şükela:  tümü | bugün sorunsallar (7)
  • yolculuklarda mide bulanması, insanlığın bir kısmının evrimsel olarak "oturarak hareket etmeye" adapte olamamasındamış. iç kulak sıvısından hareket sinyali alıp diğer taraftan vücudu hareketsiz gören beyin, çareyi zehirlenme sinyali vermekte buluyormuş.

    kaynak

    edit: ekleme.
  • neredeyse bütün balkan devletlerinin "büyük imparatorluk" hayali vardır.

    balkan halklarının, 18. yüzyılda yayılan milliyetçilik akımının etkisinde kaldıkları, dönemin büyük devletleri tarafından kışkırtıldıkları ve bağlı oldukları imparatorluklara başkaldırarak bağımsızlıklarını kazanmaya çalıştıkları bilinen bir gerçektir. bunu osmanlı tarihinde görmeyen yoktur büyük ihtimalle. kendi içlerinde de sürekli kavgalıdırlar, bütün balkan devletlerinin birbirlerinin topraklarında gözü vardır çünkü.

    geriye dönüp baktığımızda balkanlar'ın milliyetçilik teorilerinin inşasında iki önemli kavram karşımıza çıkar: pan-milliyetçilik ve irredantizm. mevcut siyasi sınırlarını yok sayıp aynı etnik grubun bulunduğu toprakları içeren devlet kurma fikri balkan milliyetçiliklerinin inşa sürecinin en önemli ayaklarından biri olmuştur. bu akımların başladığı dönemden beri halklarına bunu empoze ettiler. bazıları bunu tarihlerinde kurmayı başardıkları en büyük devlete ithafen yaptı ve o devletin sınırlarına ulaşmayı istedi, bazıları ise nüfusunun yayıldığı bölgeyi sınırlarına dahil etme hayalleri kurdu.

    tabii ki reel politikada bunun pek gerçekçiliği yok, özünde küçücük devletler büyük büyük imparatorlukların peşinde koşuyor ve halkına "biz şu imparatorluğun sahibiydik ya da sahibi olabilirdik" diye anlatıyor. hatta iddia edilen bu devletlerden biri kurulsa diğeri kurulamaz, zira hepsi iç içe geçmiş ya da birbirlerini kapsıyor. balkan devletlerinin hak iddia ettikleri bu devletleri kurabilmeleri için asya kıtasını tamamen boşaltıp onların hizmetine vermemiz gerekir, bu kadar "büyük devlet" ancak o zaman aynı anda var olabilirler.

    bu devletlerin ilki ve hepimizin tarih derslerinden hatırladığımız yunanistan'ın megali ideası. "büyük fikir" anlamına gelen bu politikanın amacı bizans imparatorluğu'nu yeniden canlandırmaktı. hayali sınırlarının içinde istanbul ve ege kıyılarının tamamı tahil.

    bir başka büyük devlet iddiası olan ülke ise romanya. "büyük romanya" (greater romania/romania mare) olarak adlandırdığı bu devletin sınırları romanya'nın komşularının topraklarının bir kısmını içine alırken moldova'nın tamamını kapsıyor.

    kendini balkan devleti olarak görmeyen macaristan ise romanya gibi küçük paylarla yetinmiyor. "büyük macaristan"ı (greater hungary) kurmak için sağında solunda ne kadar devlet varsa kendi içine topluyor. mesela aynı anda hem büyük romanya hem büyük macaristan var olamaz, zira macaristan'ın hayali devleti romanya'yı olduğu gibi kendine dahil ediyor.

    arnavutluk daha mutevazı sınırlar çizmiş. macarasitan gibi devletleri doğrudan kapsamıyor. biraz makedonya, biraz yunanistan, biraz sırbistan, biraz karadağ, bir de kosova'nın tamamı. alın size "büyük arnavutluk" (greater albenia).

    sırbistan'ın geri kalması doğal olarak mümkün değil. "büyük sırbistan" (greater serbia) adı altında bosna ve hersek, kosova, makedonya, karadağ ve slovenya'yı olduğu gibi sınırları altına alıyor bu devlet.

    eski bulgar imparatorluğu'na özlem duyan bulgaristan ise "büyük bulgasitan" (greater bulgaria) devleti ile geliyor. bu hayali devletin sınırları yunanistan'ın bir kısmını, trakya'yı, makedonya'yı ve mezya bölgesini kapsıyor.

    makedonya milliyetçiliği de aynı şekilde "büyük makedonya" (united macedonia/greater macedonia) hayali içeriyor. bu devlet en kaba tabirler bugünkü makedon devletinin ayçiçeği gibi açılıp etrafındaki tüm bölgeleri kendi sınırına katmasıyla oluşuyor. bunu yaparken ege denizi'ne inmeyi de ihmal etmemişler.

    hırvatistan, "büyük hırvatistan" (greater croatia) adı altında ayaküstü bosna hersek'i olduğu gibi kendi sınırına dahil ediyor.

    milliyetçilik politikalarında bu tür büyük devlet hayali olan bir diğer devlet slovenya. "büyük slovenya" (united slovenia/greater slovenia) olarak iddia ettikleri yer macaristan, hırvatistan, italya ve avusturya'dan topraklar içeriyor.

    son olarak yugoslavya'nın "büyük yugoslavya" (greater yugoslavia) hayali vardı. slovenya'dan bulgaristan'a kadar balkan coğrafyasının yarısını kapsayan bir devlet öngörüyordu.

    18. yüzyılda milliyetçiliğin büyük imparatorlukların parçalanması ve ulus-devlet sistemine geçilmesi için bir numaralı araç olduğunu düşünürsek o dönemde bu hayali devletler çok da şaşırtıcı değil. hatta balkanlarla sınırlı da değil. büyük almanya ya da büyük italya örnekleri de görürsünüz. esas şaşırtıcı olan bu "ideal devlet" kurma politikalarının 19. ve 20. yüzyıl boyunca da devam etmiş olması. birinci dünya savaşı'nda bile bu hayali devletler bahsi geçen devletlerin savaşa girme motivasyonlarından biriydi.
  • @ankamudu'nun girdiği #103223418 entryde
    tolstoy'a göre olgunlaşmanın 5 belirtisi vardır eksik bilgi.

    tolstoy'a göre olgunlaşmanın 7 belirtisi vardır:

    1. cahil insanlardan tartışmaktan kaçınmak.
    2. başa gelen talihsizliği çabuk kabullenmek.
    3. kişiler ve olaylar hakkında daha az konuşmak.
    4. sorunlara üzülmek yerine çözüme odaklanmak.
    5. başkalarının hatalarını daha az yargılamak.
    6. hayatı daha yavaş tonda ve sindirerek yaşamak.
    7. canını sıkan insanları hayatından çıkarabilmek.

    *yazara mesaj atılamıyor,
    *tolstoy'un 5.maddesini uyguluyorum.
  • demokrasinin cahil toplumlar icin lüks oldugu.
  • sürtünmeden kıvılcım çıkar.
  • nebulalar galaksiler falan fotoğraflarda gördüğümüz gibi renkli değilmiş aslında. birçok filtre ile ayrı ayrı çekim yapılıyor sonra birleştiriliyormuş elde edilen görüntüler.

    yani uzay gemimizde seyahet'e çıksak öyle rengarenk bir gezinti olmayacak çünkü insan gözü algılayabilmek için çok zayıf.

    düzeltmemi istediğiniz bir yer varsa lütfen bilgilendirin ben de öğrenmiş olurum.
  • yeşilinizi yaktığım için özür dilemeyeceğim aslında. ortada ciddi bir paradoks var ve üstüne gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    (bkz: sayaçlar okutturulmuyorken maske dağıttırılması)

    bu ikilemin farkını anladığımda başlığa uygun şekilde ufkum ikiye katlanacaktır. o sebeple henüz tarafımca haiz olunmayan bilgilerdir.
  • osmanlı döneminde mutfak çok farklı yönetiliyormuş. hem yapısı hemde kendisi. öncelikle sarayda on adet mutfak varmış. padişah, ailesi, çocuklar, kadılar, askerler, öğretmenler vs gibi hepsi farklı bir kesim için yemek hazırlarmış. ve sadece bir mutfakta da "helvahane" dediğimiz sadece tatlılar pişermiş. çünkü tatlı osmanlı mutfağı için çok özel ve önemli bir yere sahip olmuştur her zaman.
    bunların haricinde mutfakta hiç çırak bulunmazmış mesela, yemekler sadece padişaha değil diğer herkese de giderken muhakkak tadılarak götürülür ve pişerken de başında birisi beklermiş. karabiber dönemin en lezzetli baharatı olup, bir gramı bir dirhem altın değerindeymiş.
  • bazı hakaretlerin ve seslenişlerin kökenini merak edenlere gelsin;

    --- spoiler ---

    birazdan okuyacaklarınız üç aşağı beş yukarı küfür sayıldığından okumak istemeyenler için bu son uyarımdır...
    --- spoiler ---

    kelime-> kökeni
    ----------------
    ibne-> arapça -> ibn(oğlan)
    çirkef-> farçsa -> çirk-ab(pis su/lağım suyu)
    şırfıntı-> fransızca? -> hizmetçi
    yavşak-> türkçe -> yanşak(boşboğaz)
    angut-> türkçe -> ördeğe benzeyen bir kuş
    dallama/dalyarak-> türkçe -> dalın anlamı kesin olmamakla birlikte, yarak kelimesi silah,zırh anlamındadır
    deyyus-> arapça -> karısını satan veya karısı tarafından aldatılan erkek
    denyo-> çingenece -> ''denilo'' özel adından türetilmiştir. -> "orta oyununda aptal çocuk karakteri"
    kaltak-> türkçe -> kalıt- "kaldırmak'' sözcüğünden
    puşt-> farsça -> arka, sırt
    zibidi-> farsça -> yakışıklı
    lavuk-> kürtçe -> lavek=oğlan
    dürzü-> arapça -> dürzî=suriye ve lübnan'da yaşayan bir dini topluluğun mensubu
    ukala-> arapça -> akıllılar
    aptal-> arapça -> abdal
    budala-> arapça -> abdallar
    ahmak-> arapça -> deli, aptal
    kancık-> türkçe -> dişi köpek
    zanpara-> farsça -> zen-bara=kadın düşkünü
    dingil/dangalak -> türkçe -> oynama ve sallanma anlamına gelen yansıma sözcük
    fortçu -> fransızca+türkçe -> frottage= sürtünme, kamu taşıtlarında cinsel haz amacıyla kadınlara sürtünen kimse
    gacı -> çingenece -> ''kadın, özellikle çingene olmayan kadın"
    hanzo -> hanzo "kemal sunal'ın aynı adlı filminde bir karakter" özel adından türetilmiştir. bu sözcük hans "alman erkek adı" özel adından türetilmiştir.
    hırbo -> kürtçe(kurmançi) -> kaba, terbiyesiz kimse
    kaknem -> ermenice -> sıçayım
    keko -> kürtçe(kurmançi) -> "ağabey (hitap şekli)"
    kevaşe -> 1. arapça -> fuhşa aracılık eden kadın veya 2. kürtçe(kurmançi) -> yaramaz, işe yaramaz kimse
    kokona -> yunanca veya romence -> saygıdeğer hanım
    paçoz -> belirsiz -> genç kadın (argo)
    tırrek -> kürtçe(kurmançi) -> 1. osuran, 2. (argo) kabadayı, caka satan kimse; tir="osuruk"
    dümbük -> farsça -> tambuk=davul
    kıro -> kürtçe(kurmançi) -> "oğul, oğlan (hitap şekli)"

    not: kullanmayın, kullandırtmayın efenim...