şükela:  tümü | bugün
16345 entry daha
  • ıspanağın aslında, neredeyse hiçbir yararının olmaması aksine ortaya atılan bir iddiaya göre o zamanlar fransa'da kıtlık meydana geldiği için halk yiyecek sıkıntısı yaşıyor ve ıspanak gibi bir yiyeceği çocuklara, halka sevdirmek için temel reis adlı çizgi filmi sürüyorlar piyasaya.

    hikaye olaydan çok daha sonraki dönemlerde 1870 yılında erich von wolf isimli kimyacının yeşil sebzelerin içerisinde bulunan demir miktarını ölçme çalışmasıyla başlıyor. fakat bu sırada ondalık rakamlarda yapılan bir hata sonucu 100 gramında 3,5 miligram demir bulunan ıspanağımız kendisini bir efsaneye dönüştürecek bir yazım yanlışıyla 35 miligram olarak yayına hazırlanıyor. yine de bu ıspanağı sevilmesine veya lezzetine herhangi bir gölge düşürmüyor tabii ki.

    bir hata nasıl popüler olur?: ıspanaktaki demirin hikayesi ve temel reis
    hem de ne yaratılma...1930'ların başında amerikan ıspanak tüketimini 3 katına çıkarmış bir etki bahsettiğimiz. ıspanak yiyerek süper güçlü ve süper sağlıklı olma fikri birdenbire popülerleşerek hem temel reis hem de ıspanağın müthiş faydalarını hayatımıza sokuyor . sonunda birileri yeniden deneyi kontrol etmeyi akıl adiyor ama artık iş işten geçmiş oluyor. 1937 yılında tekrar edilen bir deneyde ıspanaktaki demirin abartıldığı gerçeğiyle yüzleşen bilim insanları rakamları ve deneyi tekrar tekrar kontrol ediyorlar ama sonuç aslında kocaman bir hayal kırıklığı. 67 yıl boyunca ıspanakta vaatedilen miktarlarda demir olmadığı gerçeğini açıklayan makale yayına alınıyor ve bilim dünyasını dönemine göre oldukça sallıyor. artık çok geç. bilim adamlarını şok eden bu gelişme halkı o kadar da etkilemiyor tabii ki. artık efsanenin geri dönüşü için çok geç, sadece amerika'da değil tüm dünyada artık temel reis ve ıspanağı fenomen oluyor.

    düzenleme: yanlış tarih düzeltildi, uyarısı için altıncı nesil çaylak'a teşekkürler
  • thinsulate isimli kış ekipmanları (bere, eldiven, vs. vs.) markasının isminin thermal insulationdan gelmesidir.
  • haneke'nin benny's video filmindeki çocukla funny games filmindeki psikopat eleman aynı kişiler. ilginç.
  • arkeofili'nin soundcloud hesabına yüklediği eski dillere ait sesler.

    tanrılara insanlar bu dilin dualarıyla kurban edilmişti. aztek dili: https://t.co/k8juaz5frt
    urartu dili: https://t.co/nvzd78xfuh
    ahameniş dili: https://t.co/qryrsylmmx
    roma dili: https://t.co/g3eevubeji
    viking dili (ragnar böyle konuşuyormuş): https://t.co/stkaeht0p7
    göktürk dili: https://t.co/jbkwbwj2xm
    kelt dili: https://t.co/6hthtbx5ym
    akad dili: https://t.co/bbu16rievj
    antik maya dili: https://t.co/qykjyjvgc4
    sümer dili: https://t.co/pxvpe0z3ny
    hitit dili: https://t.co/m70wbemmfu
    antik yunan dili:https://t.co/ehxwjnog35
    antik mısır dili: https://t.co/p3mwcle2jy
    assur dili: https://t.co/iz07byombf
  • cross talk: stupid war isimli programda ki şu konuşma kesinlikle ufku katlar.

    amerika ve israil'in orta doğu projesi hakkında
  • prize takılı olup da kullanılmadan "stand by"da bekleyen elektronik cihazlar, 12 elektrik santralinin ürettiği kadar elektrik tüketiyor.

    açma-kapama düğmesi olan çoklayıcı prizleri ve yine açma-kapama düğmesi olan uzatma kablolarını kullanılarak hem tasarruf yapılabilir hem de ilkimdeğişikliğinin yavaşlamasına katkıda bulunulabilir.

    birlikten kuvvet doğar.
  • tükenmez kalem yapmanın zor olması.

    hatta çin'in "tamamen yerli" tükenmez kalem yapmasının 5 sene sürmesi.

    http://mashable.com/…ina-manufactures-ballpoint-pen

    düşün ey okuyucu, dondan dolaba, telefondan uyduya her boku üretebilen çin, tamamen yerli tükenmez kalemi 5 sene uğraştıktan sonra başarıyor.

    vay amk.
  • üretilmiş tüm cihazların (ister mekanik, ister elektronik, isterse de fiziksel) sadece bir tek temel çalışma mantığının bulunmasıdır, o da enerji dönüşümüdür. örneğin, yenilenilemeyen enerji kaynakları ile çalışan (benzin, motorin vb) motor ürettiğinizde onu üretme sebebiniz yakıtın yanmasından elde edilen enerjinin mekanik enerjiye dönüşüp aracı hareket ettirecek olan kuvveti oluşturmaktır. bir elektronik devrenin ( örneğin raspberry pi) iş üretebilmesi için elektrik enerjisinin güç sağlayacısından geçerek voltajının düşürülüp gerekirse akım şeklinin değiştirilerek (ac/dc) elektronik devreye o şekilde ulaşması gerekmektedir. artık bu cihazdan görüntü alabilir( ışık enerjisi), ses cihazları bağlayabilir (ses enerjisi) ve bu cihaza güç kaynağından geçen akımın watt'ını geçmeyecek şekilde farklı geliştirme kaynakları takılabilir. tam tersi bir durum da uydu sistemleri için geçerlidir, ses enerjisi antene gelir, elektrik sinyallerine dönüşür, recieverdan decodera geçer, sinyal ve görüntü olarak karşımıza çıkar.

    gelelim konumuzun fiziksel durumuna.... fiziksel den kastettiğim durum, potansiyel enerjidir. yüzlerce kata sahip, yamuk tasarımlı, üst katlarında su parkı bulunan binaların neden yerinde öylece durduğunu hiç düşündünüz mü? mukavemet(dayanıklılık), potansiyel enerjinin maksimum düzeyde korunmasını amaçlar. potansiyeli koruduğunuzda sistem stabil kalır ve değişmez.

    işte üç temel mühendisliğin (makine, elektrik ve inşaat) ortaya çıkma hikayesi budur, bilim ve mühendislikler birbirini böyle tamamlayacaktır. bilim geliştikçe mühendislik bilimin gelişmesi için gereken araçları üretecek ve döngü böyle devam edecektir.
  • alman pastasinin almanyayla, almanla bir alakasinin olmamasi, almanya'ya gidip bunun cennetine duseceginizi zannetmeyin.
    ılgili baslikta dile getirildiği gibi sam german abd'li bir pastaci abinin soy adinin ve pastasinin bize gelene kadarki hali.
    https://en.m.wikipedia.org/…i/german_chocolate_cake
  • bal arılarının * "oğul verme süreci"nde (yani bir grup arı, yeni bir yere yerleşmek, yeni koloni oluşturmak için eski kraliçe arıyla birlikte kovanı terk ettiğinde) kovana yeni kraliçe seçilirken kafes usulü uygulanması.

    --- alıntı ---

    oğul verme süreci

    oğul vermeye hazırlık, büyük bir sükûnet içinde cereyan eder. ekseriya mayıs da, işçiler, birkaç kraliçe odacığı yaparlar. içinde özel bir besleme ile genç kraliçeyi yetiştirirler. oğul vermek için, bir kraliçe kâfidir. ancak arılar, bir tek kraliçenin, ölme ihtimalini düşünerek, birkaç kraliçe yetiştirirler.

    oğul vermeye istekli kolonilerde, anaya artık bol besin verilmez. bunun sebebi, oğul verme sırasında uçabilmesini sağlamaktır. hatta anaarı, işçi arılar tarafından itilip kakılır, petekler üzerinde arkasından kovalanır. uzun uçuşlara hazırlanır. nektar ve polen toplama işi yavaşlamıştır.

    yeni kraliçe hücresinden çıkmadan bir hafta evvel, arı toplumu, kovandan ayrılır. burada da yine oğul verme süreci, önce işçilerden başlar. işçiler, kovandan ayrılmadan birkaç gün önce, işlerini bırakırlar ve eğer toplulukları kalabalık ise, kovanın uçma deliği önünde toplanırlar. bundan sonra, hep birden karar vermiş gibi, büyük bir heyecanla, kovanın bal odalarına hücum ederler ve midelerini bal ile doldururlar. bu beslenmenin sonucunda ,bir kısmının karınları öylesine şişer ki; vücut esnekliklerini kaybederler. iğnelerini kullanamazlar. besin için çiçekleri dolaşmaya vakitleri yoktur. kendilerine yeni bir barınma yeri bulmak zorundadırlar.

    odacıklarına hapsedilmiş kraliçeler, bu ufacık deliklerden beslenirler.
    bundan sonra, hep birden uçma deliğinden dışarı çıkarlar ve daireler çizerek, bir bulut gibi yavaş yavaş havaya yükselirler. bunlarla birlikte eski kraliçe de, kovanı terk eder. yeni topluluğu kokusuyla yöneten kraliçe, her hangi bir ağaç dalını veya buna benzer bir yeri seçer.

    gözcü arılar, hatta oğuldan birkaç gün önce, dört tarafa; bazen uzaklara uçarak, kendilerine uygun bir yuva ararlar. böyle bir yer bulunca, oğul toplumunu, bulunan yeni yere doğru harekete geçirirler ve yeni bulunan yuvaya yerleşirler.

    şayet arı topluluğu yalnız bir defa oğul verirse, ilk kraliçeden çıktıktan sonra, yedek diğer kraliçelerin odacıkları, işçi arılar tarafından yok edilir. eğer arı topluluğu, ikinci oğlu verecekse, o zaman işçiler, diğer genç kraliçeleri hayatta bırakırlar. ancak bunlar, kendi odalarından dışarıya çıkamazlar. çünkü yönetici kraliçe, onları öldürmek isteyecektir. kraliçeler, odacıklarının ufak deliğinden, ancak hortumlarını dışarıya çıkarırlar ve işçiler tarafından beslenirler.

    bu sırada yönetici kraliçe, tüte diye bir ses çıkarır. hapsedilmiş kraliçelerde, buna benzer bir sesle cevap verirler. bu ses, kapalı odacıklardan dışarıya, kuvak kuvak gibi yankılanır. bu sesler duyulduğu müddetçe, hapsolundukları odacıklardan dışarı çıkmazlar.

    --- alıntı ---

    kaynak: http://www.yaklasansaat.com/…r/arilar_uremeleri.asp
143 entry daha