şükela:  tümü | bugün
23175 entry daha
  • yeni çalışmanın gösterdiğine göre kadınların beyninde erkeklerinkinden daha fazla kan akışı var

    bilim insanları, cinsiyetler arasında yeni bir farklılık keşfetti: kadınların beyinleri, belirli bölgeler boyunca kan akışı bakımından erkeklerin beyinlerinden daha etkin gibi görünüyor.

    bu durum, kadınların daha akıllı veya daha derin düşünen insanlar şeklinde sınıflandırılabileceği anlamına gelmiyor, fakat alzheimer ve parkinson gibi beyin hastalıklarını tedavi etme ve bu tedavileri cinsiyete dayalı olarak uyumlu hale getirme konusunda bize ipuçları verebilir.

    kaliforniya’daki amen klinikleri’nden bir takım, beyin boyunca kan akışını takip etmek için özel olarak tasarlanmış spect (tekil foton yayım hesaplamalı tomografi) teknolojisi ile gerçekleştirilen 46.034 beyin taramasına baktı.

    bir miktar tartışmalı üne sahip meşhur bir psikiyatr olan baş araştırmacı daniel amen şöyle söylüyor: “bu çalışma, cinsiyete dayalı beyin farklılıklarını anlamaya yardımcı olması bakımından çok önemli.”

    “erkekler ve kadınlar arasında belirlediğimiz ölçülebilir farklılıklar, alzheimer hastalığı gibi beyin bozuklukları konusunda cinsiyete dayalı tehlikeyi anlamak için önemli.”
    taramalar, beyin hem dinlenme halindeyken hem de belirli bir göreve odaklanmışken, 119 sağlıklı gönüllünün yanısıra psikiyatrik durumlara sahip 26.683 hastayı kapsadı.

    kadınların beyinlerinin kan akışı bakımından önemli oranda daha etkin olduğunun bulunduğu bölgeler, dürtüleri kontrol etmeye ve odağı korumaya yardımcı olan prefrontal korteks ile ruh halini ve anksiyeteyi idare eden limbik veya duygusal beyin bölgeleriydi.

    araştırmacılar bu durumun, örneğin kadınların erkeklere göre genelde neden daha empatik ve sezgisel olduklarının düşünüldüğünü (gerçi bu etkinin kapsamı değişiyor) ve ayrıca anksiyete sorunlarına sahip olma tehlikelerinin neden daha yüksek olduğunu açıklayabileceğini öne sürüyor.

    kadınlar önemli oranda daha yüksek depresyon ve anksiyete bozukluklarına sahipken, erkekler dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (adhd) konusunda daha fazla tehlike altında ve hapsi boylamaları çok daha muhtemel. spect taramaları, bu farklılıkların bazılarını açıklayabilir.

    kadınların beyinlerinde genel olarak daha fazla kan akışı olsa da, erkek beyinleri, beynin görsel ve eşgüdüm merkezleri de dahil olmak üzere belirli bölgelerde daha fazla kan akışına sahipti.

    bu farklar, nihayet alzheimer ve parkinson tehlikesinin erkekler ve kadınlar arasında neden farklı olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. sebebin bir kısmı, beynin en derin yapılarından bazılarının erkek beyninde daha hızlı yaşlanması olabilir gibi görünüyor.

    daha yüksek olan bu faaliyetin tam olarak ne anlama geldiği, bilim insanlarına göre tamamen belirgin değil ve muhtemelen söz konusu beyin bölgesine bağlı.

    sinirbilim blogcusu neuroskeptic, discover magazine dergisinde şöyle açıklıyor: “bu sonuçlar, kadınların beyinlerinin daha aktif olduğu veya kadınların beyinlerini daha fazla kullandıkları anlamına gelmiyor.”

    “tüm bildiğimiz, kadın beynindeki kan damarları boyunca daha fazla kan aktığı. bu konuda pek çok muhtemel açıklama olabilir.”

    artmış haldeki kan akışının ve bununla birlikte giden ilave oksijenin, daha iyi beyin işlevine yol açtığı düşünülüyor (bu olmadan, beyin ölür), fakat bilim insanları bu özel çalışmada, bulguların hatalı çalışan beyinleri anlamamıza nasıl yardımcı olabileceği üzerine odaklanıyorlar.

    “spect gibi işlevsel nörogörüntüleme araçlarını kullanmak, gelecekte kesin beyin tedavisi ilaçları geliştirmek için gerekli,” diyor amen.

    bulgular journal of alzheimer’s disease bülteninde yayınlandı.
    (bkz: popular science)
    kaynak
  • eypio mahlasının geldiği yer gerçek ismi olan abdürrahim'in kısaltması olan apo'nun ingilizce okunuşudur.
  • takip ettiğime pişman oldugum başlıktaki şeylerdir.

    şuna bak şuna: (bkz: #82349603)

    25 kişi de beğenmiş. vay arkadaş.

    bir de eypio filan. ne ufuk varmış sizde be.
  • cafe ya da restoranlarda baharatlı patates kızartması geliyorsa eğer; o baharat kızartıldıktan sonra dökülüyor. içeriği;

    - kajun baharatı,
    - tuz,
    - karabiber (çok az miktarda)
    - kırmızı toz biber (karabiberden de az miktarda ve zevke göre)
    - sarımsak tozu (yine zevke göre ve neredeyse eser miktarda)
  • tam 23 kere intihara kalkışmış ve her birinde de inatla hayata itelenmişti ümit yaşar oğuzcan. pek kişi bilmez bu hikayeyi, “acılar denizi” şiirinin nereden geldiğini ve asıl vicdan azabının ne olduğunu.

    ümit hayattan kopmak için çok çabalamış lakin başaramamıştır, babası lütfü bey, annesi güzide hanım kahrolur oğullarının vaziyetine. tabii bir de vedat var. ümit yaşar'ın biricik oğlu. babasına duyduğu müthiş bir öfke var içinde..defalarca gözlerinin önünde intihara kalkışmış olan babasına. dün bir kez daha canından vazgeçmişti ümit. babası lütfü oğuzcan zor yetiştirmişti oğlunu hastaneye. ve oğlundan çok torunu için endişelenmişti bu sefer lütfü bey, vvedat'ın gözleri artık korkudan çok kin ile ıslanmıştı. dayanamıyordu çocuk,aciz bir babanın ölüme koşup varamayışına tanıklık etmekten yorulmuştu. tedavi edildikten sonra taburcu ettiler ümit yaşar oğuzcan'ı. ümit'in içinde yaşadıkları bir kenara vedat ne hissediyordu acaba? sonrası mı? sonrası daha ilginç.

    duydukları gürültüyle kıraathaneden fırlayanlardan biri “eyvah!“dedi. “düştü çocuk, galata'dan düştü! yetişin.” yerde yatan çocuğun etrafında toplanan kalabalık çocuğun elinde bir kağıt buldular. sımsıkı kapalı parmakları,avucuna hapsolmuş bir kağıt.. zorlukla aldılar ellerinden kağıdı şöyle yazıyordu buruşmuş kağıtta;

    “intihar öyle edilmez,böyle edilir baba!” (6 haziran 1973)
    büyük ustaya saygıyla :

    pırıl pırıl bir yaz günüydü
    aydınlıktı, güzeldi dünya
    bir adam düştü o gün galata kulesinden
    kendini bir anda bıraktı boşluğa
    ömrünün baharında
    bütün umutlarıyla birlikte
    paramparça oldu...
    bir adam düştü galata kulesinden
    bu adam benim oğlumdu...

    ümit yaşar oğuzcan
    kaynak:
  • tarihin ilk sosyalistlerinden biri olan şah ı. kavat, dünyada hiçkimsenin özel mülkünün olamayacağını iddia ediyordu. o zamanlar kadın da erkeğin “mülkü” sayıldığından evliliğin gereksizliğini vurguluyor, hatta asillerin hanımlarına zina hakkı falan tanıyordu. bir süre sonra kadınları kamulaştırmış, hatta kendi eşini de ideolojisi doğrultusunda çok eşliliğe sürüklemişti. bu imparatorumuz, “bu ne amq yeter” diyen kardeşleri tarafından iktidardan düşürülene kadar kadınların ortak mülkiyet olduğunu savundu, fattık futtuk kanunlar çıkardı ve komünizmin temellerini oluşturdu; sonra da hapislere tıkıldı.dilimizde “pezevenk” anlamına gelen, bir hakaret hitabı olan “gavat”ın nereye dayandığını anlamışsınızdır bence.
  • belki bu bilgi ufkunuzu iki katına çıkartmayabilir ama 1.5 falan olabilir. en azından youtube'u daha efektif kullanarak edineceğiniz bilgi sayısını artırabilirsiniz. (evet bilgi sayılabilen bir şeydir, benim 3 bilgim var mesela)

    youtube videolarını arka planda oynatmak için youtube premium üyesi olmak gerekiyor. ama youtube vanced adlı android uygulaması bunu ücretsiz ve rootsuz bir şekilde beceriyor. ayrıca bir diğer güzel özelliği ise sizi reklamlardan kurtarması. yemek yerken eşimle rastgele bir avrupa yakası bölümü açıp izleyelim diyoruz, abartısız 3 dk da bir reklam. çok şükür bu sayede kurtuldum reklamdan. uygulama güvenilir, ben telefonumdaki orijinal youtube uygulamasını kaldırdım sadece bunu kullanıyorum. zaten youtube uygulamasının bir kopyası kendisi, sadece modifiye edilmiş.

    özellikleri:
    youtube vanced ıs not youtube premium
    blocks all youtube ads (some options are togglable)
    background playback feature
    force vp9(or hdr) or vice versa
    override max resolution
    pinch to zoom on all devices
    casting togglable (can be forced off)
    togglable theme (white/dark/black)
    pip (oreo only)
    video window new or old style
    repeat video feature
    preffered resolution & speed feature
    swipe controls for volume and brightness

    tanıtım sayfası: https://forum.xda-developers.com/…-edition-t3758757

    indirme linkleri: (rootlu ve rootsuz telefonlar için ayrı ayrı) https://vanced.azurewebsites.net/

    benim kullandığım versiyon: https://doc-00-0o-docs.googleusercontent.com/…0kp8n
  • şu amk youtube'unun arka planda dinlenebilme özelliğini gidip başka bi başlıkta paylaşsanız artık. gına geldi alayınızdan.
  • çocukken izlediğim total recall (gerçeğe çağrı) filminiden çok etkilenmiştim. özellikle filmin son sahnesinde arnold schwarzenegger'in uzaylıların yaptığı mekanizmayı çalıştırması ve ardından göz pörtlemeleri eşliğinde mars'ın atmosfere kavuşması arada gözümün önüne gelir.

    uzayda koloniler kurarak yayılmak yeni bir fikir değil. fakat bunu gerçekleştirebilmek şu anki teknolojimiz ile zor. bu zorluğu en iyi anlayabilmenin yolu arnold ve esmer güzeli sevgilisinin gözlerinde yatıyor.

    galaksi, yıldız, gezegen kaynayan evrende şu ana kadar insanların dünyadaki koşullardaki gibi yaşayabileceği bir yer bulmuş değiliz. ben iyimser bir insanım bir gün mutlaka bulacağız diye düşünüyorum. yalnız bulmamız çok zaman alabilir.

    peki yakınımızda olan bir yeri gezegen mühendisliği (terraforming) kullanarak dünyaya benzetebilmek mümkün mü? evet, belki de mümkün. jack williamson isimli yazarın 1942’de yazdığı bir bilimkurgu romanında ilk defa kullanılan terraforming terimi sonraki yıllarda başka hikayelerin de konusu oldu. 1990 yılında total recall ile beyaz perdeye taşındı. yakın zamanda interstellar, martian onu izledi.

    bize en yakın gezegen olması dolayısıyla mars gezegen mühendislerinin en rahat çalışabileceği ve teori üretebileceği yerdir. mars üzerindeki koşullar dünya üzerindeki çok yüksek bir dağdaki koşullarla az çok benzeşir. az hava basıncı, düşük sıcaklık ve yüksek radyasyon… koşullar o kadar zorludur ki orada hiç bir canlı yaşayamaz.

    fakat mars üzerindeki koşullar daha önceden böyle değildi. nehirlerin aktığı, deltaların oluştuğu bir ortam vardı. mars bir zamanlar kalın bir atmosfere ve güneş ışınlarını hapsedebilecek greenhouse gazlarına sahipti. yani yaşam için uygun koşullar vardı.bu koşullar 3.5 milyar yıl önce idi. güneş sistemi daha çok gençti ve mars üzerindeki volkanlar atmosfere karbondioksit pompalıyordu. fakat bu uzun sürmedi, dünyanın boyutundan küçük olduğu için çabucak soğudu. soğuması dolayısıyla kayaların çevrimini sağlayan plaka tektoniğinden ve güneş rüzgarlarından koruyucu manyetik alandan mahrum kaldı. bunların sonucunda atmosferi uzaya kaçtı ve dondu.

    marsın tekrardan hayata döndürmek, atmosferini tekrar oluşturmak pek kolay değil…. bunun için karbondioksit ve suya ihtiyacımız var. korbondioksit’in bir kısmı kutuplarda buzullar içine hapsolmuş ama yeterli değil. bu yüzden bilimadamları bu karbondioksit kaynağı olarak karbonat minerallerini yüzeyde arıyorlar. fakat şu zamana kadar bulunamadı. sondaj yapıp -eğer varsa- kayalarda hapsolmuş karbondioksiti ortaya çıkarmak pek çok nasa çalışanının hayali...

    açıkçası bu işi gerçekleştiren ülke oraya kolonilerini yerleştirecek. ömrümüz bunu görmeye yeter mi bilmiyorum ama bu işin gerçekleşeceğini biliyorum.
  • bulunduğunuz yerden ufuk noktasını belirleyin ve göz kararı size uzaklığını hesaplayın. hesapladığınız uzaklık kadar kendi konumunuzdan güney istikametine doğru gidin.
11 entry daha