şükela:  tümü | bugün
18317 entry daha
  • al jazeera türk

    çoğunuz bir şekilde duymuştur ismini. katar merkezli türkçe yayın yapan haber kanalı. yaklaşık 4 ay önce yayın hayatına son verdiler. oldukça kaliteli belgeselleri, tarafsız yaptıkları haberleri ile çok beğendiğim bir kanaldı. sitelerinde reklam olmaz, direkt habere ulaşırdınız. bu kanalın bir de youtube kanalı var. bu değerli belgeseller hiçbir yere gitmedi orada duruyorlar. ben de sizler için seçmece yapıp bunları derledim.

    belki ilk defa duyacaksınız, duyunca şaşıracaksınız ama 1967 yılında israil amerika'nın gemilerinden birini alenen vurmuş ve bunun sonucunda ise ödüllendirilmiş. yanlış okumadınız. israil tehditlerle ve şantajlarla bu olayın üstünü kapatıyor. amerika'ya farklı konularda yardım yaptığı için de ödüllendiriliyor. üstüne bu yıldan sonra israil'e olan yardımlar kat be kat artıyor.
    israil amerika'yı neden vurdu

    yıl 1967, israil üç komşusunu nasıl patates etti. 6 günde 3 tane devleti ne duruma soktu bunu anlatan bir belgesel. mısır, ürdün ve suriye'nin ne kadar da aciz kaldığının kanıtı.
    altı gün savaşı

    anadan-babadan yahudi, ateist, aynı zamanda israil düşmanı bir adamın norman finkelstein'ın hikayesi. kendisinin ilginç bir sözünü bırakıyorum buraya.
    "bir ateist olarak, tanrıya şükranlarımı sunuyorum bizleri ölümsüz yaratmadığı için."
    amerikalı radikal 1. bölüm
    amerikalı radikal 2. bölüm

    1. dünya savaşında araplar ne yaptı? osmanlı'ya karşı nasıl tutum aldılar? ne düşündüler ne oldu? özellikle şunu söyleyeyim izledikten sonra 100 yıldır arapların neden bu halde olduğunu çok net anlıyorsunuz. zamanında dedelerinin ingilizler, fransızlar ile yaptığı gizli anlaşmalar hep görülüyor. fransız, ingiliz ve rusların osmanlı'dan kalan yerleri nasıl harita üstünde paylaştıklarını yine görüyoruz.
    arapların gözünden 1. dünya savaşı 1. bölüm
    arapların gözünden 1. dünya savaşı 2. bölüm
    arapların gözünden 1. dünya savaşı 3. bölüm

    26 nisan 1986 yılında çernobil'de dünyanın en kötü nükleer felaketi meydana geldi. belgesel bu felaket sırasında ve sonrasında yaşanılanları inceliyor.
    çernobil

    fidel castro, devrimci liderin hayatına kısa bir bakış. felsefesi ve hedefleri.
    fidel castro

    1994 yılında dünyanın izlediğimi bir katliam. aynı ülke vatandaşlarının birbirlerine olan vahşeti. 800 bin insanın katliamı.
    ruanda soykırımı

    kenya, yıllardır hükümetin yürüttüğü ve “radikal islamcıların hedef alındığı gizli bir terörle mücadele programı” iddialarıyla çalkalanıyor. tetikçilerin sarsıcı itiraflarını içeren belgesel, olayların iç yüzüne ışık tutuyor.
    kenya'nın ölüm mangaları

    sovyetler birliği'nin neredeyse 10 yıl süren afganistan işgaline 600 binden fazla asker katıldı. niye geldiler? nasıl döndüler? sonucunda ne oldu?
    afganistan'daki sovyetler

    vatikan dini, politik ve mali açılardan sırlarla dolu. vatikan bankası'nın adı, karapara aklamaktan nazi’lerin kanlı altınlarını saklamaya, mafya cinayetlerine karışmaktan, hayali kredilere teminat mektubu vermeye kadar birçok ‘kirli’ işle anılıyor.
    vatikan a.ş.

    dünya'nın geleceğini değiştirecek, tamamen yabancı olduğumuz yeni bir savaş.
    siber savaş

    şah'ın düşmesi için solcu ve sağcı bütün ülke el ele verip devrim yaptılar. neticesinde ne mi oldu? iran islam devleti kuruldu. gelen gideni aratır hesabı oldu bu iran solcularınınki. ama başlangıçta bunu hiç düşünmemişlerdi. dost abd, düşman abd'ye döndü.
    iran devrimi

    mısır'ın ayaklanışı ve arap baharı'nın dirilişi. onlarca yıllık ezilmişliğe karşı bir savaş.
    mübarek'in düşüşü

    israil ve filistin ilişkisi. filistin'in birbirinden ayrı yaşayan insanları.
    parçalanan filistin

    amerikalı müslümanlar, 11 eylül saldırılarından bu yana yakın takip altında ve potansiyel teröristler olarak görülüyor. paranoyaya dönüşen bu durum sonrasında eyleme bulaşmamış insanlar, sadece söylemleri sebebiyle suçlu ilan edilip hapse atılabiliyor.
    fbi muhbirleri

    afrika’nın hemen her ülkesinden geldiler. kimi futbolcu olmayı, önce türkiye’de sonra avrupa’da büyük kulüplerde oynamayı hayal ediyor, kimi şarkıcı veya film yıldızı olup şöhrete ulaşmayı… sadece çalışıp, yoksul ülkelerindeki yakınlarına para göndermeye çabalayanlar da var. al jazeera belgeseli hayalim istanbul, daha iyi bir hayat için istanbul’a gelen afrikalıların heyecanlarını, umutlarını, hayal kırıklıklarını anlatıyor.
    hayalim istanbul

    türkiye’de yılda 80 binden fazla yangın vakası oluyor. yangınlarla mücadele eden itfaiyeciler asılsız ihbarlardan şikayet ederken, sokak aralarına usulsüz park edilmiş araçlar müdaheleyi geciktiriyor. belgesel zaman zaman ölümü göze alarak yangınlara müdahale eden itfaiyecilerin çalışma hayatını anlatıyor.
    yangın savaşçıları

    murat nehri’nde, ‘kelek’ adı verilen şişme lastiklere bağlanmış tahta parçası üzerinde tarla küreğiyle balık avlayarak geçimlerini sağlayan köylüler... al jazeera belgeseli hazne ver, muş’ta, ayda 750 lira ile bin lira arasında para kazanmak için hayatlarını tehlikeye atan balıkçı köylülerin hikayesini anlatıyor.
    hazne ver

    dünyanın en kaliteli havyarı hazar denizi’ndeki mersin balıklarından üretiliyor. ancak, son yıllarda hazar denizi’ndeki petrol üretiminin yol açtığı kirlenme, ağır metaller, denizi besleyen nehirlerdeki kirlilik ve yasadışı avlanma mersin balıkları popülasyonunu çok azalttı. bu nedenle havyar üretimi düştü, fiyatı çok arttı. 3 yıl önce hazırlanan al jazeera belgeseli havyar, havyar üretimindeki sorunlara ve mersin balığı popülasyonunu artırmak için yapılan çalışmalara ışık tutuyor.
    hazarın havyarı nasıl azaldı?

    listenin tamamı için tık

    edit: imla
  • iyice cıvıyan başlık gerçekliği.

    beyin ile hareket edemeyen bir sürü kişi görmemizi sağlayan başlık olarak bile ufkumuzu katlayabilir.

    girilen entry'lerle bile en azından ne kadar arıştırma özürlü ve ne kadar her duyduğunu ve her okuduğunu gerçekmişcesine kabul edip gelip burada sanki elinde bi sikim varmışcasına yardıran kitleler görüyorum. yazık, gerçekten yazık diğer bilge yazarlar adına.

    yazıma devam ettim fakat sonra fark ettim ki çok küfürlü oldu.

    sadece söyleyebileeceğim; ne olur insan gbi insan olun ve işte o zaman her şey düzelecek.
  • ay'a insan indiren bilgisayar 64 kb hafızaya ve 0,043 mhz işlemciye sahipti. tost makinesi kıvamındaki bu cihazın 384.000 km uzaklıkta bulunan ay'a insanlı uzay modülünü götürüp, yetinmeyip geri getirdiği iddia ediliyor. bu haliyle stanley kubrick'in ay seti kurup kısa film çekmiş olma ihtimali daha yüksek gözüküyor. kısa film
  • ufku iki katına çıkarmasa da işe yarar.

    bir sayıyı 5 ile çarpımı için: yarısının sonuna sıfır(0) koymak,

    bir sayının 5 ile bölümü için iki katının sonundan sıfır(0) silmek pratik olabilir.

    örnek:
    84 ü 5 ile çarpmak için
    yarısı: 42
    sonuna sıfır(0) = 420. bitti.

    örnek:
    170 i 5 e bölmek için
    sıfırı sil: 17
    iki katı:34. bitti

    5 yerine 10/2 yazmaya dayanan basit bir kolaylık.
  • bazı insanlar çok ilginç bu sözlükte. ilkokulda yazı yazmayı öğrendikten sonra anlatılan saçma şeyleri hala işe yarar diye buraya yazıyorlar utanmadan. hayır insanın eli gitmez yazmaya. yok 5e bölmek için 0 sil iki ile çarpmış da 5le çarpmak için 2ye bölüp 0 koymakmış.

    kaçma lütfen. ufkumu 5'e bölüp yanına 0 koydum.
  • --- spoiler ---

    ay'a insan indiren bilgisayar 64 kb hafızaya ve 0,043 mhz işlemciye sahipti...bu haliyle stanley kubrick'in ay seti kurup kısa film çekmiş olma ihtimali daha yüksek gözüküyor.
    --- spoiler ---

    eger yukaridaki bilgi ufkunuzu iki katina cikardiysa simdi karesini alacak.*

    ibm'in transistorlu bilgisayarlari 1962 yili sonrasinda nasa'da kullanilmaya baslanana kadar uzay araclari 'insan bilgisayarlar' tarafindan yapilan hesaplamayla uzaya gonderilip geri donduruluyordu. daha dogru ifadeyle muhendisler formulu ve girdiyi veriyor, bu insan bilgisayarlar da oturup kagit-kalem ve ilkel bir hesap makinesiyle hesaplayip sonucu veriyordu. bu sonuca gore de firlatma ve manevralar gerceklestiriliyordu. kabaca soylersek 0,000001 mhz'lik bir islemci gucuyle. ornegin yuri gagarin, uzaya cikan ilk amerikali alan shepard falan hepsini bu insan bilgisayarlar uzaya gonderdi.

    o yuzden 43khz'lik bilgisayar degil ay'a, andromeda galaksisi'ne bile goturup getirir. fazla kucumsemeyin derim.
  • (bkz: bilgisayarın herşeyini ram ve işlemci hızı sanmak)
    (bkz: 256 tb ramle dünyayı nasıl ele geçirdim)

    maharet ramin boyutu, işlemcinin saat hızı değil, içindeki yazılımın işlevinde. insanlığı aya 64 kb ram değil, margaret hamilton'ın boyu kadar olan kodu götürdü.

    bununla ilgili ufacık bir araştırma yapsan, "ay'a gidiş kamerayla çekilmiş, bu bilgisayarlarla ay'a insan mı gönderilir?" minvalinde boş yapmazdın da, neyse.
  • ardışık n sayının toplamı n(n+1)/2'dir, bunu biliyoruz. ben bunu bilmezden evvel, ilkokuldayken, kendi kendime bir formül bulmuştum.

    n, tek ise ortadaki sayıyı n'le çarpıyordum.
    örnek: 1'den 7'ye kadar olan sayıların ortasında yer alan sayı 4. bu durumda 1'den 7'ye kadar olan sayıların toplamı 7*4.

    n, çift ise o zaman ortada bir sayı bulunmuyor, küçükorta ve büyükorta bulunuyor.
    bu durumda da formül şuydu benim için:
    (n*küçükorta)+küçükorta veya (n*büyükorta)-küçükorta
    örnek: 1'den 8'e kadar olan ardışık sayıların küçük ortasında bulunan küçük sayı 4, büyük sayı 5.
    (8*4)+4 veya (8*5)-4
  • 1 milin 1.6 km olmasi
    ogrendigimde 2 kati olmasa da 1.6 kati artti ufkum.
  • amerikan filmlerinde rastladığımız "the turk" veya sadece "turk" lakaplı karakterlerin türk olmakla bir alakası olmayıp aslında kelimenin amerika'da irlanda asıllılar için kullanılması ve irlandaca'da yaban domuzu anlamına gelmesi.
726 entry daha