şükela:  tümü | bugün
  • onlarca yil evvel. para biter ve hicbir sekilde bulunamaz. universitenin ilk yilidir. pek arkadas yoktur. yurtta kalinir. simdinin parasiyla 5 lira vardir cepte. her gun yarim ekmege yetecek kadar para. bursun yatmasina 1 hafta-10 gun falan vardir. 1 hafta-10 gun boyunca okula yuruyerek gidilir ve sadece yarim ekmek ve yurt dolabinda kalan kiloluk kayisi receli yenir. 1 hafta-10 gun sonra yatan burs sonrasi alem yapilir. kayisi recelinden o kadar cok igrenilmistir ki; o gunlerden sonra agza kayisi receli asla konmaz. ne zaman kayisi receli gorunse, ne zaman kayisi recelini ismi anilsa o 1 hafta-10 gunluk suren unutulmaz ogrencilige dair garibanlik anisi hafizada canlanir. onlarca yil gecti aradan agzima kayisi receli koymadim bir daha.
    koymayacagim da. oyle...
  • 5000 lirayla bir yıl yaşamıştım, okul yemeği falan olmasa durumum garibanlıktan sefalete evrilebilirdi heralde lol.
  • çoğunlukla öğrenciyken yaşanmış fakirlik anılarıdır.
    ailenizden ayrı okuyorsanız daha bir sakata binebiliyor olay.

    çoğu öğrenci gibi benim de çok fakir öğrencilik hayatım oldu lakin bir gün fakirliğin en dibini gördüm.
    hayatım boyunca unutamam o günü.
    bir hafta sonu.
    evde tekim.
    cebimde 5 kuruşum yok ve fena acıktım.
    açlıktan bayılıp geberecem az kaldı koltukları kemirecem.
    evde yiyecek namına hiç bir şey yok a.q
    şekerli çay içerek bastırmaya çalışıyorum açlığımı. çay dediğim 2 günlük çay.
    ısıtıp ısıtıp içiyorum çünkü çay'da yok, çay tamamen biterse şeker yiyecem. özetle şeker komasına girmeye çok müsaitim.

    baklava çalan bebeler vardı hani hapse atıldılar. onları hapse atan hakim ve savcıları bir hafta sadece suyla besleyin sonra salın halkın arsına. daha beterini yapmazlarsa gelin beni sikin, açlık insana her şeyi yaptırır aga. üstelik çok acıkınca çalmanın dinde bile yeri var. artık onların da başlarına ne geldiyse ayet inmiş a.q. çalın diye.
    yaradan kimseyi açlıkla sınamasın.

    neyse ben para bulmanın peşine düştüm fakat ailenin tek zengini olarak işaretlediğim babam yırt dışında.
    annemden de para istemeye yüzüm yok.

    yaşadığını bildiğim bütün tanıdıklarıma ödemeli arama gönderiyorum. ödemeli aramanın yaygın olduğu dönemlerdi, hâla var mı bilmiyorum.
    spam gibiyim a.q deli gibi arama gönderiyorum, benim gibi kontör fakirleri geri dönemeyince onlar da bana ödemeli atıyor.
    bir yandan da evde para bulma ümidiyle evi savaş halanına çeviriyorum.
    annemin ziyaret amaçlı geldiğinde kaldığı odaya daldım sonunda ki girmem o odaya pek ama açlıktan neredeyse ağlayacam artık a.q.
    annemin çanta duruyo dolabın içinde açtım hemen.
    içinde biraz para var lakin ben hazine bulmuş gibiyim.
    bide not eklemiş: idareli harca bitince beni ara gözlerim doldu a.q.
    o gün yaşadığım açlılıkla mutluluğun tarifi yok ve kilometrelerce uzakta olmasına rağmen anam yetişti imdadıma.
    bu anaların kimyası çok başka değişik.
  • ben 2009'da ev kirasını pokerde kaybetmiştim, maddiyatımı toparlayana kadar ne ulaşım aracı kullanabildim ne de düzgün bir yemek yiyebilmiştim.
  • çok alkol aldığım bir gecenin sabahında bmw'min benzininin bittiğini fark etmeyip yolda kalmıştım..
    cebimdeki son 20 liranın, 10 lirası ile benzin istasyonuna gidip gelmiş, 5 litrelik su şişesinde benzin alıp arabama aktarmıştım..
    o günden sonra hep 50 tl'lik benzin almamaya yemin ettim.
  • elektriği kesmişlerdi. ev arkadaşımla mum yakıp karanlıkta, lan şimdi zengin olsaydık şöyle olurdu böyle olurdu hayalleri kurmuştuk. yine de mutluyduk.
  • ekmek arası mayonez ketçap yiyip açlığı gidermek.
  • lisede yaşamış olduğumuzdur
    cuma namazına izin veriyorlardı ben ve kâfir arkadaşım sigara içmek için bu izinleri kullanıyorduk paramız yoktu köpekler gibi açtık iki adamdan çıkan para toplam 1tl gittik o paraya bir cafe unlu mamülleri tarzı bir yere 1 ekmek istedik kadın bize bakıp poşete koyarken burada yiyeceğiz dedik ısıtayım mı diye acıyarak sordu iyi olur dedik ve kafede bir ekmeği ikiye bölerek aç köpekler gibi yedik
  • ev kerbela gibi, makarna bile yok. muhtemelen ertesi gun ziraatten paralar yatacak. evde derin bir sessizlik hakim. herkes odasindan beli araliklarla cikip buzdolabinin kapagini bir umutla aciyor sonra sinirle kapatiyor. sonra gotune baka baka odasina gidiyor.

    derken bir sure sonra kapi caldi, benim oda yakin oldugu icin ben acardim, kapiyi acinca bizim katta oturan komsu teyzeyi karsimda gordum, elinde bir tepsi ve uzerinde 3 koca tabak dumani ustunde asure getirmis. evde 3 kisi oldugumuzu dusunup getirmis diye dusundum, bende tepsiyi tutup tesekkur edip kendime dogru cektim, o nur yuzlu seytan ise tepsiyi geri cekip bunlardan sadece bir tanesi sizin dedi.

    bir an icin birakamadim tepsiyi. gozume en buyuk olan tabagi kestirip aldim. tekrar tesekkur ettim, yari sevinc yari huzun iceri gececekken, tabagi getirin bekliyorum dedi. bi sn dedim, annemin borek yolladigi carte dor kabina doktum, yikamadan verdim. ulan ne olurdu 3 unu de verseydi de bende ev arkadaslarimdan gizli koca bir tabak asureyi gomup vicdan azabi cekmeseydim.