmaz hafifliğini tadana kadar bu işi gidin sorun milli eğitimlere bimerlere, memleketin bunca okulunda ödenek neden az diye. en başında sorun bunların kağıdı toneri sabunu peçetesi niye yok diye ki bu noktaya gelmesin.
  • aklıma gss den yediğim efsane kazığı getiren olay.

    baktım 2500 tl borç çıkarmışlar, yaa naapsam naapsam, devlet borcunu bırakmaz, maaş da yeni yatmiş, ödiyeyim kurtulayım dedim.

    ödedim ve 15 gün sonra af çıktı.

    benim 2500 tl uçtu gitti, ben salak gibi ödedim, ödemeyenlerin de borcu silindi.

    sonra vay efendim adalet ülkesi türkiye.

    yaw hee hee, yersen.

    o ara yabancı bayraklı bir gemide çalışıyordum ve malum gemi ortamı, internetimiz ortalama 15 günde 1 oluyordu.
  • bende ortaokuldayken 50 lira almışlardı çanakkale gezisi için hayatımda ilk kez gidecektim ama iptal oldu 50 liram piç oldu.hep içimde kalmıştır o kazık.
  • sizin de, verdiğiniz ve vereceğiniz paranın da kağıdını karalayım. o parayı öğretmenler ve okul keyfi istemiyor ve cebine atmıyor ve muhtemelen bu durumdan en çok onlar rahatsız. şunu o katı kafanıza sokun artık devlet okullara yeterli yardımı hiçbir zaman yapmadı ve yapmıyor.

    parayı toplayan öğretmen ve idarede değil artık doğru yerde arayın çözümü.

    not. hiç para toplamamış bir öğretmen.
  • bu gun bir ogrencinin isini hallettim. bir yili kurtuldu. bu is icin odemesi gerelen bir tutar var. eksik odemis uyardim. cikardi cebinden eksigi tamamladi. "hocam iste daha bu kadar daha vereyim" verdigi miktar cok degildi ama cumle ictendi. velilere lafim. sunu bilin devlet yeterince para gondermiyor. lutfen talep edileni(abarti olmadigi surece) gonulden verin ve ne yapildigini sorgulayin. okul aile birligi sizi bekliyor. aylik raporlari da yayinlanoyor zaten.
  • verin şunun 25 lirasını.
  • öğretmenlerimiz tepki göstermiş.
    şunı ayırt edelim: parayı cebe indiriyor diyen yok, para lazım değil diyen de yok, devlet veriyor diyen de yok, ortaokul çağındaki çocukların -ki hâliyle ergen bunlar- arkadaşlarının önünde zor duruma sokulması var, tehdit edilmesi var
    veremeyene anlayış göstermek lazım zaten ona itiraz eden yok
    elle yazdırma işi blöf bile olsa veremeyecek olan çocuğun düştüğü psikolojiyi bi düşünün
  • okulların ödenek ihtiyacı olduğunu kabul ediyorum. ama toner parası diye 50 lira istenmesini kabul edemem. hele de 'getirmeyenler elle yazacak.' denmesini hiç kabul edemem. eğer tam olarak böyleyse soruşturmalık bir durumdur.
    kaldı ki ortalama bir hesapla, talepteki çarpıklık anlaşılabilir. bir öğrenci sene içerisinde toplam kaç kağıt harcayabilir? her gün 1 kağıt harcasa okulların açık olduğu gün sayısı 180 zaten. olmaz ama biz 200 diyelim.
    duruma göre bütün öğrencilerden bu parayı alacaklar. okulda misal 300 öğrenci olsa ellişer liradan 15000 lira eder. tonerin orijinali bile olsa, 250 lira civarında. bu toplamda 60 toner parası eder. bir toner minimum 2000 sayfa çıkarır. bu da öğrenci başına 400 sayfa demektir. oysa her gün 1 kağıt hatta daha fazlası kullanılsa bile 200 sayfa ediyor. bu da demektir ki toplanan paranın yarısı başka yere harcanacak.
    o zaman da okul idaresinin sadece toner parası topladığını söylemesi yanlış. ya tüm harcama kalemlerini şeffaf biçimde açıklayacak ya da bu miktarda toner parası toplamayacak.