şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • süt içmenin kemiklere ve boy uzatmaya aslında pekte faydası olmadığı gerçeğidir.
    sütün kemiklere faydalı olduğunu savunan bilim insanları süt ile vücudumuz arasında bağlantı kurarken şu yollu izlemişlerdir: kemiğin içinde kalsiyum var,sütte de kalsiyum var, o zaman süt kemiğe faydalıdır.
    ancak modern bilim bu bakış açısından ayrılmış ve detaylı deneyler yaparak sütün kemiklere bir faydası olmadığını, aksine fazla tüketim durumunda kalp ve damar hastalığına yol açacaklarını ifade etmiştir.
    araştırmalar:
    https://www.bbc.com/…20lowering%20blood%20pressure.

    https://www.healthline.com/…lth/is-milk-bad-for-you

    https://www.discovermagazine.com/…-the-science-says
  • ufkum iki katına çıksın diye entryleri okumaya geldim
  • manhattan adasının büyük kısmını çevreleyen başta olmak üzere
    new jersey, atlanta, st. louis, los angeles, baltimore, dallas ve abd'deki diğer birçok şehir ve banliyöde kabaca sadece kuzey amerika'da 200'den fazla şehir ve kasabanın etrafını çepe çevre saran görünmez bir ip var.
    görsel
    görsel
    görsel

    bu durum sadece amerikaya özgü değil avrupada amsterdam, londra gibi bir çok kentte de var.

    şehirlerin etrafını çevreleyen misina menzeri bu iplerin sırrı ne?

    tuhaf bir yahudi inancı olan eruv

    yahudi inancında haftanın altı günü çalışmaya ve dünya işleri ile ilgilenmeye bir günü ise dinlenmek ve tanrıyı anmaya ayrılmıştır.
    şabat olarak adlandırılan bugünde (cuma günü güneş batımı ile başlar c. tesi güneş batınca biter) çalışmanın her türü kesinlikle yasaktır.

    bu kural, talmud adı verilen yahudi hukukunda şu şekilde belirtilmiştir.

    altı gün iş yapılacak; ama yedinci gün, rab'be kutsal olan kutsal bir dinlenme şabatı'dır; şabat gününde kim bir iş yaparsa, kesinlikle ölümle cezalandırılacaktır. şabat sonsuza dek benim ve israiloğulları arasında bir işarettir; çünkü rab göğü ve yeri altı gün içinde yarattı ve yedinci günde işten ayrıldı ve dinlendi. ”- çıkış 31: 12-17

    peki iş yapmama konusuna neler dahil?

    neredeyse herşey, yahudi kaynaklarda yapılamayacak 39 şey listelenmiştir. ne kadar kapsamlı olduğunu anlatmak için bir kaç örnek vereyim.

    her hangi birşey bir yerden alınıp bir başka yere taşınamaz. bu yüzden şabat gününde bir kişi cep telefonunu alıp dışarı çıkamaz. evinin anahtarını bile taşıyamaz.
    bebeği var. bebek arabası ile gezdirecek. gezdiremez. hasta birisi tekerli sandalyesi ile dolaşamaz. çünkü tekerlekli sandalyeyi taşıyor. ve bir iş yapmış oluyor.

    2 harften uzun yazı yazamaz.
    ateş yakamaz. yanmış ateşi söndüremez.
    bahçe işleri ile uğraşamaz
    ekin ekemez. ekin toplayamaz.
    örgü öremez örgü sökemez.
    bebeğini kucağına alıp bir yerden bir yere bile götüremez.

    yapması gereken tek şey ailesi ile bir araya gelmek. önceden hazırlanmış şabat yemeklerinden yemek. sinogoglarda ayinlere katılmak. sohbet etmek. tevrad okumak.

    kendini dinlemek.

    ama bu kurallar oldukça sert. ve uyulması zor. hele engelli bir yakınınız varsa. özellikle birşeylerin bir yerden başka yere taşınamaz olması günümüz hayatıyla neredeyse bağdaşmıyor.

    bu yüzden yahudi alimleri bir araya gelip buna bir çözüm düşünmüşler.

    çözüm eruv

    eruv bileştirilmiş özel alanlar demek. şabata yapılamaz denilen şeylerin bir kısmını ev içinde yapmak serbest. mesela birşey taşınamaz kuralı evde bir ölçüde esnek. bardak ev içinde masadan alınıp içeri getirilebilir. ama dışarda bu yapılamaz. ya da bebek arabası ev içinde sürülebilir. tekerlekli sandalye de

    ev kavramının içine evlere ait avlularda dahil.

    etrafı duvarla çevrili bir bahçeniz varsa o bahçenin içinde eşyaları taşıyabilirsiniz.

    ama kapıdan dışarı çıktığınızda bu yapılamaz.

    yahudi alimleri hem şabatta saygısızlık yapmamak hemde günümüz dünyasına uyum sağlamak için bu avlu ve etrafın duvarlarla çevrili olması durumunda kazanılan esneklik hakkını biraz daha farklı yorumlayıp şehirlerin etrafını saran bu ipler ile kocaman şehrin tamamını bir eruv alanı yani içinde eşya taşınabilen büyük bir avlu haline getirmiş olarak kabul etme yolunu seçmişler.

    şehrin kimi doğal bölümlerini duvarın bir parçası olarak görüyorlar. doğal kısımla kapamayan alanlarda ise direklere ip geriliyor.

    mesela bir nehir varsa o nehri sınır olarak kabul edebiliyorlar. tren rayını, bir binayı vs
    ama elektik direklerindeki telle sınır olamıyor.

    çünkü elektrik telleri direklerin üstünden geçmiyor. ip ya da tel direğin en üst noktasına bağlı olmalı. çünkü direkt bir kapının kolonu olarak hayal ediliyor. ip ise kolonun üzerinde duran kiriş
    görsel
    görsel

    bu yüzden mümkünse eruv alanını beliryecek sınır ipinin asılı olduğu ip için özel direkler dikiyorlar. bu mümkün olmaz ise direktlerin üzerine kendi direklerini monte ediyorlar

    görsel

    buradaki plastik beyaz boru o ilave direk, ip onun en üstünden geçiyor.

    bir alan bu şekilde arada hiç boşluk kalmayacak şekilde çevrelenmişse o alan içinde yahudiler kısmen özgür olabiliyorlar. şabat kuralları esniyor. çünkü o çevrelenmiş alan bir eruv yani özel mülk haline geliyor.

    inançtır. kimsenin inancına saçma diyemeyiz. dünyada ineklerin tanrı olduğuna inanlar var.
    adamlar buna inanıyor. ipten kiriş. direkten kapı sütunu.
    bu onlarla kendi tanrıları arasında bir mesele

    mesela anahtar taşımak yasak ya! eruv olmayan bir alanda anahtarı taşımak için anahtarın iki ucuna bir kanca takıyorlar. bu kancalara da deri bir şerit. sonra bellerine sarıyorlar. böylece anahtar bir kemer haline geliyor. kemer takmak şabatta serbest.

    o konuda da öyle bir çözümleri var.

    yahut ateş yakamıyorlar ya, ampül yakmak da bir tür ateş olduğu için yasak. bu yüzden şabat olmayan günlerde saati ayarlanmış lambayı yakacak ve belli saatte söndürecek bir mekanizma yapıyorlar. lamba otomatik yanıyor otomatik sönüyor.

    o lambanın yakıp kapama işi şabat gününde yapılmadığı için bu kuralı bu şekilde esnetmiş oluyorlar. ama kendi evlerine fotoselli lamba taksalar o olmuyor. evet sen yakmadın. lamba kendi yandı olmuyor. önünden geçme işi yaptın. ateşi o şekilde yaktın deniliyor. iş yapmak yasak.

    bunlar hep inanç. kimse bunu sorgulayamaz. bana saçma geliyor. ama karışamam.

    ama dünyada bir çok ülkede kamusal alanda baş örtüsü takma yasağı gelirken şehirlerin içinde bir yerlerin ipler ile çevrelenip dini alan haline getirilmesine inanç özgürlüğü olarak bakılması da bir parça iki yüzlülük değil desem yalan olur.

    belki senin evinin duvarını birileri kendi inançlarında ev sınır duvarı olarak görüyor. ama benim bundan haberim yok. iznimde yok.

    benim vergimle yapılmış tren rayı

    neden onların duvarı?

    bir hintli şehrin ortasında inek dolaştırıp saygı bekleyebilir mi?

    bilemiyorum altan

    ama bence israil'i kınamak saçma sapan eylemler yapmak yerine bu eruv meselesini uluslararası alanda gündeme getirmek çok daha isabetli olur.

    debe edt

    (bkz: #121905820)

    nefes seni anmadan olmazdı. denize atamadığımız bir deniz yıldızının öyküsü
  • başlığın açılma amacı ufkunuzu iki katına çıkarmak olsada, girilen entry’ler ile böyle bir şeyin olmadığını görebildiğim başlık. `:arada güzel olan entryler var, onları tenzih ederim.`
  • üç maymunun gerçek hikayesini biliyor musunuz?

    elleriyle gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapatan üç maymun sembolü, özellikle ülkemizde "üç maymunu oynamak" diye bilinir.

    gerçeklere gözünü kapatıp başını derde sokmamayı, doğruları dinlemeden kurnazlıkla aradan sıyrılmayı temsil eder söylemeden.

    oysa üç maymunun simgelediği değerler bundan çok farklıdır.

    üç maymunun kökenleri, eski japon koshin folk geleneklerine dayanır. japonca isimleri mizaru, kikazaru, ıwazaru olan bu üç maymun, bilge maymunlardır.

    iki eliyle kapatan maymun mizaru, kötü gözle bakmamayı kullanmak. kulaklarını kapatan kikazaru'nun mesajı, kötüyü dinlememektir. ağzını kapatan ıwazaru ise kötü söz söylememeyi öğütler.

    görsel
  • fuck sözcüğünün, bundan 500 yıl önce karantina günlerinde ortaya çıkmış olması.

    16. yüzyılda, iskoçya'yı kasıp kavuran veba salgını nedeniyle, edinburgh'taki evinde sıkılan öğrenci george bannatyne, iki şairin birbiriyle atışması konulu epik şiirinde, karakterine “wan fukkit funling” diyerek günümüzdeki fuck sözcüğünün temelini atıyor.

    glasgow üniversitesi’nde tarihi dilbilimci olan dr. joanna kopaczyk, şiirdeki bu iğnelemenin, dünyada fuck kelimesinin hayatta kalan en eski kaydı olduğunu belirtiyor.

    şu anda iskoçya milli kütüphanesi’nde bulunan bu el yazması eserin sonunda ise şöyle bir not yer alıyor.

    "this buik writtin in tyme of pest / quhen we fra labor was compeld to rest."
    "bu kitap veba döneminde / işten ayrılmak zorunda kaldığımızda yazıldı.""

    görsel

    sözlükte ağlamak yerine yazdıklarınıza dikkat edin. uslu bir çocuk olursanız siz de dünyanın her yerinde geçerli bir küfür bulabilirsiniz.
  • ulan / ulen / lan / len
    kelimeleri günümüzde hakaret gibi algılansa da
    aslında "oğlan" kelimesinin halk arasında evrilmiş halleridir.

    "paçayı kaptırmak" deyimi de
    yağlı güreşte giyilen dar kıspetin paçasına rakibin elini sokarak tutması halidir,
    ki bu durumda rakip sizin ayaklarınızı yerden kesip
    tuşa getirir.
  • elma çekirdeğinin içersinde %0.6 oranında siyanür bulunur. bu yüzden bir su bardağı kadar elma çekirdeği yerseniz ölebilirsiniz.
  • " 18. yüzyılda marie antoinette'in açlıktan kırılan kitlelere ekmek bulamıyorlarsa pasta yemelerini salık verdiği söylenir. günümüzün muhtaç insanları kraliçe'nin tavsiyesini harfiyen yerine getiriyor. beverly hills'in varlıklı sakinleri salata ve kinoalı tofuyla beslenirken, kenar mahalleler ve gettolarda yoksul insanlar hazır kek, cips, hamburger ve pizzayla karın doyuruyor. insan türünün yarısının 2030 yılında aşırı kilolu olması bekleniyor. 2010'da kıtlık ve yetersiz beslenme yaklaşık bir milyon insanın canına mal olurken, veriler obezitenin tek başına üç milyon insanı öldürdüğünü gösteriyor.

    homo deus: yarının kısa bir tarihi, yuval noah harari
  • basur tedavisinde hacamat bir yöntem olarak kullanılabilir.

    fakat bardağın göte kaçması gibi yan etkileri olabilir.