şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • içinde en çok türdeş canlı bulunan içkinin akşamdan kalmalık etkisini arttırdığı düşünülmektedir. bazı içki türleri arasında yapılan araştırmaya göre alkol birimi başına toplamda en yüksek türdeş canlı seviyesine sahip içkiler sıralamasında, (yani 10 ml saf alkol başına) birinci 53 mg/unit ile kırmızı şarap, ikinci 34 mg/unit ile konyak, üçüncü 26mg/unit ile viski, dördüncü lager bira (yani bizim efes gibi biralar) 21 mg/unit, beşinci cider 16 mg/unit(bu bizim ülkede çok içilmese de avrupada bayılıolar buna elmalı aşırı şekerli gazoz gibi bişey), en düşük seviyede ise kesinlikle votka ve cin 0 mg/unit yer alıyor.

    araştırmada üstünde durulan bir diğer konu ise, bazı anomaliler olsa da( örneğin beyaz şarabın, viskiden daha çok türdeş canlı içermesi gibi 28-26) genel olarak; içki ne kadar koyuysa içinde o kadar çok türdeş canlı bulunuyor. tabi türdeş canlılardan gelen ve akşamdan kalmalığı kötüleştiren potansiyel etki alkolün kendisine kıyasla küçük. yine de, eğer içki içecekseniz ve akşamdan kalmalığa yatkınsanız, açık renkli, içinde daha az türdeş canlı olan içkilerden içmek sizin için daha iyi olabilir.

    kaynak: bbc belgeseli the truth about alcohol
  • değerli taşlar arasında bir canlı tarafından oluşturulan tek örnek olan inci, kum tanecikleri ya da kir parçacıklarından meydana geliyor. istiridye gibi bir yumuşakça kabuklarının arasına giren kum taneciklerini ya da kirleri zararsız bir duruma getirebilmek için etrafına sedeften katmanlar örüyor, ve bu şekilde inci oluşuyor.
  • bal arıları sabah ilk hangi tür çiçeğe konarsa akşama kadar aynı çiçekle devam eder, şöyle açalım;bir arı sabah elma çiçeğine konduysa akşama kadar elma çiçeğine konar bunun neticesinde akşama kadar bir elma çiçeğinden diğerine polen taşır ve onlarca elmanın döllenmesini sağlar.başlı başına bir mucize çünkü arı elma çiçeğinden sonra papatyaya konarsa bir anlamı olmaz.
  • bilgisayarda printscreen alırken görüntüyü uğraşmadan kaydetmenin bir yolu olduğunu biliyor muydunuz?

    windows tuşuna basılı tutun, ve print screen tuşuna basın. windows’un “resimler” klasörünü açın, ekran görüntüsünün çoktan oraya kaydedildiğini göreceksiniz.

    elveda paint, elveda snipping tool. artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
  • 9 mayıs 1987 pol havayolları 5055 sefer sayılı uçağının kaza yapması...

    9 mayıs 1987 cumartesi sabahı varşova'dan yola çıkan ılyushin ıl-62 sovyet modeli uçak, new york'a gidecekti. fakat yaklaşık 18 bin ft'te sol kanattaki motorlardan birisi arıza yapıyor. diğer motorların türbini itiş gücü ve güvenli iniş sağlayabilecekken uçak irtifa kaybediyor ve diğer motor 1,000 °c sıcaklığa ulaşıyor. bu yüzden türbinin içindeki dönen disk olağanüstü bir hıza ulaşıyor ve uçağın mekanik dişlilerinden bağımsız olarak yanmaya başlıyor.

    mürettebat sıkıntıyı fark ediyor tabii fakat kule ile konuşmalarında da neden olduğunu anlayamadıklarını söylüyorlar. ana motorların ikisi yandığı ve kullanılamaz hale geldiği için, yalnızca elevator (kanatlardaki uçuş aksını ayarlama perdesi) sistemini kullanabiliyorlar. bu aralıkta pilot acil inişe geçmek için 13 bin ft'e iniyor. en yakın hava alanı gdansk'a inmek için rotayı ayarlıyor. ama işler umdukları gibi gitmiyor. o gün uçağın aldığı yük miktarı 167 ton (yolcular ve bagaj ağırlığı). uçağın herhangi bir iniş yapması için maksimum 107 ton olması gerekiyor. yani uçak acil iniş yapabilse bile piste çakılacağı için bu fikirden vazgeçiyorlar ve onun yerine alternatif olarak okecie'ye inmeyi kararlaştırıyorlar. uçağın elektronik aksamı ve kontrol paneli sürekli hata vermeye başlıyor ve yakıt pompalama mekanizması olabilecek en kötü senaryoyu beraberinde getiriyor. 4 ve 6 numaralı bagaj kabinlerine yakıt sıçrıyor ve aşağısı yanmaya başlıyor. buradaki alev çemberi de, kazanın son anlarında yukarıya yani yolcuların oturduğu yere kadar geliyor.

    en son okecie'ye inmekten de vazgeçiyorlar. daha güvenli ve 'hafif iniş' yapabilecekleri, yolcu tahliyesini kolaylaştıracağını düşündükleri modlin askeri havaalanına inmeyi kararlaştırıyorlar. fakat iddiaya göre oradaki yetkililer söz konusu uçağın bir yolcu uçağı olduğunu ve bunun güvenli bir iniş olmayacağını söyleyerek, iniş için gerekli izni vermiyorlar. tabii bu denilenler kanıtlanmamış iddialardan birisi olarak görülüyor. motorların yanması, elektronik panelin kullanılamaz hale gelmesi ve kokpitte yangın çıkması bu talihsiz hava taşıtının kabaty ormanlarına düşmesine sebep oluyor. kulenin son talimatından 4 dakika geçmeden mürettebattan elveda mesajı geliyor: "iyi geceler görüşmek üzere, hoşçakalın biz ölüyoruz".

    172 yolcu ve 11 mürettebat olmak üzere toplam 183 kişiden kurtulan olmuyor.

    kazadan sonra 62 bedenin kimliği tespit edilemiyor. neredeyse hiçbir kişisel eşya, yazılı metin bulunamıyor. yalnızca, halina domeracka isimli bir yolcunun, kazadan önce üzerine veda notu olarak "tanrım, şimdi ne olacak!" yazdığı incili, pasaportu, aile fotoğrafları ve okuma gözlüğü bulunuyor. yolcuların hayatını kaybettiği ormanlık bölge ise yangın çıktığı ve araştırmalar sürdüğü için kapatılıyor. şimdi ise yolcuların anısına isimlerinin yazdığı bir alan haline getirilmiş durumda.

    görsel
  • zeigarnik etkisi,
    adını kendisini bulan rus psikolog bluma zeigarnik’ten alan zeigarnik etkisi;

    1920’li yıllarda, aralarında kurt lewin(1890-1947) ve bluma zeigarnik’in(1901-1988) de bulunduğu bir grup, berlin üniversitesi’nin restoranında yemek yemek üzere toplanır.

    siparişleri alan garsonun herhangi bir kayıt tutmadığı fakat hiçbir siparişi unutmadığını fark eden lewin, bu durumun nedenini garsona sorduğunda: “siparişleri aklıma yazıyorum, yemekleri müşterilere vermeyi tamamladıktan sonra aklımdakileri siliyorum.” yanıtını alır.

    bunun üzerine çeşitli çalışma ve deneyler yapan zeigarnik, bulgularını “bitmiş ve bitmemiş görevler” de yayınladı.

    bitirilmemiş işlerin zihni meşgul ve rahatsız ettiği, zihnin bu meşguliyet ve rahatsızlıktan kurtulmak için işin bitirilmesini beklediği sonucuna ulaştı.

    yani bilinçaltı tüm bu süreç boyunca, bilince işi bitirmesi gerektiğini fısıldayıp duruyordu.

    zeigarnik’in yaptığı deneylerden çok sonraki zamanlarda kenneth mcgraw bir yapboz deneyi hazırlar. katılımcılara zor bir yapbozu tamamlamaları karşılığında ödül vereceğini söyler ve bir süre sonra yapbozu tamamlamamalarına rağmen araştırmanın sona erdiğini söyleyerek ödüllerini verir.

    yine de katılımcıların çoğunun yerinde kalarak yapbozu tamamlamaya devam ettiği görülür. deneyin esas ölçmek istediği de budur zaten.

    zeigarnik etkisi
    zeigarnik etkisi bize temelde şunu gösterir:
    “tamamlanmamış yaşantıları tamamlayarak algılama eğiliminin yanı sıra insanlar, tamamlanmamış yaşantılarını tamamlanmış olanlardan daha iyi ve daha uzun süre hatırlama eğilimindedirler.”

    yani, yapmamız gereken bir şeyi yapmayı bıraktığımızda ya da ara verdiğimizde bilincimizin ve bilinçaltımızın olanı bütüne tamamlama mekanizması bizi bu görevi tamamlamaya zorlayacaktır. böylelikle zihin, tamamlanmamış döngüleri tamamlamaya yönelik çalışacaktır.

    • dizilerin en heyecanlı yerde kesilmesi ve bir sonraki bölümü merakla beklememiz,

    • fragmanını izlediğimiz bir filmi, sadece broşürünü gördüğümüz bir filme kıyasla daha çok tercih etmemiz,

    • yarım bıraktığımız bir kitabı, bitirdiğimiz kitaba kıyasla daha iyi hatırlıyor olmamız,

    • tam anlamıyla sonlandırmadığımız ilişkilerimizin aklımızı meşgul etmeyi bırakmaması,

    • zor bir soruyla uğraşmayı bir süreliğine bıraktığımızda aklımızın hâlâ ona çözüm arayışı içinde olması ve çoğunlukla bıraktığımız andan sonra çözümün bulunması,

    • sınav sonrasında boş bıraktığımız soruları, yaptıklarımıza kıyasla daha net hatırlamamız,

    • okullarda ve bireysel çalışmalarda teneffüs ve molaların verimi artırıyor olması,

    • “yakında…” “devamı gelecek…” gibi ifadelerin “son!” ifadesinden daha çok dikkat çekmesi,

    • haberlerde, magazinde merakla beklenen haberin tanıtımını en başta verip o haberin en sona konması, bunu yapacaklarını tahmin etmemize rağmen onu izlemek için tüm haberleri sonuna kadar izlememiz

    gibi durumlar zeigarnik etkisinin günlük hayatta karşımıza çıkan en bilindik sonuçlarıdır.

    annemizin “o tabak bitecek!” diye sitem eden sesi kulağımızda dursun, yapmakta zorlandığımız şeylere biraz ara verip tekrar dönelim.

    aslında bu cümlenin doğrusu, “zihnimiz orada oyalanmaya devam ederken biz şöyle bir bakıp geleceğiz!”

    kaynakça:

    pegem akademi yay./öğrenme psikolojisi 2015

    psychologist world/the zeigarnik effect explained
  • aşk ve gururun yazarı jane austen hiç evlenmemiştir.

    goethenin son sözleri : ışık! biraz daha ışık (oda karanlıktır ama yıllardır insanlar buna bir mana yükler)

    victor frenkenstein canavarın adı değil, canavarı yaratan doktorun adıdır.

    almanyadaki neuschwanstein şatosunun disneyin yaratım aşamasında ilham olduğu söylenir. (kaynağı değil tabii katkısı)

    romanov hanedanının ilk çarı mihail romanov ilk başta çar olmak istememiş ancak sonrasında dönemin din adamları tarafından ikna edilmiş.

    --- spoiler ---

    goethe kendini öldüremediği için genç wertherin acıları adlı kitabında wertheri öldürdüğü söylenir.

    --- spoiler ---
  • hiç bedevî usulü kahve içtiniz mi?
    diyeceksiniz ki;
    bedevî usulü kahve de nedir?
    bedevî usulü kahve:
    ürdün vadi rum'da yaşayan bedevilere ait olan bir kahve usulüdür.
    fakat bu usuldeki kahveye hatay'da rastlamak ise türkiye'nin ne kadar farklı medeniyetlerin ve kültürlerin beşiği olduğunun en büyük göstergesidir.

    bu usuldeki kahve nasıl hazırlanır? nasıl pişirilir? nasıl servis edilir? hataylılar kahveyi neden çay bardağında içerler?
    daha fazlasını öğrenmek ve okumak isteyenler için:

    (bkz: hataylıların türk kahvesini çay bardağında içmesi/@bu alemi bilmeyen imparator olamaz)
  • amasya ilimizin elmas'ıyla değil, elma'sıyla ünlü olması.
    evet liseye kadar madem elmasımız var neden fakir bir ülkeyiz diye düşünürdüm :(
  • ulkemizde satilan fiat egeanın amerika da dodge neonolarak satiliyor olmasi. bana cok ilginc gelmisti.
hesabın var mı? giriş yap