şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • excel.
  • market alışverişlerinde çoğu insanın dikkat etmediği bir şey hakkında ufkunuzu açacağım. bu söyleyeceğim, yabancı zannedip kalitelidir diye satın aldığınız ürünün aslında türkiye üretimi olduğunu öğrenmenizi sağlayacak.

    örneğin godiva çikolataya bakalım, öncelikle görsel
    görsel

    bütün yazılar ingilizce, belgium 1926 falan filan yazılmış şekilli mekilli. ürünün arkasını çevirip barkoda bakın, kodun 869 ile başladığını göreceksiniz bu da barkod sisteminde 869'un türkiye'nin kodu anlamına gelmektedir. belçika malı zannettiğin bu godiva aslında ülker fabrikasından çıkma. :)

    bir diğer örnek de heinz mayonez olsun.
    görsel

    üstte heinz ismini görüp direkt saldırmayın. eğer ürünün arkasına bakarsanız, 869'u göreceksiniz ve zaten menşe ülke türkiye diyor. bu plastik şişelerdeki heinz mayonezlerin orijinal heinz ile uzaktan yakından alakası yok, orijinali cam kavanozda satılıyor barkodu da yanlış hatırlamıyorsam ya 49 ya da 54 ile başlıyor.

    edit: bazı uyarılar geldi barkod ile menşei tespiti yapılamaz diye. kısmen doğru, yukarıda verdiğim örnekler ürün özelinde geçerlidir. her zaman barkoda bakıp ürünün ithal ya da yerli olduğunu anlayamayız ama söylediğim olay çoğu üründe geçerlidir.
  • dünyanın en çok tüketilen atıştırmalığı mısır neden patlar ya da nasıl patlar;

    bilim var olmadan ve bu kadar gelişmeden önce kadim insanlar, her zaman olduğu gibi patlamış mısırın büyüsünü, çekirdeğin içine hapsolmuş ve ısıtıldığında öfkeyle patlayan küçük tanrılara bağladılar. tabii ki bir çok şey gibi artık bunun da neden ve nasıl gerçekleştiğini bilmekteyiz.

    asıl iş kimya ve fizikte saklıdır ama ilk önce mısır danelerini yakından bir tanıyalım; bildiğimiz üzere mısır daneleri ilk önce yumuşak yapıdadır kurutma işleminden sonra içlerindeki nem miktarı yaklaşık olarak %7 – 23 civarına düşer ve danedeki nişasta miktarı %70-80'e kadar çıkabilir.

    en dışta bulunan katman açık sarı, şeffaf yapıdadır ve mısırın patlatmasının sırrıdır. çünkü kurutulmuş mısır danesinin dış kabuğu oldukça serttir ve mukavemeti sağlam bir yapısı vardır. bu yapısı sayesinde içinde kalan %7 – 23 arasında suyu iyi hapseder. bu hapsolmuş su bir ısı kaynağıyla buluştuğunda genleşmeye başlar fakat kabuk sayesinde hemen çıkamaz ve bir düdüklü tencere misali içerdeki ısı ve basınç artmaya başlar. içerdeki su buharı ısı sayesinde nişastayla birleşerek bir hamur kıvamı oluşturur. sıcaklık 200 santigrat dereceye ulaştığında mısır içindeki basınç atmosferdeki basıncın dokuz katına çıkar. bu durum suyun mısır kabuğunu bir hışımla parçalamasına neden olur, onunla birlikte nişastada hacmini genişleterek ortaya çıkıverir.
    iyi patlamış, tuzlu bir mısır iyi gider efendim. şimdiden afiyet olsun.

    video
  • balinaların su ihtiyaçlarını karşılamak için vücutları çok yüksek oranda su içeren deniz analarını ve mürekkep balıklarını yemeleri.

    yunus ve balina gibi deniz memelerinin atalarının karada yaşamaları ve evrimleşerek suda yaşayan canlılara dönüşmeleri ve incelemelerde balina iskeletlerinde kullanılmayan hatta körelmiş denilebilecek, iskelete bağlı durumda olmayan bacak/femur kemiklerinin olması.

    sıcak suyun soğuk sudan daha hafif olması sebebi ile soğuk suyun daha aşağıya batması.

    dünya üzerindeki akıntıların sadece düzlemsel olarak kuzey-güney veya doğu-batı gibi yönlerde mevcut olması değil de, aşağıdan yukarıya veya yukarıdan aşağıya doğru yönlerde de var olabilmesi.

    sizin ufkunuzu iki katına çıkartmayabilir ama ben şu kitabı okuduğuma memnunum:
    (bkz: sürü) (bkz: der schwarm)
  • lunaparklardaki "atlıkarınca" çoğu kişiye ilginç gelmiştir. tamam, ortada "at" var ama "karınca" nerede?

    meğer oradaki "karınca" sözü, italyancada "araba" manasına gelen "carrozza"ymış.hatta bu söz, bir dönemler "atlı karaca" diye türkçeleşmiş.
    d. aksan, 2018.
  • altı yaşındaki kızımdan (bkz: sifonofor) isimli bir canlının olduğunu öğrenmek.

    şöyle de bir şey
  • parkinson rahatsızlığını önlemenin ya da azaltmanın en iyi formülü, egzersiz yapmak. en azından günlük 1 saat yürüyüş yapılabilir.
  • mimar sinan'ın 20. yüzyılın kafatasçılık ideolojisine kurban gittiğini öğrendiğimde küçük bir şok yaşadım. cumhuriyetin ilk dönemlerinde türkçülük akımı her alanda kendine yer edinmek için birçok argüman kullanılmış. mimaride de iş mimar sinan'ın kafatasının ölçülmesine kadar gitmiş maalesef. türk mimarisinin devşirme olmadığını savunan araştırmacılar marjinal yöntemlerle kanıt çabasına girmiş. bizans mimarisinin devamı olduğunu kabullenmek dönemin atmosferine uymuyor olacak ki, en bilindik mimarın türk olduğunu kanıtlamak istemişler. o dönemde osmanlı arşivleri de okunmamış olacak ki(mimar sinan'ın kayseri'nin bir ermeni köyünden devşirme olduğu, köyde yaşayan kardeşlerine mektuplar yazdığı, onları müslümanlığa davet ettiği arşivlerde yer almasına karşın) 1930'larda mimar sinan'ın mezarını açıp kafatasını ölçmüşler ve kafkas kökenli olduğu kanaatine varmışlar. baya bir zorlama da olsa mimar sinan'ın o güzelim eserlerinin, bundan yola çıkarak da türk mimarisinin bizans etkili olmadığını savunmuşlar! henüz bitmedi ama, eee o kadar mezar açmışlar kafatası ne olacak? bir antropoloji müzesi açar orada sergileriz düşüncesiyle yeniden mezarına konulmayan kafatasını kaybetmişler!! neredeyse yüz yıldır ne kafatası ortada ne de antropoloji müzesi. kaynak makale
  • nasıl papa olunur? talimatlardan birini atlamışım yanlışlıkla abd başkanı oldum arkadaşlar dikkat edelim : https://youtu.be/kf8i_r9xt7a
  • dünyaya bir kez geliyorsun ve senden önceki bir tipin elinde güçlü bir erk elde etmek istediği için sanrılar, histeriler ve çeşitli çevresel tecrübelerle ürettiği bir doktrini sana dayatması ve buna da inanç demesi gerçekten fazlasıyla saçma. medeniyeti kabul ediyorum bunu yaşama sanatına entegre bir yön olarak kabul edebilirim ama ben senin inandığın nirvana'ya, valhala'ya, cennet'e vs inanmıyorum. oralara girmek de istemiyorum. beni ilgilendirmiyor. senin olsun, gölge etme başka ihsan istemez...
hesabın var mı? giriş yap